Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Golondrinas gerçek gündem

SOKAKLARA dökülüyor halk. İşsizlik ve yoksulluk, açlık, hırsızlık, kapkaç ve cinayetlerle bütünleşiyor. Sonuç, kriz. Arjantin’de. 2001’de.

Sadece işçiyi ve memuru değil, Arjantin’de kiliseyi bile sokağa döken krizin ana nedeni ortadireğin yok olmaya başlaması.

Krizdeki baş aktör ise, ülkeyi ele geçiren sıcak para. Arjantin’de kırlangıç olarak nitelenen, Golondrinas. Sıcak paraya takılan isim.

Bugün Türkiye. Sanki beş yıl öncesinin Arjantin’i. CHP İstanbul Milletvekili Bülent Tanla’nın gözlemine göre, Türkiye’deki sıcak para ve yoksulluk, Arjantin’deki krizi anımsatan boyutlara doğru yol alıyor. Ortadirek hızla yok ediliyor.

Tanla’nın söylemi, son günlerde iş ve emek dünyasından yükselen seslerle bütünleşiyor. Ortaya gerçek gündem çıkıyor.

PEMBE TABLO SON

AKP Türkiye’den kaçıyor. Kendini dış politikaya vurarak, kaçıyor. AKP’nin kaçtığı Türkiye’de artık her kesim yaşadığı ekonomik güçlüğü bağırıyor.

Aylardır çizilen pembe tablonun sırları dökülüyor. Sırların döküldüğü yerde Türkiye’nin golondrinası, yani sıcak para miktarı var.

2005 Ekim’inde 58 milyar dolara ulaşan sıcak para, Ocak 2006’da 63 milyar 750 milyon doları buluyor. Gelen dolar TL’ye çevriliyor, yüksek faizle bir süre yaşıyor, yeniden dolara dönüp, gidiyor.

Türkiye bu yapay parayla ayakta duruyor. Sıcak para, yani kırlangıç, yani her an uçabilir, beş yıl önce Arjantin’de olduğu gibi. Uçtuğu anda...

Bülent Tanla buna işaret ediyor. Süleyman Demirel bunu vurguluyor. ATO Başkanı Sinan Aygün aynı tehlikeye dikkat çekiyor. İş dünyası Tayyip Erdoğan’a her kentte işlerin iyi gitmediğinden yakınıyor.

YA UÇARSA

Türkiye’nin gerçek gündemi burada. Açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşayanların sayısı her geçen gün artıyor.

Kırlangıçlar tetikte. Tayyip Erdoğan’ın yüreği ağzında, "ya uçarlarsa" diye. Onun için, Amerika’dan, Avrupa’dan gelen her sese eyvallah demek zorunda.

İnsanlar birikiyor, birikiyor. Erdoğan hálá HAMAS rüyasında.

Çömez’den Unakıtan’a demir leblebiler

YÖNELTTİĞİ her soru, Yüce Divan’lık. Her biri tek başına istifa konusu.

AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez dün Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’a bir mektup gönderiyor. Mektupta Unakıtan’ın marifetlerini tek tek sıralıyor.

Örneğin, vergi oranı yoluyla, Unakıtan’ın oğlunun mısır ithalatından 366 milyar TL avantaj sağladığını yazıyor.

Örneğin, ona ait fabrikaya ceza kesilmesini önlemek karşılığında, Aksakal Belediyesi’ne yardım adı altında para gönderip göndermediğini soruyor.

Örneğin, Bandırma’da oğluna ait bir şirkete verilen teşviki ve orada kaç bin metre arazi satın aldığını soruyor.

Örneğin, Kuşadası, Galataport, Tüpraş ihaleleri öncesinde Ofer’le kaç kez görüştüğünü, onun özel uçağı ile İtalya’ya gidip gitmediğini soruyor.

Gemlik Gübre, Telekom, işsizlik, artan cari açık, çarpık kur politikasına kadar, Çömez’in Unakıtan’a soruları, her biri demir leblebi.

"Artık parti ve ülkeye yük oluyorsunuz, sizi artık taşıyamıyoruz" diyerek, Unakıtan’ı istifaya çağırıyor. Öyle bir üslup ki, istifa etse bile, günün birinde bunların hesabını vereceği imasıyla.

Tayyip Erdoğan, Kemal Abi’sine sahip çıktıkça, kendisini de kuyuya atıyor.

İrtica hálá öndeki tehlike

28 Şubat’ın üzerinden dokuz yıl geçiyor.

Bir dönem çok önemli görevler üstlenmiş emekli genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları zaman zaman İstanbul’da bir araya geliyor. Halen görevdeki bazı komutanlarla birlikte.

1997-2006, irtica Türkiye’yi tehdit eden hálá en önemli tehlike. Emekli ve görevdeki komutanlar bu konuda görüş birliği içinde.
X