GeriSeyahat Gökyüzüne asılı manastırlar arasında METEORA
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Gökyüzüne asılı manastırlar arasında METEORA

Gökyüzüne asılı manastırlar arasında METEORA

Yunanistan’ın orta kesiminde, Kalambaka yakınlarında doğa ve insanoğlu el ele vererek bir mucize yaratmış. Yeryüzünde binlerce yıl önce meydana gelen ani sıcaklık değişikliği yüksekliği 550 metreyi bulan dev kaya sütunları oluşturmuş. Sonra ortaçağın gözüpek keşişleri kayalara tırmanıp, göz alıcı manastırlar inşa etmişler. Altı manastırdan sadece biri rahibelere ait. Selda Tokay, James Bond filminde seyrettiği, merak edip ilk fırsatta gittiği Meteora’yı yazdı.

İpsala gümrük kapımızdan, Meteora bölgesine ulaşmak için karayolundan yaklaşık 620 kilometre yol gitmek gerekiyor. İstanbul’dan ise bu mesafe 890 kilometre. Kalambaka’ya vardığınızda karşınıza çıkan manzara çok etkileyici. Meteora, görür görmez insanı büyülüyor...

Kayaların tepesine birbirinden bağımsız olarak kurulmuş manastırlarla ünlü bu bölge, kelimenin tam anlamıyla bir doğa harikası. Manastırların neden bu kadar zor şartlarda ve ulaşılması güç yerlere yapıldığı konusuna gelince; Ortodoks keşişler Hıristiyanlığın ilk dönemlerinde inzivaya çekilmek, Tanrı’ya daha yakın, dünyevi konulara ise daha uzak olmak amacıyla bu manastırları yapmış. Bir diğer sebep ise, olası saldırılardan Ortodoks geleneğini korumakmış. Manastırlar yaklaşık 300 metre kadar yükseklikteki kayaların üzerine yapılmış. Zaten "Meteora" kelimesinin sözlük anlamı da "gökyüzünde asılı" demek.

FİLE ASANSÖRLE TURİSTİK GÖSTERİ

Meteora ile ilgili kitaplardan edindiğim bilgilere göre, milyonlarca yıl önce burası bir iç denizmiş, yaşanan doğa hareketleri ile deniz dibindeki kayalar yeryüzüne çıkmış ve şimdiki halini almış. Keşişler inziva amacıyla Meteora’ya gelmişler ve bu dev kayaların tepesindeki düzlüklere manastırlarını inşa etmişler. Ancak işin ilginç tarafı, manastırların kaya bloğu tepesindeki düzlük alan ile birebir aynı genişlikte inşa edilmiş olması. Bir karış bile boşluk bırakmamışlar. O zamanların imkanları ile nasıl olmuş da bu manastırları bu kadar yükseğe yapabilmişler? Günümüzün gelişkin teknolojisiyle bile böylesine zorlu bir inşaatı gerçekleştirmek zorken, o devirlerde sadece insan gücüyle bu manastırların nasıl bu kayaların en tepesine oturtulduğuna şaşmamak elde değil. 700-800 yıl öncelerde bu malzemeler buralara nasıl taşınmış, bu inşaatlar nasıl yapılmış, yemek ihtiyaçlarını nasıl sağlamışlar? İnanılır gibi değil.

Rahipler, birbirlerini ipten yapılmış file asansörlerle yukarı çekmek suretiyle manastırlara ulaşıyorlarmış. Şimdi
/images/100/0x0/55eade04f018fbb8f89bc49e
merdivenlerle de ulaşım sağlanabiliyor. Ayrıca belli noktalara kadar yollar yapılmış ve manastırlara ulaşımı kolaylaştırmışlar. Yolların bittiği yerden patika yollarla devam ediliyor, yüzlerce basamak çıkıp ancak manastırlara ulaşılabiliyor. Ama halen turistlere gösteri olarak da yapsalar, file asansörler ulaşımda kullanılıyor. Biz bizzat şahit olduk.

JAMES BOND’UN MANASTIRI

24 adet manastırın bulunduğu Meteora’da bugün hálá keşişlerin yaşadığı ve birkaçı ziyarete açık 6 manastır var. Bazılarında rahipler, sadece birinde rahibeler yaşıyor. Her bir yapıda ortalama 10 kişi bulunuyor. Manastırların en büyüğü Megalo Meteora günümüzde müzeye dönüştürülmüş. Agios Stefanos da müze olarak kullanılıyor. Diğerleri ise Agia Triada, Varlaam, Agios Nikolaou Anapafsas, Roussanou adlarını taşıyor.

Meteora’yı bir James Bond filminde görmüş ve çok etkilenmiştim. O zaman neresi olduğunu bilmediğimden araştırdım ve filmin çekildiği Meteora hakkında yazılar okumaya, resimlerini incelemeye başladım. Meteora turizminin gelişmesine, James Bond’un halatla manastıra tırmandığı "For Your Eyes Only"nin de etkisi olmuştur sanırım. Filmin çekildiği Agia Triada manastırı artık "James Bond’un manastırı" diye de anılıyor.

Meteora manastırları artık dış dünyaya açılmış ve turistik yerler haline gelmiş. Bazılarında turistik eşyalar satılıyor. Dini müzik albümleri, heykeller, ikonlar, tahta eşyalardan elde edilen gelir manastır için kullanılıyor. Meteora’da rahibelerin yaşadığı manastır ise Agios Stefanos. Rahibeler de dini görevlerinin yanı sıra birer iş kadını olmuş. Bu manastırda da
/images/100/0x0/55eade04f018fbb8f89bc4a0
çeşitli turistik hediyelik eşyaların yanı sıra özellikle rahibelerin yaptığı dantel işleri satılıyor.

ETEK ZORUNLU

Manastırları ziyaret edecek kadınların etek giymeleri gerekiyor, pantolon ya da şortla giriş yasak. Biz bu ayrıntıyı atlamışız. Oraya kadar gitmişken eteksizlik yüzünden içeri girememek fikri beni yıktı. Tam o sırada 2 yaşlı İngiliz turist bize iç eteklerini (jüpon) vermeyi teklif etti. Pantolonlarımızın üzerine bunları giydik, bu sayede manastırı gezebildik. Yardımsever İngilizlere minnettar kaldık. Meteora manastırlarını gezerken büyülendim. Ama belirtmeden geçemeyeceğim bir husus var, müze olarak kullanılan manastırda sergilenen kuru kafalardan gördük ki maalesef Yunanistan’ın birçok yerinde olduğu gibi, Meteora’da da halen Osmanlı’ya ve Türklere karşı düşmanlık izleri devam ediyor.

Manastırların kurulu olduğu kayaların eteklerindeki bölgenin tam ortasında bir kasaba var. Kastraki adındaki bu kasaba turistik ve içinde küçük oteller, pansiyonlar, kampingler, bizdeki kendin pişir kendin ye mantığında restoranlar, tavernalar bulunuyor. Yıllar önce keşişler bilebilirler miydi ki inzivaya çekildikleri bölge, yıllar sonra turizm cenneti olacak. Biz yaz aylarında gittiğimiz için Kastraki’de bir campingde çadırımızı kurup konakladık. Sabah erkenden uyandım ve Kastraki’den yukarıya, kayaların tepesinde kurulu Meteora manastırlarına son kez baktım, muhteşemdi. Burası bambaşka bir dünya, büyülenmemek elde değil...

Meteora bence Yunanistan’daki en ilgi çekici bölge. Dünya üzerinde görülmesi gereken öncelikli yerlerden. 1988’den bu yana UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde de yer alıyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle