"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Gözlerinin derinliğinde karşılıksız sevgi var

Şu sıralar neden sık sık hayvan konularını ele aldığımı belki de merak ediyorsunuzdur... İçinizden bazıları, bu konuya pek de sıcak bakmıyor olabilir.

Yine de sanmıyorum... Türkiye’nin ilk ve tek köpek köşe yazarını bünyesinde barındıran, o öldükten sonra bile anısına Pako sayfası düzenleyen, tüm hayvancıklarımızın haklarını korumak için her fırsatı değerlendiren, Hürriyet gibi bir gazetenin okurları eminim ki hayvan dostudur. Başta Bekir Coşkun, Pakize Suda ve benim gibi, hayvanlar için bıkmadan usanmadan mücadele eden köşe yazarlarına sevgiyle yaklaşan okurlarımızla biz de gurur duyuyoruz.

Evet, şu sırada bu konulara sık sık değiniyorum çünkü ülke genelinde inanılmaz bir katliam sürüyor. Bir yandan belediyeler, bir yandan onlardan güç alan sevgisiz insanlar.

Bu nedenle dilim dudağım kuruyuncaya kadar, bu acımasızlık bitene kadar sesleneceğim bu köşeden...

Aşağıda okuyacağınız yazı, size yabancı olmayan birinden geliyor. "Melekler Adası" dizisinin "Döne" sinden...

Hemen hepimizin sık sık karşılaştığı ve yüreğimizi yakan olaylardan birini anlatıyor bize... Nasıl veteriner olmuşsa, bilemiyorum, hayvan düşmanı bir veteriner müdürünü tanıtıyor bize... Ne yaparsak yapalım, belediye başkanlarının yüreğini yumuşatabiliyoruz bazen de, işte bu veteriner müdürlerinin katılığını aşamıyor, hayvancıklarımızı onlardan koruyamıyoruz.

Yalnız onlardan mı, hayvanlarımızı yüreklerinde ne yazık ki hiç merhamet tohumları olmayan, kendilerinden başka hiç kimseye yaşam hakkı tanımayan insanlardan da koruyamıyoruz.

Gerçekten bir köpeğin yüzüne hiç dikkatlice bakmadınızsa şimdiye kadar, lütfen bir bakın onların gözlerinin derinliğine; karşılıksız sevgiyi işte orada göreceksiniz.

Ben ahlaksız bir kadınım

Sevgili Güzin Abla; ben oyuncu ve seslendirme sanatçısı Elif Baysal.

Televizyon seyircileri beni "Melekler Adası" dizisinin "Döne" tiplemesiyle tanırlar.

Oyunculuğumun yanı sıra gerçek bir doğa ve hayvan dostuyumdur. Ama Esenyurt Belediyesi, veteriner müdürünün tanımlamasıyla da, bu özelliklerimden dolayı, ahlaksızımdır!

Her hayvansever gibi ben de yaptıklarımdan ötürü tepki de alırım, övgü de. Herkese saygım sonsuz. Ama birilerinin, zavallı sokak hayvanlarının hakkını koruması gerektiğine tüm yüreğimle inanıyorum, bu birilerinden biri de ben oluyorum.

Güzin Abla, ben Esenkent’te oturuyorum. Bundan birkaç ay önce belediyeden "Hayvan Koruma Merkezi" yapmak üzere küçük bir yer rica ettim. Eksik olmasınlar kırmadılar, verdiler. Ofisi yaz aylarında geçirdiğim bir rahatsızlıktan ötürü tam faaliyete geçiremedim ama belediyenin veteriner müdürüyle sürekli telefonlaşıyorduk. Bu işe başlarken amacımız kısır olmayan sokak köpeklerini kısırlaştırmak, aşılamak, seminerler düzenlemek, halkın şikayetçi olduğu 1-2 saldırganlığa yatkın hayvanı kontrol altına almak ve yakın bir tarihte güzel, modern bir barınak yaparak köpekleri bu barınağa yerleştirmekti. Ama bu arada bölgenin hayvanlarında devamlı azalma gözlüyordum.

Kendisine sorduğumda "Asla almadık", "Biz köpek toplamıyoruz" gibi cevaplar alıyordum. Ama Tanrı ne kadar büyük ki, köpeklerin ahı tuttu.

23.09.2088 tarihinde, o mübarek Kadir günü katliam yaptılar. Elitkent sitesinin güvenlik kameralarından hepsini tespit ettik. Görüntüler elimizde. Aşılı, karneli, kısırlaştırılmış, son derece sağlıklı ve zararsız hayvanları yok ettiler. Bir tanesini can çekişirken buldum, kurtaramadık. Hayvanseverler ayağa kalkmış durumda. Belediye veteriner müdürü beyefendi ise bizimle ve hayvanlarla alay ediyor. Köpeklerin yaşadığını, karınlarını doyurabilmeleri için yerleşim bölgelerine atıldığını söylüyor.

Ölen köpeklerden birinin veteriner tarafından verilmiş raporu olmasına rağmen! Bütün bunların gerekçesi ise kuduz. Eğer bu hayvanlar kuduzsa neden başka bölgelere attırılıyor? Orada yaşayanların günahı ne? Onlar insan değil mi?

Köpeklerimizin geri getirilmesini istiyoruz. Dediği gibi yaşıyorlarsa ben, tüm hayvanseverler adına, kendisinden özür dileyeceğim.

İşte bir gece vakti, çöp konteynırlarının yanında yaşanan trajedi nedeniyle, kaleme aldığım şu birkaç satırla veteriner müdürü beyefendinin yüreğine seslenmek istiyorum:


Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz:

Evlerde telaşla sofraların kurulduğu, lüks lokantalarda kahkahaların çınladığı, karanlığın ve hüznün şehrin üstüne ağır bir kadife perde gibi indiği saatlerde, onlar gün boyu saklandıkları kovuklardan dışarı çıkarlar.

Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz:

Uyku kara bir çarşaf gibi bedenleri sarıp sarmalarken onlar amansız bir ekmek arayışı maratonuna başlarlar. Tehlikelerle dolu bu bin çehreli kentte, nasır bağlamış patileriyle çöp yığınlarının bulunduğu sokakları arşınlarlarken, düşlerini süsleyen tek bir şey vardır: Bir parçacık kemik bulabilmek.

Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz:

Tanrı’nın heybesinden paylarına düşen 15 yıllık ömürlerini asla tamamlayamazlar. İtile kakıla, horlana taşlana geçen kısacık bir zaman diliminin ardından bir güncük bile köpek tadında hakları olan yaşamı yaşayamadan göç edip gidiverirler bu dünyadan.

Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz:

Akıllı, duygulu, sadık ve sevecendirler. Bir lokma ekmek uğruna kulunuz, köleniz olurlar. Dövseniz de sövseniz de, ömür boyu uğruna her şeyinizi verdikleriniz gibi, terk edip gitmezler sizi.

Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz:

Tek bir suçları vardır. KÖPEK OLMAK! Bu suçu da asla isteyerek işlememişlerdir. O sıcacık kebap kestanelere benzeyen gözleriyle özür diler gibi bakmaları işte bu yüzdendir. Eğer derinine bakmasını bilirseniz o gözlerin ısınıverir içinizin tüm üşümüşlükleri.

Siz sokak köpeklerini bilmezsiniz:

Bilseydiniz severdiniz onları. Tanısaydınız çok severdiniz. Ve bu yaptıklarınızdan üzüntü duyardınız, sizler işte veteriner müdürü beyefendi gibi düşünen ve davrananlar...

Unutmayın ki Tanrı’nın verdiği canı yalnızca Tanrı alır.

Elif Uysal
X