Dünya Haberleri

DÜNYA

    Grossmann Türk- AB ilişkilerini değerlendirdi

    Hürriyet Haber
    14 Ekim 2005 - 15:14Son Güncelleme : 14 Ekim 2005 - 15:14

    ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Marc Grossman, İran'ın nükleer hedeflerinin önlenmesinin, “Türkiye ve ABD'nin paylaştığı ortak bir çıkar” olduğunu söyledi.

    ABD'nin eski Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı ve eski Ankara Büyükelçisi Grossman, TOBB-Brookings Platformu'nun, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Enstitüsü'nün (TEPAV) organize ettiği toplantısında, “Türkiye'nin AB Üyelik Perspektifinde Türk-Amerikan İlişkileri” konulu bir konuşma yaptı.

    Konuşmasında Türkiye'nin komşularıyla ilişkilerine değinen Grossman, son dönemde Washington'daki bazı çevrelerin, İran konusunun ”Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni test” olabileceğine inandığını kaydetti. Grossman, “konu ne kadar çok stratejik açıdan ele alınırsa, bu testi geçmenin de o kadar mümkün olacağını” belirtti. Grossman, ”İran'ın nükleer hedeflerinin önlenmesinin, Türkiye ve ABD'nin paylaştığı ortak bir çıkar olduğunu” kaydetti.

    Grossman, bir soru üzerine, Türkiye ve ABD'nin İran'a yönelik uygulanacak politika konusunda daha çok ortak zemin bulabileceklerini ifade etti. İran'ın nükleer silahlara sahip olmasının Türkiye'nin de çıkarına olmadığını belirten Grossman, bu çerçevede Türkiye'nin, bu silahlara sahip olmanın iyi bir stratejik karar olmadığı yönünde İran'ın ikna edilmesinde rol oynayabilecek önde gelen ülkelerden biri olduğunu kaydetti.

    Türkiye ve ABD'nin, İran'ın, sınırları dışına terörizm ihraç etmeyen, daha demokratik bir ülke olması konusunda da ortak çıkarlara sahip olduğunu ifade eden Grossman, bu konunun stratejik olarak ele alınması gerektiğini kaydetti.
          
    KIBRIS SORUNU
      
    ABD'nin çıkarının Kıbrıs'ın birleşmesi ve kalıcı bir barışın sağlanması olduğunu, bu nedenle BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın çözüm planını desteklediklerini bildiren Grossman, Rum kesiminin yüzde 75'inin bu plana “Hayır” dediğini hatırlatarak, şimdi bu yüzdenin nasıl değiştirileceği üzerinde odaklanılması gerektiğini kaydetti. Grossman, Kıbrıslı Rumların kendilerini AB içinde daha rahat ve güvenli hissetmeleriyle bu rakamın değişebileceğine inandığını ve ABD'nin, kalıcı barışın sağlanması yönündeki müzakerelerin devam etmesinden yana olduğunu belirtti.

    ABD'nin eski Ankara Büyükelçisi Grossman, öte yandan KKTC üzerindeki ambargoların kaldırılması yönünde çalışılmasının gerekliliğine işaret ederek, ABD olarak bazı adımlar attıklarını,  daha fazlasının yapılabileceğini, AB'nin de bu konuda daha aktif olabileceğini ifade etti.

    Katılımcılardan birinin ABD'nin bu adımlarının yetersiz kaldığı yönündeki eleştirisi üzerine de Grossman, ambargoların hafifletilmesi için ekonomik ve siyasi alanlarda atılan adımların yetersiz olduğunu kabul ettiğini, ancak Türkler tarafından küçük bulunan bu adımların ABD yönetimi açısından atılmasının zor olduğunu söyledi.

    Ermenistan ile ilişkilerin, Yukarı Karabağ sorununun çözümü ve ortak tarihin tartışılmasıyla geliştirilmesinin önemine işaret eden Grossman, bu çerçevede Türkiye'nin Ermenistan'a yaptığı ortak komisyon kurulması teklifini desteklediğini, bunu iyi bir özgüven örneği olarak gördüğünü belirtti. 

    Grossman, yazar Orhan Pamuk'un yargılanacak olmasından duyduğu memnuniyetsizliği de dile getirdi. 

    TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ
      
    Türkiye ile ABD'nin, geçmiş dönemdeki bazı ihtilaflara rağmen Irak konusunda ortak hedeflere sahip olduğunu belirten Grossman, daha demokratik, terörü desteklemeyen ve Lübnan'ı istikrarsız kılmaya çalışmayan bir Suriye konusunda da ortak çalışılabileceğini kaydetti. Grossman, Türkiye ve ABD'nin birbirleri için önemine işaret ederek, ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın ilk yurtdışı gezisi kapsamına Türkiye'yi de dahil etmesinin bunun bir göstergesi olduğunu kaydetti. Grossman, iki ülke ilişkilerinde resmi boyutun yanı sıra resmi olmayan unsurların ağırlığının artırılması gerektiğini bildirdi.  

    Terör örgütü PKK'nın Irak'taki mevcudiyetinin sona erdirilmesi konusunda ABD'nin elinden geleni yapmasını isteyen Grossman, iki ülke yetkililerinin daha sık bir araya gelerek, konuşmaları gerektiğini belirtti.

    Bir soru üzerine, Irak savaşının başlarında iki ülke ilişkilerinden iki önemli ders çıkarttığını belirten Grossman,  bunlardan ilkinin iki ülke üst düzey yetkililerinin daha sık bir araya gelerek, konuları stratejik açıdan ele almaları gerekliliği olduğunu kaydetti. TBMM'nin 1 Mart tezkeresini reddetmesinin Türkiye'de işleyen bir demokrasi olduğunun göstergesi olduğunu belirten Grossman, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD Başkanı George Bush'a tezkereyi TBMM'ye götüreceğini söylediğini ve bu sözünü de tuttuğunu bildirdi. ABD'nin her zaman Türkiye'de daha iyi bir demokrasi istediğini belirten Grossman, tezkerenin Meclis'ten geçmemesiyle daha demokratik bir Türkiye ile karşı karşıya olduklarını anlamanın da, aldıkları ikinci ders olduğunu kaydetti.  

    Türkiye'nin 21. yüzyılda hedeflediği güce çoğulculuk ve hoşgörüyle ulaşabileceğini ifade eden Grossman, Türkiye'nin zor bir coğrafyada olduğunu, ancak Avrupa ile Asya arasında olmasının avantaj da getirdiğini anlattı.

    Grossman, Türkiye'nin son dönemde yaptığı reformları takdirle karşıladığını, çoğulculuk, hoşgörü ve daha fazla özgürlükle bunların daha da geliştirilebileceğini, Türkiye'nin başarısının diğer ülkeler için de örnek olacağını kaydetti. Ortadoğu ülkelerini bundan 2 yıl önceki ziyareti sırasında, demokrasinin yukarıdan baskıyla getirilemeyeceği, bunu halkın bizzat kendisinin istemesi gerektiği yönündeki görüşünü aktardığını söyleyen Grossman, demokrasinin yerleşmesinin sabır ve yıllar sürecek çaba gerektirdiğini belirtti.

    Marc Grossman, demokratik yönetimlerin hepsinin birbirine benzemesi gerekmediğini, bununla birlikte insan hakları, hukukun üstünlüğü, kadın ve azınlık hakları ve ifade özgürlüğü gibi bazı temel ilkelerin her demokraside bulunmasının önemli olduğuna işaret etti.

    AB ile tam üyelik müzakerelerine başlanmasını “stratejik bir zafer” olarak niteleyen Grossman, Türkiye'nin ABD ile AB arasında bir seçim yapmak zorunda olmadığını, çünkü bu ikisinin birbirini güçlendirecek nitelikte olduklarını belirtti.

    ABD yönetiminde artık resmi bir görevi bulunmayan Grossman'ın konuşmasını, Türkiye'nin yeni Washington büyükelçisi olarak atanacak Dışişleri Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Nabi Şensoy da izledi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı