Gökhan Türkmen: “Önemli olan kendini bilmek!”

Hürriyet Haber
02.05.2017 - 10:24 | Son Güncelleme:

Son dönemde pop müziğin önemli temsilcilerinden biri haline gelen Gökhan Türkmen’le eğlenceli bir sohbet gerçekleştirdik. Sektörde yer alış biçimi, yaptığı müziği farklılaştırma biçimi ve daha birçok konuda üniversitelilerle tecrübelerini paylaştığı bu neşeli söyleşi Hürriyet Kampüs sayfalarında.

Aslında yeteneğini sergilemeye erken denebilecek yaşlarda başlamışsın. Müzikle yol almaya, meslek olarak seçmeye karar verdiğin bir an var mı?

Kendi şarkımı yaptığım ilk gün, bu işi ömür boyu yapabilirim demiştim. Çünkü kendi imzam vardı artık. Kendime ait, benim ismimin olduğu bir şey yapıyordum ve üretmeye başlamıştım.

 

Kocaeli Üniversitesi Endüstriyel Yönetim Bölümünden mezun oldun. Sanatla uğraşan genç insanların kaderi bu mu sence, mutlaka kolunda altın bir bilezik olsun denilerek sanatıyla çok da yakın olmayan bölümlerde okumak?

Bilinçaltımda hep böyle bir şey var zaten. Sanırım bu kültürde, bu topraklarda doğup büyümenin insana verdiği bir garantici olma durumu var! "Ben bu meslekten para kazanacağım. Başka hiçbir iş yapamam!" desem bile ailene karşı bir sorumluluğun olduğunu hissediyorsun ve sadece bu yüzden onları da mutlu edebilmek için böyle bir yola sokuyorsun kendini.

 

Üniversite yılların nasıldı? Öğrenciyken müzikle ilişkin nasıldı? Özlüyor musun öğrencilik yıllarını?

Çok özlüyorum! Ama işte maalesef o zaman o güzelliğin, o anın tadını çıkarsan da aslında hayatının en rahat, en özgür, en güzel yılları olduğunun farkında olmuyorsun! Öğrenciyken de hep müzik yaptım. Hatta hocalarıma müzik yapacağımı ve bu yüzden bana yardım etmeleri gerektiğini söylemiştim. Ve sağ olsunlar bana destek olmuşlardı fakat ben de çok saygılı ve çalışkan bir öğrenciydim! :) O yüzden çok güzel iki yıl geçirdim Kandıra/Kocaeli’de...

 

“Büyük İnsan”la çıkış yaptın. YouTube ve dijital mecralar dünyada müziğin üretiminin ve müzik pazarının şeklini değiştirdi. İyi mi oldu, kötü mü oldu sence?

Her dönemin bir mevzusu oluyor. Televizyon bitiyor artık, internet başlıyor. İnsanları bir noktaya getirmeye ve ünlü yapmaya yarayan şey sosyal mecralar oluyor. Herkes o yüzden kendi kanalını açıyor, kendi kimliklerini yaratmaya başlıyor. Ben böyle şeylerin yeni başladığı dönemde çıktığım için çok farklı ve özgün gelmişti insanlara. Memnunun bu durumdan. Tabii nasıl kullanıldığına da bağlı. Sonuçta teknoloji ve sosyal medya denen şey bir o kadar da tehlikeli. Düzgün kullanırsan çok faydalı olur ama beceremezsen rezil de edebilir.

 

Yarışmalara da katıldın, dereceler de aldın. Ayrıca televizyondaki bir müzik yarışmasında jürilik tecrüben de var. Yarışmaların müzisyenlere katkısı oluyor mu sence? 

Bu mevzu da tamamen insanın kendisiyle alakalı. O yarışmadan ne kaparsam kardır, orada değerli insanların karşısına çıkmak, yüz binlerin, milyonların karşısında şarkı söylemek çok değerli, diyebiliyorsan sana katkısı çok olur. Ama insan kendini çok kaptırıp, sadece ünlü olma derdine düşerse büyük sıkıntı yaşayıp psikolojik bunalımlar da yaşayabilir. İşin özeti, nasıl yaşadığın ve ne istediğinle alakalı. Kendini bildikten sonra gerisi pek önemli olmuyor.

 

Müzik, eğlence endüstrisi hayli zorlu bir alan. Prodüktörlüğe başladın. Sanatın endüstrileşmesi ve senin bu endüstri içinde hem sanatçı hem yapımcı tarafını da görmüş biri olarak rahatsızlık hissettiğin noktalar neler?

Çoğu şeyin aynı olması, orijinal olamama gibi durumlar beni rahatsız eden. Yoksa bu kültürde yaşamış ve yaşamaya devam eden çok yetenekli, çok iyi isimler var. Yoksa bizim kimseyle derdimiz yok aslında. Biz bu işi elimizden geldiği kadar farklı ve özgün kılmaya çalışıyoruz.

Gökhan Türkmen: “Önemli olan kendini bilmek”

Şarkılarının soundunda sürekli sürprizlerle karşılaşıyoruz. Aklımıza gelen en belirgin örnek, Taş. Standart pop yapmıyorsun bize göre. Sen nasıl tanımlıyorsun soundunu?

İçimden gelen müziği yapmaya çalışıyorum. Bunu yaparken de soundumuzun dünya standartlarında olması için gayret gösteriyorum ama en önemli şey hissiyat! Yani benim hissettiğim şeyi karşı tarafında hissedebilmesi ve buna inanabilmesi. Farklı olmaya çalışmadan bir fark yaratmak önemli! Aslında sen nasılsan öyle olmalı yaptığın müzik. Ancak bunu kendini geliştirerek paralel bir şekilde devam ettirmek de çok önemli.

 

Küçük küçük oyunculuk denemelerin de oldu. Bir zamanlar Yeşilçam’da her başrol oyuncu mutlaka şöyle bir sahne tozu yutardı gazinolarda. Şimdi de aynı durum şarkıcılar için geçerli sanki. Mutlaka bir film ya da dizi setine uğruyorlar. Nereden doğuyor bu ihtiyaç sence? 

İstek olabilir. Merak olabilir. Müziğin getirisinin olmadığı yerlerde bir ihtiyaç da olabilir. Ben sanatın doğru uygulandığı her yerde kendimi görmek isterim! Tabii ki had bilerek! Bir sinema filminde işimi iyi yaptıktan sonra figüran da olabilirim, asistan da. Böyle bakan da vardır mutlaka. İçindeki o yeteneği sonradan keşfeden ve bunu yapmak isteyen. 

 

Sen kimleri dinler, kimlerden beslenirsin? Ayrıca müzik dışında sanatın başka dalları da üretiminde rol oynar mı?

Ben iyi ve kaliteli yapılmış her türlü sanat dalından beslenebilirim. Hepsine ilgim var. Her biri bana güç ve vizyon katabilir ama dediğim gibi önemli olan işin emek verilerek kaliteli yapılması!

 

Müzikle uğraşan gençlere, üniversitelilere önerilerini alalım bir de… Çok fazla hevesli ve yetenekli genç var ancak aynı oranda fırsat, şans bulamıyorlar. Ne söylemek istersin onlara?

Bir şeyi çok istiyor, hayalini de kurmaktan bıkmıyorsan mutlaka bir gün onunla yüz yüze gelir ve başarıyla uygulama fırsatını bulursun! Şans önemli tabii. Fakat hiçbir şey yapmadan sadece şansın yardımıyla kimse başarılı olamamış bu hayatta! İstemek, emek vermek, konuyla ilgili ömrün boyunca öğrenmeye aç yaşamak en önemli maddeler.

Gökhan Türkmen: “Önemli olan kendini bilmek”

Bu röportajların olmazsa olmazlarından biri de şu sorudur: Sence gelmiş geçmiş en iyi üç yerli ve yabancı albüm hangisiydi?

İlk aklıma gelenler:

Yerli-1: Levent Yüksel-Med-Cezir

Yerli-2. Duman-Belki Alışman Lazım

Yerli-3: Yüksek Sadakat-Yüksek Sadakat

Yabancı-1: Metallica-Reload

Yabancı-2: Vicente Amigo-Ciudad de Las Ieas

Yabancı-3: Daft Punk-Random Access Memories

 

Müzik dünyasında birlikte çalıştığın isimler de oldu. Harun Kolçak’ın Yanımda Kal’ında rastladık sana. Şarkı çok da beğenildi. Biz hayalin ipini biraz daha salarak soralım, fırsatın olsaydı yaşayan ve vefat etmiş hangi şarkıcılarla birlikte çalışmak isterdin?

Erkan Oğur'la bir projede yer almak isterim. Onno Tunç'la çalışmak çok isterdim.

 

Son olarak gelecek planların ve buradan vereceğin müjdeler, haberler var mı?

Çok daha kaliteli kayıtlar yapmak istiyorum. Aynı dili konuşmadığımız insanlara da hitap edebilmek, yaptığım müziğin tüm dünyada kabul görebilmesi gibi şeyler istiyorum! Çok önemli değil olup olmaması ama isterdim yani. Biraz merak da var :)



EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı