"Deniz Sipahi" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Sipahi" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Sipahi

Güç kaybediyoruz

 

UEFA’nın kararı net...
“Sen gerekeni yapamazsan, ben yaparım...” diyor.
Herkesin; “Bu iş bitti. Bu dosya rafa kaldırıldı” dediği bir dönemde, UEFA Fenerbahçe ve Beşiktaş’a çok ağır cezalar verdi.
Emin olun ki; ceza sadece iki kulübe değil, Türk futbolunun tamamı bundan yara alacaktır.
Türkiye’de siyasetle futbol arasında hep bağlantı kurulur; futbolun içinde siyasetin hep var olduğu söylenir.
Siyasetçiye sorarsanız bu doğru değildir, ama genel algının böyle olduğunu da söylemek gerekir.
Yönetmekten daha çok idare etmek, zaman kazanıp işi oluruna bırakmak, zaman içinde formüller hazırlamak bizim doğamızda var.
Daha doğrusu politik kültürümüzde bu bir gelenek haline gelmiştir.
Aslında federasyonlar, odalar gibi özerk olan, ancak siyasetin hasını yapan bu kurumlarımız da karar vermek yerine idare etmeyi seçince, faturayı da ne yazık ki bizler ödüyoruz.
İşler uluslararası bir boyut kazandığında Türkiye’deki “mış gibi yapma” oyunumuz bozuluyor, gerçeklerle karşı karşıya kalıyoruz.
UEFA, kararlarını direkt ceza alan kulüplere yolluyor; Futbol Federasyonu’nu bırakın muhatap almayı, bilgilendirmiyor bile...
Federasyon medya yoluyla herşeyden haberdar oluyor.
Cezalar UEFA maçlarında alınan sonuçlara göre değil; 3 Temmuz sürecinde mahkemeye taşınan iddialara göre veriliyor.
Sonuçta “Kol kırılır yen içinde kalır” diye düşünün Federasyon’a, “Bu dünyada yalnız değilsin, uluslararası kurallar, standartlar var” deniliyor.
Bazen bunu unutuyoruz, bazen sanki dünyada sadece biz varmışız gibi davranıyoruz, sanki bizim demokrasimiz herkesten farklıymış gibi uygulamalar yapıyoruz.
Değil...
Yalnız değiliz...
Demokrasiyi de kendimize göre yorumlayamayız.
Futbolumuz da, siyasetimiz gibi güç kaybediyor.


Cezaya sevinilir mi?

Sosyal medyaya bakıyorum; Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın aldığı cezalardan memnun olanlar bir hayli fazla... Galatasaraylılar bir dönem Fenerbahçe lehine esen rüzgarların kendilerine döndüğünü, kulübün bu sayede maddi bir çıkış yakalayacağını düşünebilir. Trabzonlular kupalarını geri almak için daha yüksek sesle konuşuyor olabilirler... Ama herkes şunu bilmeli ki; rekabet diğer oyuncular ayaktaysa bir anlam kazanıyor. Bunu İzmir’de Göztepe ve Karşıyaka taraftarları için de söylüyorum. İyi bir Göztepe’nin varlığı, ancak iyi kurgulanmış bir Karşıyaka ile olur. Spora, kentlere dinamizm, heyecan getiren de budur. Bir başkasının kötü, zayıf olduğunu görmek kısa vadeli kazançlar getiriyor.
Futbolun geldiği bu noktayı da anlayamıyorum.


İzmir’e yakınlık Manisa’nın dezavantajı mı?

Sabah İzmir’den Manisa’ya gidiyorsanız; kilometrelerce otobüs kuyrukları görüyorsunuz. Allahtan yol biraz genişledi, çift şerit oldu da, geçmişte yaşanan o karmaşa biraz olsun azaldı. Manisa Organize Sanayi Bölgesi Türkiye’nin en iyileri arasında artık... Yüzlerce fabrikada binlerce kişi çalışıyor. Zaman zaman, “Çalıştıracak işçi bulmakta zorlanıyoruz” açıklamalarına çok seviniyoruz. Beyaz yakalıların İzmir’den gidiyor olması iyi de; Manisa’nın sorunu artık işçilerin de İzmir’den taşınıyor olması...
Buna bir türlü çare bulunamadı. İzmir ve Manisa’nın bu kadar yakın olması bu trafiği açıklayabilir belki, ama Manisa’yı yönetenlerin tercihlerinin farklı olduğunu biliyorum.
Manisa Belediye Başkanı Cengiz Ergün ile geçenlerde konuşurken; bu dönem en fazla önem verdikleri konunun kentin sosyal hayatını zenginleştirmek olduğunu söyledi. Çok haklı...
Altyapıya ayrılan kaynaklar kadar insanlar sosyal hayatın da alternatifler getirmesini bekliyor. Türkiye son yıllarda çok önemli projelere imza attı. Milyarlarca dolarlık yol, havaalanı, baraj, enerji yatırımları yapılıyor. Elbette hepsi çok önemli, elbette gelecek için olmazsa olmaz. Bu yatırımların daha da anlam kazanması için kentin günlük yaşamının da hareketlenmesi şart...
Cengiz Ergün, birçok sosyal tesisi, kulübü, kreşleri, yaşam alanlarını yaptıklarını söylüyor.
Ergün’e göre tercihini Manisa’da yaşamak olarak kullananların sayısı giderek artıyor.
Manisa için İzmir’in çok yakın olması dezavantaj değil, avantajdır. Tabii kullanılırsa... Başkan Ergün, bunu kendi lehine çevirdiklerini söylüyor. Ben de katılıyorum.

X