Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Gölbaşı’nda dev çevre projesi

    Esra ERDOĞAN
    15.05.2011 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Özel Çevre Koruma Kurulu Ankara’nın Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilen Gölbaşı ilçesinde doğa korumayı, sürdürülebilir yaşamı hedefleyen bir proje hazırlıyor. Beş ayaklı projede ekolojik kent, botanik bahçesi, ekolojik park, doğal yaşam spor rekreasyon alanı, dünyada sadece Gölbaşı’nda yetişen peygamber çiçeğini koruma planı gibi bölümler var. Proje, yağmur suyu toplama, güneş pilleri, evsel atık yağ biriktirme gibi sürdürülebilir yaşam için hayati önem taşıyan başlıklar içeriyor

    Ankara’nın 20 kilometre güneyinde yer alan Gölbaşı ilçesi, Mogan ve Eymir Gölleri çevresi 1990 yılından beri Özel Çevre Koruma Bölgesi. Mogan-Eymir gölleri ve sulak-bataklık alanları, 227 kuş türü tarafından barınma, üreme, konaklama amaçlı kullanılan önemli kuş alanlarından. Bu kuş türlerinin 40’ı bölgede ürüyor, 30’u bütün yıl gözlemleniyor, diğerleri göç zamanı veya sadece göl çevresinde görülüyor. Bölgeyi karakterize eden bitki türlerinden biri halk arasında yanardöner adıyla da bilinen ve dünyada sadece Gölbaşı’nda yetişen peygamber çiçeği. Özel Çevre Koruma Kurumu dünyada eşine az rastlanan bu alanda dev bir projeyi hayata geçirmek için hazırlıklara başladı. Çevre ve Orman Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu ve Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanı Ahmet Özyanık’ın yönlendirdiği projeyi başta Dr. Ömer Gülkal ve Dr. Gaye Çulcuoğlu olmak üzere, peyzaj mimarları, şehir planlamacıları, çevre mühendisleri hazırladı. Proje, Anadolu arboretumu, botanik bahçesi; peygamber çiçeğinin mevcut yayılış alanlarının tespiti koruma eylem planı; doğal, kültürel değerlere uyumlu yerleşim, yapı modellerinin geliştirilmesi, Ballıkpınar yerleşimi; doğal yaşam spor, rekreasyon alanı, Mogan ekoloji parkı, rekreasyon alanı olmak üzere beş bölümden oluşuyor.

    CUMHURİYETİN 100. YILINDA TAMAMLANACAK

    Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanı Ahmet Özyanık, Gölbaşı’nda neden böyle bir projeye ihtiyaç duyulduğunu açıklarken bölgeye yönelik tehdit ve baskıları şöyle anlatıyor: “Mogan-Eymir Gölleri havzasında su kirliliği, korunması gerekli türlerin yok olma tehlikesi, göl kıyısındaki kontrolsüz kullanımlar, tarım alanlarındaki kirlenme ve konut baskısı, Gölbaşı merkezindeki çarpık yapılaşmalar, konut kooperatifleri, çok katlı yapılaşma talepleri, kentsel yayılma ve kentleşme baskısı Gölbaşı’nı 1990 yılında özel koruma bölgesi ilan ettiren sebepler. Bu bölgede bugüne dek birçok bilimsel çalışma yapıldı. Yeni yapılacak projeler de bölgenin korunmasına katkı sağlamak amacıyla planlandı.”
    2011’de başlayıp Cumhuriyet’in 100. yılı 2023’te tamamlanması planlanan projenin tamamlandığı alanın halka açık olacağını söyleyen Özyanık, “Bölgede üniversitelerin bir eğitim merkezi olacak, bir üniversite öğrencisi o alana gittiğinde Türkiye’nin bitki türlerinin çoğunu görme fırsatı bulacak. Proje aynı zamanda toplumda çevre bilincinin gelişmesine katkı sağlayacak” diyor. Dünyada örnekleri bulunan arboretum ve botanik bahçeleri hakkında da bilgi veren Özyanık; “Arboretum ve botanik bahçeleri; eğitim, araştırma ve rekreasyon (keşif, gözlem, yürüyüş, dinlenme) amaçlarıyla kurulmuş, farklı özelliklerde bitkilerin türlerinin sergilendiği canlı müzeler. Ayrıca ülkede bulunan tüm bitki türlerinin sergilendiği alan olma özelliğinin yanında nesli tehlikeye düşen türlerin korunmasını sağlayan bahçeler bunlar. Üniversitelerin canlı laboratuvarları olarak eğitim işlevleri de var” diyor.

    DOĞAYLA UYUMLU EKONOMİK MODEL

    Projenin temel hedefinin bu özel alanın sürdürülebilir bir yaşam anlayışıyla korunması ve çevre bilincinin artırılması olduğunun altını çizen Özyanık’a göre projede yer alan geri dönüşüm su kaynakları ve yağmur suyu toplama sistemleri, inşaatlarda, boru tesisatını yenileyen yapılarda çok daha sık talep görüyor ve uygulanıyor. Bu, su rezervlerini korumak için geliştirilmiş bir yöntem. Bu kaynaklardaki sular sifonlarda, sulamada, temizlikte ve çamaşırhanelerde kullanılıyor. Peki bu dev proje uygulanırken doğa koruma hassasiyeti gösterilecek mi? “Söz konusu projeler zaten Mogan-Eymir Gölleri sulak alan sistemini korumak üzere üretilmiş projeler. Sulak alanların devamlılığını sağlamak amacıyla hayata geçirilecekler. Böylece ekolojik olarak oldukça hassas olan bu göllerin etrafında bir anlamda bu projelerle bir koruma zorunu oluşturulacak” diyor Özyanık.

    Yanan alanı ormana çevirdim
    O DA BİR YEŞİL

    Müjdat Gezen
    Dünyanın her geçen gün kötüye gittiğini düşünüyorum. İnsanlarımız bu konuda duyarsız. Çevreye yeterince sahip çıkamıyoruz. Yangından kül olan bir alanı ormana çevirdim. Oraya Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ni kurdum. Geri dönüşüm yapıyorum. Duyarlı olmak için herhangi bir derneğe üye olmak gerekmez bireysel duyarlıklar da olabilir. Her zamanki bireysel faaliyetlerime devam edeceğim.


    Bİ’ŞEY YAPMALI

    Bakanlık kırmızı telefonun sesini duydu

    Greenpeace Akdeniz’in yavru balık avının durdurulmasına yönelik devreye soktuğu ‘Kırmızı Telefon Hattı’ kampanyası işe yaradı.Doğa dostlarının Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın santralini arayarak balıkların yasal avlanma boylarının, bilimsel üreme boyları üzerinden yeniden düzenlenmesini talebi üzerine Bakanlık, “Balık boylarının yeniden gözden geçirilmesine ilişkin talepler, Haziran 2011 ayı içerisinde yapılacak olan Su Ürünleri İstişare Kurulu gündemine alınarak, değerlendirilecek ve buradan çıkacak sonuç doğrultusunda gerekli düzenlemeler yapılacaktır” açıklaması yaptı.
    Bu kampanyaya siz de dahil olmak ve yavru balıkların avlanmasını engellemek isterseniz haziran ayına kadarwww.greenpeace.org/turkey/tr adresine girerek buradaki formu doldurmanız desteğiniz için yeterli.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı