Spor GS Divan Kurulu'nda gergin dakikalar
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

GS Divan Kurulu'nda gergin dakikalar

YEREL HABERLER GS DİVAN KURULU'NDA GERGİN DAKİKALAR

Galatasaray Kulübü Divan Kurulu aylık olağan toplantısı gergin bir ortamda yapıldı.

Galatasaray Lisesi Tevfik Fikret Kongre Salonu'nda yapılan toplantıya, hasta olan başkan Özhan Canaydın katılmazken, ikinci başkan Ergun Gürsoy, mali işlerden sorumlu asbaşkan Refik Arkan, genel sekreter Cengiz Özyalçın ve yönetici Mehmet Helvacı toplantıda hazır bulundu.

Ergun Gürsoy'un, konuşması sırasında Riva Projesi'nin görüşüldüğü olağanüstü genel kurulda alınan kararı eleştirmesine, eski bakanlardan Mükerrem Taşçıoğlu sert tepki gösterdi.

Ergun Gürsoy, sarı-kırmızılı kulüp için “Herkesin Galatasaray'ı” derken, 'Galatasaraylılar, kulübün başarısını istiyorlarsa, buna katkıda bulunmalıdır. Ali Sami Yen Stadı'na gelen 4-5 bin ve aidatlarını ödeyen 3-5 kişinin vereceği paralarla UEFA kupaları alınmıyor, Şampiyonlar Ligi'nde başarı gelmiyor, her branşta şampiyonluklar olmuyor” diye konuştu.

Son dönemde, işleri yapanlar ve yapmak isteyenlerin, hiçbir zaman moralli olmadığını ifade eden Gürsoy, “Bu işler bedava olmuyor. Transferler, hocalar büyük paralar gerektiriyor. Bunlar isteniyorsa, muhakkak ek katkıda bulunulması gerekiyor. Gelirler, giderleri karşılamıyor. Hele bugünden 10 senenin gelirlerini harcarsanız, bir yerde tıkanırsınız. 6 ay önce bunu işaret ettim, ama büyük gürültü koptu. Bana göre, benden fanatik insan yoktur, 'Atı alan Üsküdar'ı geçti' dedim. Bunu diyorsam, sebebi vardı” ifadesini kullandı.

Bugünkü sıkıntıların, bir moralsizliğin eseri olduğunu savunan Gürsoy, şöyle devam etti:“Bundan kurtulmak mümkündür. Bugün Ali Sami Yen Stadı, Galatasaray için büyük bir varlıktır. Bunu yapmak için morale ihtiyaç vardır. Burada bir yanlış yapıldı. Hiç irdelemeden projemiz reddedildi. Burada bir hınç var, bu yönetime veya başkana karşı bir kızgınlık var. Ne olursa olsun, refüze edilsin diye bu yapıldı. Hiç endişelenmeye gerek yok, kaybedilmiş zaman var, üzülünmüş günler var. Dolayısıyla biz de moralsiziz, 'ne olacak' diye bekliyoruz. Belki benim böyle konuşmamı başkan istemezdi.”


Gürsoy, yönetim kurulunun, görevi süresince boş durmadığını da vurgulayarak, şunları kaydetti:“Yönetim kurulu boş durmadı. Aramızda başarılı maliyeciler, profesörler var. Onların 2 sene içinde önemli çalışmaları vardı. Riva, Florya, Büyükçekmece, Seyrantepe, Ali Sami Yen Stadı projesi var. Bunlardan birini hayata geçirmek istedik ve reddedildik. Başkanımız, 'Ben komisyon kuruyorum, başına da Selahattin Beyazıt'ı getiriyorum' dedi. İçeriğine bakmadan Galatasaray'a büyük zaman kaybettirildi, Galatasaray'ın zaten kıvılcıma ihtiyacı vardı. Özhan Canaydın parlak bir Galatasaray devralmadı, ama bu edebiyatı yapamayız. Ne olursa olsun, bu yönetim 4 sene borcu yönetti. Bu genel kurulda refüze edilince, bize kredi veren bankalar soğuk duşa girmiş gibi oldular ve bize, diğer borçlarımızı ne zaman ödeyeceğimizi sordular. Futbolcuların borçlarının ödenmemesi, hepsi moralsizliğin eseridir. Bunları yapmak için moral lazım.”

“EMEKLİ OLUYORUM”

Gürsoy, kendisini artık emekli ettiğini ifade ederken, bundan sonra sade bir kulüp üyesi olacağını söyledi.
Bundan böyle yöneticilik yapmayı düşünmediğini dile getiren Gürsoy, “Beklentim yok, ama şunu söylüyorum, insanlar formdayken yöneticilik yapsınlar, piyasaya çıksınlar. İş hayatınızda başarılıysanız, bu işlere talip olsun. Galatasaray Kulübü'nün, kimseye verecek ne gücü, ne imkanı var. Bilgili, imkanlı insanlar buraya gelsinler. Koltuk değneği ile bu işler yürümez. Mart ayında seçim var. Seçime girecek insanlar bu işten bir şey beklemesin, verecek insanlar seçime girsin” diyerek, mesaj verdi.

TAŞÇIOĞLU'NDAN SERT YANIT

Riva Projesi'nin ele alındığı olağanüstü genel kurulda yaptığı konuşma ile projenin onaylanmamasında etkili olan üyelerden, eski bakan Mükerrem Taşçıoğlu'nun, Ergun Gürsoy'a yanıtı sert oldu.

Kampanyaya para vermediğini anlatan Taşçıoğlu, “Benim param var, vermedim. Riva projesini onaylamadım. Size niye para vereyim? Sizin yönetiminize itibar edilmiyor. Riva'nın satılmasına 'Evet', ama size güvenilmiyor” dedi.
Taşçıoğlu, eleştirilerini sertleştirerek, şöyle devam etti:“Kaç senedir kötü vaziyete girmediniz de bundan 2 ay önce yapılan kongrede mi refüze oldunuz. Özhan Canaydın 'Ben bu işleri hallederim' diye geldi. Böyle gelip de halledemezseniz, gidersiniz. Siz bize güvenerek mi geldiniz? İleride yardım yaparız diye mi geldiniz? Bütün toplantılarda uyutulduk. Bir sürü proje sayıyorsunuz, hangisini becerdiniz. Kongrede, 'Kuruttunuz' dedim. Bir ışık yakın, 'Önümüzdeki kongrede aday olmayacağız' deyin, ben para veririm. Kararı genel kurul verecek. Kime oy verilecek bilmiyorum, ama ben size oy vermem. Yerinizde olsaydım, istediğim sonuç olmadığı zaman istifa ederdim. O gün Selahattin Beyazıt önerge vermeseydi, yönetim olarak projeniz reddedildiği için saygınlığınızı kaybederdiniz. Saygınlığını kaybedenlerin yönetimde olmaması gerekir. Galatasaray'da heves bırakmadınız. Tek yapacağınız şey aday olmamaktır.” Daha sonra söz alan Refik Arkan, Seyrantepe Projesi'nin ihalesinin yapılmasına 1 saat kala bakanlıktan 'Önce imar planı yapılsın' diye yazı geldiğini, bu işlemlerden de geçildiğini, ancak şimdi Büyükşehir Belediyesi'nin Etfal Hastanesi için bu arazide yer istediğini kaydetti.

Söz alan Mehmet Helvacı ise Taşçıoğlu'na tepki göstererek, kimsenin kendisine ve yönetim kuruluna “Saygınlığınızı kaybettiniz” diyemeyeceğini söyledi.

TOPLANTI

Hava muhalefeti nedeniyle az sayıda üyenin katıldığı toplantıda söz alan üyeler, yönetim kurulunu eleştirirken, futbol takımında yaşanan isyana tepki gösterdi.

Üyelerden Özdemir Kalpakçıoğlu, Galatasaray Kulübü'nün tamamıyla başıboş gittiğini, kimsenin kulüpte neler yapıldığından haberinin olmadığını savundu. Olağanüstü genel kurul sonrası yönetimin koptuğunu dile getiren Kalpakçıoğlu, “Futbolcular antrenmana çıkmıyor, yönetim kurulundan ses çıkmıyor. Konuşan yöneticiler de bu işleri tasvip ediyor. Futbolcular isyan ediyor. O vakit çeker gidersin Galatasaray'dan. Galatasaray çok daha büyük badireler atlatmıştır” dedi.

Özdemir Kalpakçıoğlu, Seyrantepe'de stat inşa etme konusu gündeme geldiğinde, Fenerbahçelilerin “Haksız rekabet yapılıyor” dediğini kaydederek, “Bu kadar saçma bir konuşma duymadım. Bir stat yaptılar, ruhsatlarını göstersinler. Tapulu hangi malları vardır ki Galatasaray'a laf söyleyecekler. Buna da benim yönetim kurulundan doğru dürüst cevap verecek kimse çıkmadı. Galatasaray, yapılacak kongrede mutlaka bir yol bulup, bugünkü durumdan ileriye hamle yapacaktır” ifadesini kullandı.

Kulüp müze müdürü Ali Oraloğlu, Adnan Polat'ın düzenlediği bağış kampanyasına katılacağını açıklayan bazı kişilerin, düne kadar bu paraları ödemediğini anlatarak, “Bugüne kadar işadamlarından sadece 1 milyon 275 bin dolar para toplanmış. Bu listenin dışında ufak tefek paralar da verildi. Bazı isimlerini açıklayanlar, düne kadar hiç para vermedi. Galatasaray'a hepimiz yardımda bulunalım” diye konuştu.

Cengiz Akatlı ise kulübün 150 milyon dolar borcu bulunduğunu kaydederek, “Bu borç bir günde oluşmadı. Nasıl oluştu? 1992-94 yıllarında kulübün hiç borcu yoktu. 1995-2006 yılları arasında borçlar 150 milyon dolara ulaştı” dedi.

Kerim Uzuner de Galatasaray Kulübü'nün sadece futbol değil, bir spor kulübü olduğunu dile getirerek, şunları söyledi:
“Herkes futboldan bahsediyor. Kokuşmuş spor dalı için değer miydi bu kadar yükün altına girmeye? Bir futbolcuya verilen paranın yarısını bir branşa verseydik, bugün amatör branşlar ayakta kalabilirdi. Altyapımız yok, sıfırı tükettik. Rakiplerimizin giderek güçlendiği branşlarda yakında olmayacağız. Seçimde yapacağımız şey, Galatasaray Kulübü Başkanı seçelim, Galatasaray futbol kulübü başkanı değil.”

Asgari ücrete yakın bir gelirinin bulunduğunu anlatan üye Seyfi Çelikkalp, gözleri yaşararak, “Ben bu gelirimize rağmen gittim kulübüme yardım ettim. Eşim öldüğü için nikah yüzüğümü dahi vermek istedim. Fenerbahçe için zengin kulüp diyorlar, büyük transferler yapıyorlar. Yine de kendilerini yerlere atarak puan topluyorlar” dedi.
Yönetici Ergün Gürsoy, Çelikkalp'in konuşması karşısında çok duygulandığını, asgari ücret geliri olan bir kişinin yaptığı yardımın, kendisi için 100 bin dolar değerinde olduğunu söyledi.

Bu arada, 2 yılda bir yapılan Divan Kurulu başkanlığı seçiminin, Nisan ayındaki toplantıda olacağı açıklandı. 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle