"Mehmet Y. Yılmaz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Mehmet Y. Yılmaz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Mehmet Y. Yılmaz

Gizli soruşturma açık bilgi!

DARBE girişimleri ile ilgili olarak savcılığa çağrılan üç emekli kuvvet komutanının neler söylediğini, kendilerine nelerin sorulduğunu gazetelerden öğrendim.

Hazırlık soruşturması gizlidir, biliyorsunuz.

Yani bu “gizli” bilgileri, “açık istihbarat kaynaklarından” edindim!


İfadesi 32 sayfa tutan emekli orgeneral Aytaç Yalman’a “ifade içeriğini paylaşmaması için gizlilik tutanağının” savcılar tarafından imzalatılmış olduğunu da yine gazetelerden öğrendim.


Ona imzalatıldığına göre, öteki generallere de benzer bir tutanak imzalatılmış olmalı.


Ama onlara neler sorulduğunu gayet iyi biliyoruz.


Ne yanıtlar verdiklerini, neden tutuklanmalarına gerek görülmediğini de biliyoruz.


Bir tuhaflık yok mu?


Bu soruşturmanın çok önemli olduğuna inanıyorum.


Bir darbe hazırlığı olduysa ve bu kanıtlanırsa sorumlularının cezalandırılmalarını destekliyorum
.


Genel olarak adına “Ergenekon davası” dediğimiz meselenin iyice aydınlatılması gerektiğini, kendilerinde bazı güçler vehmederek ülkeyi karıştırmak, cinayetler işlemek düşüncesinde olanların kuşku götürmeyecek kanıtlara dayalı, adil bir yargılamayla cezalandırılmasından yanayım.


Çünkü böyle bir adil yargılama olmaz ise gerçekte suçlu olanların da kanunun pençesinden yakalarını kurtarabileceklerini biliyorum.


Yargılamaya gölge düşürecek her türlü “sızdırmanın” doğru olmadığına inanıyorum.


Başından beri soruşturma usullerine uymakta savcılığın ve polisin zorlandığı açıkça görülüyor.


Bu tutum yargılanan kişileri, peşin olarak mahkûm etmek amacını taşımıyorsa, ne işe yarayabilir?


Buna adil yargılama denilebilir mi?

 

Önce bu dünyadaki hesap sorulmalı

 

SON dört gün içinde 55 kişinin daha domuz gribinden öldüğü açıklandı. Böylece salgının başından beri Türkiye’de ölenlerin sayısı 296’ya yükselmiş bulunuyor.


İthal edilen aşı üzerinde tartışmalar olmakla birlikte, konuştuğum hekimlerin ezici çoğunluğu Sağlık Bakanlığı’nın bu konuda son derece hızlı hareket ettiğini ve dünyaya örnek olacak bir aşılama kampanyası hazırladığını söylüyor
.


Ama buna rağmen halkta aşıya karşı büyük bir güvensizlik var ve Sağlık Bakanı’nın büyüyen tehlike uyarılarına kimse kulak asmıyor!


Bunun baş sorumlusu hiç kuşku yok ki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kamuoyunun önüne çıkıp aşı ile ilgili olumsuz konuşması ve kendisinin aşı olmayacağını söylemesi
.


Eğer
ilk gün Başbakan başta olmak üzere, bakanlar, milletvekilleri aşı kuyruğuna girmiş olsalardı, bugün büyük olasılıkla “Yetersiz miktarda aşı ithal edildi” eleştirilerini okuyor olacaktınız.


Bunca ölümün vebali kimin boynunadır, onun hesabı verilmesi gereken yerde verilecektir nasıl olsa.


Ama bu dünyada da bunun bir hesabı olmalı ve o hesabı verecek olan da bu işin siyasal sorumluluğunu üstlenmiş olanlardan başkası değildir
.

 

Önemli bir fırsatı harcadılar

 

DTP Eşbaşkanı Emine Ayna, kapatma davasının sonucuna göre toplu istifanın parti tabanının bir isteği olduğunu söyledi. “Tabanımız bize istifa edin, gidin dağa diyor” dedi.


Şu andaki tutumlarına bakınca aslında ikisinin arasında bir fark da göremiyorum
.


Evet, belki biraz sert bir yorum olmuş olabilir ama DTP uzunca bir süredir TBMM’nin meşru zeminini kullanma konusunda isteksiz bir tutum içinde.


İki lafın birinde “Muhatap biz değiliz Kandil’dir, İmralı’dır” demenin başka ne anlamı var ki?


DTP’li milletvekilleri hatırı sayılır bir oy aldılar ve parti bir grup kurabilecek sayıda milletvekili çıkardı.


Meşruluğu tartışılmayacak bir konumu, sorunu TBMM’de tartışmak, iktidar ve muhalefet partilerini bir ortak çözüme yönlendirecek yolda kullanmak yerine, ortamı germeyi tercih ettiler.


PKK ile aralarına bir mesafe koyamadılar
.


Tam olarak ne olduğunu kimse bilmese bile “Kürt açılımı yapacağım” diye kendisini bağlayan bir hükümeti bile söylediğine pişman edecek hareketlerde bulunmaktan vazgeçmediler.


Dağda olsalardı da sorunun çözümüne ancak bu kadar faydaları olabilirdi ve nitekim TBMM’de grup kurmuş olmanın kendilerine sağlayabileceği hiçbir olanağı kullanamadılar.


Büyük bir fırsat, hiçbir işe yaramayacak kahramanlık gösterileri için harcanmış oldu.

X