Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gökyüzünde tüysüz bacak testi

Dili çözülen David Saperstein yaşamının mahrem kesitlerinden söz ederek "Avrupalı kadınlar beni çekmiyor, çok tüylü oluyorlar" dedi. Suzanne ani bir hareketle mini eteği altında çorapsız bacağını David’in bacağı üstüne yerleştirdi

Kumral güzeli kadının jumbo jet kabinine girmesiyle uçağın kapısı kapandı. Oturacağı yeri arayan son yolcunun biletine bakan hostes cam kenarındaki boş koltuğu işaret etti. David Saperstein yol arkadaşı kumral kadının kum saatini andıran vücudunu incelerken Los Angeles seferinin zevkli geçeceğinden emindi. Jumbo bulut kitlelerini delerek irtifa aldıktan sonra kabin görevlisine "Moet Chandon veya Kristal’iniz var mı?" diye sordu. Az sonra milyarder işadamı David ile koltuk komşusu İsveçli güzel Suzanne "İyi yolculuklar" diyerek şampanya kadehlerini tokuşturdular.

Yolculuğun bir saati dolmadan sohbetleri yoğunlaşırken ikinci şampanya şişesi de açılmıştı. Dili çözülen David yaşamının mahrem kesitlerinden söz ederek "Avrupalı kadınlar beni çekmiyor, çok tüylü oluyorlar" dedi. Suzanne ani bir hareketle mini eteği altında çorapsız bacağını David’in bacağı üstüne yerleştirdi. Sonra Amerikalı milyarderin elini tuttu, dizinden başlayarak yukarıya çıkardı. Bacaklarının birleştiği yerde gezdirerek daireler çizdirdi. Mavi gözlerini erkeğin gözlerine dikerek "Beni tüylü buluyor musun?’ dedi. Kalp atışları hızlanan David cevap veremedi. Yolculuğun ortasında İsveçli kadına sırılsıklam aşık olduğunu farketti.

*

Servetini trafik raporları veren Metro Networks helikopter şirketiyle yapan David Saperstein uçak inişe geçtiğinde Suzanne’a Houston’a gelip kendisiyle çalışmasını önerdi. Genç kadın birkaç hafta sonra Teksas’ta David’le buluştuğunda milyarder işadamı iki çocuk sahibi olduğu eşinden boşanmak için mahkemeye başvurmuştu.

Cinsel dürtüler üzerine bir Hollywood yapımını yansıtan ilişki Suzanne’la David’in evliliğiyle noktalandı. İsveçli güzele 40 karatlık sarı elmas yüzüğü hediye eden David yeni eşiyle yaşamak için Los Angeles’te tepe üstünde 100 milyon dolarlık bir malikane inşa ettirdi. İç dekoratörler 15. Louis mobilyalarını, Marie Antoinette’in yatağının kusursuz kopyasını hazırlattı.

Çiftin hayat hikayesini kaleme alan bir sosyete yazarı malikaneyi "Pasifik’te Versailles Sarayı" ifadesiyle tanımladı. Evliliğinden ikisi kız üç çocuk sahibi olan Suzanne rüyasında görse hayra yormayacağı lüks bir yaşam sürmeye başladı. Ünlü modaevlerine 150 iş saatinde hazırlanan 90 bin dolarlık tuvalet ve gece elbiseleri ısmarlayan İsveçli kadın hakkında Vanity Fair dergisi Dünyanın bir numaralı ’haute couture’ (yüksek moda) koleksiyoncusu diye söz etti.

Hayır kurumlarına bağışlarına rağmen Kaliforniya yüksek sosyetesi mensupları ’Sonradan görme’ , ’köylü’ sıfatları kullanarak Suzanne Saperstein’in davetlerine katılmadı. Güzel İsveçli Paris, Milano ve Londra’da moda defilelerinin baş davetlisi oldu.

*

Mutlu evlilik geçen yıl ortasında çatırdamaya başladı. Bu kez David yeni bir gönül macerasına tutulmuştu. Hem de 45 yaşındaki Suzanne’ın İsveç’ten getirdiği çocuk bakıcısı Hillevi Svenson’a. Yakınları Hillevi için "Suzanne’ın genç modeli" diyordu. Suzanne kocasının Gulf Stream IV uçağıyla Paris’e uçmadan önce Houston’a uğradı. Alanda David boşanma başvurusunu eşinin eline tutuşturdu. Suzanne aynı uçakla tek başına Avrupa’ya uçtu. Birkaç hafta sonra Los Angeles’in kuzeyinde Simi Vadisi’nde at yetiştirdiği 140 dönümlük aile çiftliğine döndü. Akabinde avukatları karşı boşanma davası açtı.

Hukukçular boşanma davasının genelde erkek lehine sonuçlandığı Teksas yerine Los Angeles’ta görülmesiyle Suzanne’ın kocasının üç milyar doları aşan servetinin yarısını alacağına işaret ederek: "Tarihin en büyük ödemesi olacak. Suudi Arabistanlı silah tüccarı Adnan Kaşıkçı’nın 1982’de eşi Süreyya’dan boşanmak için ödediği 890 milyon dolarlık rekoru kıracak" diyorlar. Aradan bir yıl geçmesine rağmen mahkemeler bu davanın nerede görüleceği hususunda karar vermedi.

*

İlginç bir diğer boşanma davası da Atlantik’in diğer yakasında Paul McCartney ile ayrı yaşadığı ikinci eşi Heather Mills McCartney arasında. Beatle Paul geçen hafta mahkeme başvurusunda "Yanımda çalışanlara çok kaba davranıyor. Benimle sürekli münakaşaya girmesinden bıktım, usandım. Kızım Stella ile telefon konuşmalarımızı da gizlice banta almış" diye Heather’ı suçladı. Paul McCartney’in boşanma tazminatı olarak 45 milyon dolarlık teklifini ikinci eşi kabul etmedi. Paul’den iki buçuk yaşında bir kızı olan Heather yakınlarına kocasının ’Can sıkıcı’ olduğunu söylüyor. Pop müziğinin gelmiş geçmiş en ünlü dörtlüsünün gözbebeği, güfte ve besteleri dillerden düşmeyen, listelerde rekorlarına erişilmeyen Paul McCartney’in serveti 1.6 milyar dolar civarında. Bu birikiminin büyük çoğunluğu ilk evliliği sırasında yapmış. Beatles hayranları gibi ben de mahkemelerin aç gözlü Heather’ın taleplerine nasıl karşılık vereceklerini merak ediyorum.
X