"Kanat Atkaya" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Kanat Atkaya" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Kanat Atkaya

Gollum, Müfettiş Closeau’yu nasıl geçer!

Yıllardır kıymetli biraderim Topesto ile belirsiz aralıklarla düzenlediğimiz, bir toplantı vardır: ‘Şuurunu bırak da gel!’

Bir ara Topesto ‘Usta, zaten şuur dediğin şey nedir? Metreyle mi, litreyle mi ölçülür? Böyle bir şey varsa da mesela bize bulaşmış mıdır?’ gibilerden çirkinleşip, toplantı sloganını ‘Duruyorum öyleyse varım’ şeklinde değiştirmemizi önermişti.

İki kişi olduğumuzdan ve karar almak gerektiğinde sadece iki geçerli oy kullanılabildiğinden, bir evet, bir hayır oyu çıkmıştı yaptığımız oylamada.

Bunun üzerine Topesto iyice sakilleşmiş ve ‘Tekrar oylama öneriyorum’ demişti. Bunun manasız olduğunu, yine aynı oyları vereceğimizi söyledim ve ekledim: ‘Bak afacan! Güreşte bu durumumuz karşısında salto bağı pozisyonuna geçilirdi. Ve sen güreşten anlamadığından -zaten armut gibi bakmandan da belli oluyor şu anda- ben seni harcardım.’

Kafası iyice karıştı tabii gencin!.. ‘O zaman eski ismi kullanmaya devam edelim’ dedi.

‘Peki afacan!’ dedim.

‘Afacan deme bir de, güreş bilmiyorum ama kafaya yumruk indiririm biraz’ dedi.

‘Peki!’ dedim.

*

Normal toplantı gündemine geçme kararı aldık.

‘Şuurunu bırak da gel’ toplantılarında, kafamıza takılan sorular, hayatta tek başımıza çözemediğimiz problemler ve genel manada halk arasında ‘geyik’ denilen türde konular üzerine serbest akış yöntemiyle konuşuluyor; başka bir manası yok.

Bir ara, 3-4 kişiye çıkaralım dedik ekibi ama işin güzelliği bozuldu. Çünkü laf kesme hadiseleri filan işin güzelliğini bozuyor.

Neyse, Topesto içinde bilim dünyasının tanımlayamadığı türde canlıların yaşadığından emin olduğum 15 yıllık çantasından bir kitap, kitabın arasından da bir kupür çıkardı ve ‘İlk gündem maddemiz bu olacak abi!’ dedi.

‘Toraman nedir o?’ dedim; ‘Ayar olduğum bir haber... Toraman’ı duymadım sanma!’ dedi.

Haber sinema dergisi Premiere’de yayınlanan ‘Tüm zamanların en mükemmel 100 film karakteri’ ile ilgili.

‘Ne var haberde, ben de gördüm, Marlon Brando, Baba filmindeki karakteriyle birinci sırada... Fena mı?..’ dedim.

Hafiften sinirleri törpületmiş insanlar gibi asabi bir tondan ‘Benim itirazım ona değil’ şeklinde cevap verdi.

‘Usta senin listelere, Best Of albümlere ve genel manada bütün genellemelere itirazın meşhurdur. Belli ki bunda da itiraz edecek bir nokta bulmuşsun. Bir an önce öksür; sen de rahatla ben de huzura kavuşayım’ dedim.

‘Bak canım kardeşim!’ diye başladı. Fakat tavrı görsen, arkadaş Trafalgar Meydanı’nda yüz binlere seslenen iddialı bir hatip...

Devam etti: ‘Star Wars’da kötülüğün timsali olan büyük karakter Darth Vader bu listede 84’üncü sırada...

Shining filmindeki rolüyle aralarında benim de bulunduğum on binlerce çocuğa ‘Babam da böyle kafayı sıyırtabilir mi bir gün harbiden?’ dedirtmiş olan Jack Nicholson’ın Jack Terrance karakteri 82’de...

Scarface’te hatırlıyor musun Al Pacino’nun Tony Montana rolünü? Tony Montana, büyük karakter deriz di mi şurada kendi aramızda konuşsak? Tony Montana diyorum aziz Romalılar; Tony Montana 74’te duruyor öyle heykel gibi...’

Müdahale etmezsem iki gün konuşur bu böyle diyerek; ‘Abi sen bunların üstünde yer alan bir karaktere takmışsın kafayı... Söyle de, gündemi meşgul etmeyelim..’ diyecek oldum, iyice gaza geldi...

‘İşte bu ilgisizliğin neticesidir zaten bu ipe sapa gelmez listeler. Halk sevdiği karakterlere sahip çıkmayınca, böyle oluyor işte! Big Lebowski’nin The Dude’u, büyük insan Jeff Bridges 55’inci sırada...

Peter Sellers’ın Müfettiş Jacques Closeau’su 67’de; Die Hard’da Bruce Willis’in oynadığı John McClane 46’da...’

‘Abi samimi soruyorum böyle gidecek mi bu liste, ben bi bayılim, 20’lerde filan uyandır beni istersen..’

‘Bağlıyorum Sayın Kırca!.. Hatta, kalbim acıyarak yavrusunu hain bir sineğe kaptırmış manda edasıyla höykürüyorum: Dirty Harry olarak aleme nam salmış Clint Eastwood 42’de...’

‘Jilet varsa ben bi doğrayıp geleceğim kendimi abi...’

‘Fakaaat! O eciş bücüş Gollum denen karakter 10’uncu sırada. Heyhat! Dağ gibi Tony Montana, kimin oynadığı bile belirsiz bir yaratığın altında ha! Öl o zaman Montana, öl o zaman Darth Vader!...’

*

‘Usta sen bi yüzünü yıka gel istiyorsan, n’oluyo ya? Şuuru bırak gel dedik, aklı derin dondurucuya tıkıştırıp gel demedik ya! Haklısın, bence de ayıp olmuş ama Gollum da mühim karakterdi be usta!’

‘Beyniniz yıkanmış sizin. Gollum mühim de, ak sakal Gondol değil mi?’

‘Gandalf olacak o birader!’

‘Neyse ne!..’

‘Peki usta, biraz sakinleş şimdi bişi soracağım. Listenin kalan kısmında var mı bir arıza? Yani tamam Gollum’un bazı karakterlerin üstünde kalması yanlış olmuş, anladık ama genel manada süper bir liste, sevmedin mi yani?’

‘Ya, işin bütün tadını kaçırıyorsun. Takdir ettiğimiz şeyleri konuşarak bir yere varamadığımızı biliyorsun sen de...’

‘Peki abi, o zaman ver listeyi ben de ayar olacak bir şey bulayım...’

‘Al abi...’

‘Ne! Yaratık’taki Ellen Ripley 8’inci sırada, buna karşılık Rüzgar Gibi Geçti’deki Scarlett O’Hara 3’te ha!..’

‘O’Hara abi...’

‘O’Hara!..’
X