Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Güçlü olmak için her şey var

<B>M</B>ars-Satürn zıt etkileşimini Ay harekete geçirecek. Bilinçaltının derinlerinden yükselen kuvvetli duygular, geçmişe ait isteklerin uyanmasına neden olacak.

Gökyüzünün bu konumu geleneklerin ve önem verilen değerlerin ortaya çıkacağını, unutulmuş bilgilerin uyanacağını işaret ediyor. Yönetmek ve güçlü olmak için bugünü oluşturan geçmişin değerlerini ortaya çıkarmak için zorlayıcı olaylar açığa çıkabilir. Aynı zamanda güç savaşlarını sembolize eden Mars-Satürn etkileşimi, gücünüzü ve potansiyelinizi sınayacağınız olayların da göstergesi.

Öğrenmek sevmektir

Sevgi, duygudur, öğrenmek ise aklın işidir. Ve her ikisi de çok başka özellikler olduğu için genel olarak aklın olduğu yerde duygudan, duygunun olduğu yerde ise akıldan söz edilemezmiş gibi değerlendirilir. Ancak her ikisi de insanın farklı yönleri olmakla birlikte insanda bir arada bulunur. Bazen biri, bazen diğeri öne çıkar ve kişiyi duygusal veya akılcı olarak tanımlamaya neden olur. Ancak aklıyla hareket eden kişide duygu olmadığını, duygusal davranın kişinin ise aklı olmadığını söylemek doğru değil.

Bu tıpkı güneşin parladığı gündüz vakti gökyüzüne bakıp Ay’ın olmadığını veya gece gökyüzüne bakıp güneşin olmadığını söylemek gibi bir şey. Halbuki her ikisi de aynı zamanda vardır. Sadece gökyüzünde o sırada görünür olan Ay veya Güneştir.

Güneşin kaybolduğu zaman Ay, ayın kaybolduğu zaman ise güneş ortaya çıkar ve görünür olur.

Bazen sabahın veya akşamın erken saatlerinde gökyüzünde her ikisini de görürsünüz. Hem Ay, hem de Güneşin birlikte bulunduğunu öğrenirseniz ve bundan etkilenirsiniz. Yani aklınızın tespitleri duygularınızı harekete geçirir. Duygularınızı harekete geçiren bilgiyi anlarsınız, yani öğrenmiş olursunuz ve öğrenilenler unutulmaz.

Duygu uyandırmayan bilgi ise sadece aklın zaptettiği, yani anlamadan ezberlediğiniz bilgiler yükten başka bir şey değildir ve en kısa zamanda bu yükten kurtulmak istersiniz. Bunu da farkında olmadan yaparsınız. Yani unutursunuz. Fakat içinizde heyecan uyandıran, duygularınızı tetikleyen bilgi ise, içinize işler ve hiçbir zaman unutmazsınız. Yani öğrenmiş olursunuz ve daha fazlasını öğrenmek istersiniz. İsteği uyandıran duygudur. Ve istekleriniz de aklınızı besler ve dikkatiniz yükselir. Daha fazla öğrenmek için harekete geçer. Aklınız daha fazla çalışmaya ve keskinleşmeye başlar ve bununla birlikte duygularınızın hassasiyeti artar.

Sevdiğinizi öğrenmek istersiniz. Öğrendiklerinizi seversiniz. Bu durum hemen her konuda alanda değişmez biçimde kendisini aynı şekilde gösterir. Yani insanın gelişim prensibinin, bu mekanizma üzerine kurulduğu söylenebilir. Hatta ilişkilerin gelişmesi bile aynı mekanizmayla çalışır.

Mesela sevdiğiniz kişiyi düşünün. Onu ilk gördüğünüz zaman duygularınızı harekete geçiren neydi? Ve en önemlisi ‘görmüş’ olmanız. Görmek, aklınızı tetikler ve ardından duygularınız harekete geçer. Görmediğiniz birini sevemezsiniz. Hayal etmek için bile önce görmüş olmanız gerekir. Sonra harekete geçen duygularınız sevdiğiniz kişiyi anlamak için yanıp tutuşmaya başlar. Yani öğrenmek istersiniz. Öğrendikçe daha fazlasını öğrenmeye çalışırsınız ve böylece ilişkiniz gelişir. İçinizde duygu uyandırmayan birini ise öğrenmeye çalışmazsınız. Tabii öğrenmeyi seven biri değilseniz!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI