« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Gözünü seveyim John Toshack...

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Vedat OKYAR

Lig takvimi içinde Beşiktaş'ın maçları mübarek cuma günlerine denk geldi. İyi de geçti. Geçti de, kafamda ‘‘Acabalar’’ dolaşıyor. Hele son oyun sonrası,‘‘Kafam karışık’’ diye başlık kullandım. Hala da karışık. Toshack bu ülkeye adım attığından bu yana, bana hep sorulan bir soru var; ‘‘Toshack nasıl bir antrenör. Neleri iyi yapıp, neyi beceremiyor?’’ Benden cevap şöyle:

FOTOĞRAF OLARAK HEYBETLİ

‘‘Bir kere kariyerine dil uzatılabilecek bir adam değil. Fotoğraf olarak heybetli. Beşiktaş'ın başında böyle görkemli bir adamın olması, bana ayrı bir keyif veriyor. Beşiktaş'ta yaptığı işlere gelince; yarısını iyi, diğer yarısını kötü yapıyor’’ diye bağlıyorum. Yeni sezona değişik bir futbol oynama mantalitesi taşıdı. Ona eyvallah. Geçmiş sezonun, futbolcuya dayalı düzeninin kırıntılarını bile yoketti. Kendi oynatma kanunlarına arkasını dönecek futbolcuya sabrı yok, güzel. Çünkü profesyonellik, mekanik bir duygudur. Bu da tamam.. Bana göre tamam olmayan bir taraf var. O da; Türk futbolcusunun hatta insanının amatör çerçeve içerisinde futbol topuna romantik bakması. Son Altay oyununda takım sahaya çıktı. Başı çeken Tayfur... Haydaaa! Alaturka düşünerek söylemiyorum, ben de biliyorum ki, takımın en eskisi, meziyetleri ne olursa olsun kaptan çıkacak diye bir mecburiyet yok... Garipsedim. Çünkü orada hem eski, hem de bu yükü kaldırabilecek Oktay var. Bunlar ince işler. İki günlük adamın koluna o kadar ağır yük yüklenmez. Diğer taraftan da hakedilmiş kol bandını, hakkı olana vermezsen ondan birşeyler beklemek de saflık olur. Nitekim öyle oldu. Altay maçının Oktay'ını ben böyle yorumluyorum. Bu, işin gönül tarafı...

OHEN İŞİ BİLİYOR

Gelelim sahanın içine... Toshack, geçmiş sezon başına gelenleri iyi düşünüp taşınmış olsaydın, bu takımın en arkasına bir adam alırdın. Takımın arkasında yırtık var. Sen, ‘‘Onbir maç oynadım, hiç de maç kaybetmedim’’ diyorsun. Kazın ayağı hiç öyle değil. Kaybetmediğin her maçta rakibe elli tane pozisyon verdin. Şimdiye kadar olmadı da, bundan sonra olmayacağının garantisi nerede? Bir kere mevcudun en iyisi Rahim. Rahim'in ön tarafını süsleyeceksin. Başka da çaren yok. Daha kısa anlatımıyla, ‘‘Rahim rakiple kafa kafaya kalmasın’’ diyorum. Bir Del Solar almışsın, seçimine sağlık. Adam her türlü futbolcu. Beşiktaş'ın futbolcusu değil, fazlalığı olarak görüyorum. Ohen için söylenenler çok. Ben de kusur kalmayayım... Formasının içinde çelik yelek var sanki. Ama işi biliyor, maçlar yol aldıkça daha da iyi olacak. İspanya Ligi'nde sezon ortalaması 15 gol üstü olan bir adama, ben tenkit taşımam. Bir-iki maç seyredip Sellami'ye de dil uzatayım istemiyorum, ama bu takım için olsa da olur, olmasa da... Haaa, kötü oynayacağına da inanmıyorum. Çünkü topu ayağa teslim oynuyor. Hata yapmaz ama katkısı az olur. Onu alacağına, en arkaya bir adam alsaydın Beşiktaş'ın çehresi değişirdi.

Gelelim son fasıla... Futbol takımlarının ideal kadrolarını kocaman bir binaya benzetirim... Esası odur. Yangın merdiveni de; o takımın yedek kulübesidir. Tahtadan yapamazsın. Yangında, binadan önce yanar. Kulübeyi gençlerle donattın. ‘‘Beşi bir yerde’’ gibi görüyorum. Tek tek hepsi iyi, daha da iyi olacaklar ama hemen şimdi değil. Maçına ve zamanına göre. Gözünü seveyim, hepsini bir arada kullanırım diye düşünme. Sen de yanarsın, çocuklar da... Ama en büyük yangın Beşiktaş camiasında çıkar, kimsenin de söndürmeye gücü yetmez.







Bunları da Beğenebilirsiniz
İlişkili Haberler