Gözyaşı yoksa, final de yok

Popstar’da finale kalan 12 aday salı akşamı belli oldu. Pazartesi gününden itibaren büyük finalde adayların performanslarını izlemeye başlayacağız. Ama bugüne kadar olan yayınlar gösterdi ki; Gerçekten de her şeyin ilki güzel oluyormuş.

İlk Popstar’da hayat hikayeleri, dramlar, gözyaşları çok daha gerçekçiydi. İş rekabete dönüştükçe ve alternatif programlar arttıkça herkesin kafası cinliğe çalışmaya başlıyor.

Adaylar ilgi çekebilmek için yalanlar atıyor, yapımcılar rakipleri geçebilmek için gözyaşı ve dramı daha çok öne çıkarıyor. Popstar’da final elemeleri bunun en iyi örneğiydi.

Jüri daha çok gözyaşı döktürebilmek, adayları aşağılamak için özel bir çaba sarfetti. Uzun uzadıya sürdüren oyunlar, önce kazanamadın deyip sonra müjdeyi vermeler, nasıl olsa sonunda mutlu olacak diye özellikle yapılan aşağılamalar ve tabi ki bitmek bilmeyen gözyaşları...

Bu kadar da abartmaya gerek yok ki. Denk düşer, bir yarışmacıya bu tür küçük bir oyun oynanır ama herkesi ağlatmaya çalışmak, sahte ve can sıkıcı...

Popstar bu tür ucuz numaralara bel bağlamamalı.

Banu Güven’in zor anları...

Son zamanlarda ekrandaki en eğlenceli röportajlardan birinde Banu Güven imzası vardı. NTV’nin başarılı habercisi seçimi değerlendirmesi için yaşlı bir amcaya mikrofon uzattı.

Köyüne hiçbir hizmetin gelmediğini söyleyen yaşlı amca ‘Bayansınız söylemek istemiyorum ama bunlar bizi ......’ diye başladı konuşmaya.

Bir yandan ‘bayansınız ama’ deyip, diğer yandan edeceği küfürden de sakınmayan yaşlı amcanın sohbeti boyunca bolca biiip sesi kullanmak zorunda kaldı NTV.

Bir de Banu Güven bayan olmasaydı, ne olurdu acaba?..

Sihirli Annem’in köpeği babaları kızdırdı

Hani bir kaç babadan kulaklarımla duymasam, inanmayacaktım. Meğer Sihirli Annem’de baba karakterinin bir köpek olmasına bizim babalar içten içe bozuluyormuş.

‘Hamamcılar, kapıcılar gibi siz de toplanıp bir protesto yapsanıza’ dedim. Böyle bir örgütlenmesi var mı babaların bilmiyorum ama işin doğrusu, durum da biraz karizmayı çizecek türden.

Düşünsenize pazar akşamı adam evde oturmuş, çocukların-karısının zoruyla maç özetleri yerine Sihirli Annem’i izliyor, dizide bir de baba dedikleri köpek çıkınca...

Peynir Deşifre’si

Star
’ın Deşifre’si de Uğur Dündar’ın yolundan gitti ve gıda terörünü gizli kameralarla ekrana getirdi.

Son kullanma tarihi geçmiş, bozuk peynirlerin yeni peynirlerle karıştırıldığı imalathaneden görüntüler mide bulandırıcıydı. Bir de ismi verilemeyen bir kolejin adı geçti ki olayda, meğer okul kantinlerine satılıyormuş bu peynirler.

Mehmet Ali Önel’in, peyniri Deşifre etmesi kadar, öğrencilerin kantinlerde bozuk peynir yediğini ortaya çıkarması da önemliydi.

Aynı reklamlar

Nestle
’nin Crunch’ıyla Eti’nin çubuk kraker reklamı fazlasıyla benzerlik taşımıyor mu?

Nestle’nin reklamı genç bir kızın çikolatayı ısırdığında stüdyoların yıkıldığı, logoların devrildiği bir konsept üzerine kurulu.

Eti’nin reklamının da bundan farkı yok. İzlerseniz iki reklam arasındaki benzerlikleri göreceksiniz. Nestle’ninkinin yabancı bir reklam olduğunu da hatırlatayım...
Yazarın Tüm Yazıları