“Göçmen karşıtı saldırılarla Avrupa nereye gidiyor?”

Halil YETKİNLİOĞLU/ LONDRA
07.01.2015 - 09:39 | Son Güncelleme:

Son dönemde Almanya, İsveç, Avustralya ve diğer bazı Avrupa ülkelerinde gelişen göçmen karşıtı ve yabancı düşmanlığı içeren eylemleri kaygıyla takip edildiği bildirildi.

Konuyla ilgili Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Doç. Dr. Kudret Bülbül, yaptığı basın açıklamasında, “Son dönemde bazı ülkelerde göçmenlere ve Müslümanlara yönelik endişe verici hadiseler yaşanmaktadır. Özellikle Ağustos ayından bu yana Almanya’daki Müslüman göçmen vatandaşlara ve onlara ait camilere yönelik saldırıların maalesef süreklilik arz ettiği görülmektedir” dedi.

Bülbül, “Son olarak Dormagen şehrinde bir cami ve okulun duvarına yabancı düşmanı işaretler çizilmiş, Pforzheim şehrinde yılbaşı gecesi bir Türk işletmecisi uğradığı saldırı sonucu yaralanmıştır. Tüm bu olayları tetikleyen PEGİDA örgütünün göçmen ve İslam düşmanlığı içeren söylemleriyle kitleyi sokağa taşıması, kaygı verici bir gelişmedir. PEGİDA gösterileri ifade özgürlüğü sınırlarını aşarak yaşam hakkı ve inanç hürriyetine fiili müdahale noktasına gelmiştir. Şansölye Sayın Merkel’in de belirttiği gibi Pegida adı altında düzenlenen gösterilerde ön yargı ve nefret söylemi öne çıkmaktadır” diye belirtti.

OLAYLAR GELECEK ADINA ENDİŞE VERİCİ

İsveç ve Avustralya’daki cami saldırılarına da dikkat çeken Bülbül, “İsveç’te bir hafta içerisinde iki cami saldırıya uğramıştır. İlki, Eskilstuna kentinde cemaatin camide ibadet ettiği esnada gerçekleşmiş, bu saldırıda 5 kişi hafif yaralanmıştır. İkinci saldırısı ise Skane bölgesindeki Eslöv şehrindeki bir camiye yönelik gerçekleşmiştir. Bu iki caminin dışında Uppsala kentindeki camiye de yılbaşı gecesi molotof kokteyli atılıp, kapısına ırkçı sloganlar yazılmıştır. Avustralya’da ise Sydney’in en büyük camisi olan Auburn Gelibolu Camii bir saldırganın hedefi olmuştur” şeklinde hatırlatmada bulundu.

Tüm bu olayların gelecek adına endişe verici gelişmeler olduğunu kaydeden Bülbül, bazı ülkelerin dönem dönem içe kapandığını, farklılıkları tehdit olarak gören politikalara teslim olduğunu belirtti. Geçmişte benzer politikaların Yahudi ve Komunizm karşıtlığı üzerinden meşrulaştırıldığına işaret eden Bülbül, hangi gerekçeyle olursa olsun bu tür politikaların öncelikli olarak ilgili ülkelerin gelişmesine, demokrasisine ve birlikte yaşama geleneğine zarar verdiğini hatırlattı. Bülbül, “Artan yabancı düşmanlığı, İslam karşıtlığı ve ırkçı saldırılar esas olarak Avrupa’nın bir sorunudur ve Avrupa’nın geleceğine dair endişeleri artırmaktadır. Özgürlükçü, çoğulcu, insan hakları ve farklılıklara saygılı bir Avrupa vizyonunun kaybedilmesi, Avrupa’nın geleceğini karartacak ve bu durum en fazla ilgili ülke insanlarına kaybettirecektir” ifadesini kullandı.

ZARARLARIN KARŞILANACAĞI ÜMİT EDİLİYOR

Bu durumun tarihte çok acı örneklerle yaşandığına dikkat çeken Bülbül, “Herkese kaybettiren bu tür politikalara karşı özgürlükçü, çoğulcu ve demokratik insanların birlikte hareket etmesi gerekliğinin altını çizdi.

Irkçı saldırı ve gösterilere karşı tavır alan insanların varlığının sevindirici olduğuna işaret eden Bülbül, “Olaylar karşısında tavır alan, saldırıları kınayan ve ülkede yaşayan göçmenlere sahip çıkan farklı toplum kesimlerinin, sivil toplum örgütlerinin, kiliselerin ve yerli insanların var olması memnuniyet vericidir. Olayların gelecekte tekrarlanmaması için idari ve siyasi sorumlulara önemli görevler düşmektedir” dedi.

Saldırılarda yaralananlara geçmiş olsun temennisinde de bulunan Bülbül açıklamasında son olarak, “Saldırılarda yaralanan vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletmek istiyoruz. Almanya, İsveç ve Avustralya makamlarınca yapılacak detaylı ve titiz soruşturma sonucu, faillerle ilgili gerekenin yapılacağını ve oluşan zararların karşılanacağını ümit ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı