Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Girişimde bile bulunmadık

    Cansu ÇAMLIBEL
    01 Eylül 2012 - 00:00Son Güncelleme : 01 Eylül 2012 - 15:55

    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Türkiye Temsilcisi Carol Batchelor, Ankara’nın hayal kırıklığı yaşadığı New York’taki Suriye toplantısının ardından Hürriyet’e konuştu. Ankara’nın tampon bölge konusundaki kırgınlığını anladıklarını söyleyen Batchelor, ileride bu yönde bir siyasi kararın sağlanması halinde bile Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara kapıyı açık tutmasını bekledikleri mesajını verdi. Batchelor, Apaydın Kampı için de “Kampa girmek için başvuruda bulunmadık” dedi.

    Türkiye tampon bölge konusundaki talebine destek görmemesi nedeniyle gösterdiği tepkide haklı mı sizce?
    Güvenli bölge de, tampon bölge de Güvenlik Konseyi’nden siyasi karar gerektiriyor ki New York’taki toplantıdan böyle bir eğilim çıkmadığını anlıyoruz. Bizim BM Mülteciler Yüksek Komiserliği olarak bu siyasi boyuta müdahil olmamız mümkün değil. Fakat olayın insani boyutunda gözden kaçmaması gereken noktalara dikkat çekiyoruz. Güvenli bölge de olsa, tampon bölge de olsa, insani koridor da olsa insanların sığınma talep etme hakkı korunmalı.   

    Tampon bölge için siyasi karar çıksa bile Suriyelilerin komşu ülkelerden sığınma hakları bakidir demek, Türkiye’nin tampon bölge argümanı daha fazla sığınmacı almamak için bahane olamaz anlamına mı geliyor? 
    İkisi arasında bir bağlantı olduğunu düşünmüyorum. Elbette güvenli bir bölgeye ulaşmış bir kişi ile güvenli bölgeden uzak bir kişi için sığınma koşulları farklıdır. Tüm bunlar Suriye’de sahada yaşanan gelişmelere bağlı. Her isteyen istediği yere gider demiyoruz. Ama koruma ve sığınma talep etme hakkının her koşulda korunmasını istiyoruz. Aslında elbette hepimizin ilk istediği tüm Suriye içinde Suriye halkının barınacağı güvenli bölgeler olması. İnsanların ülkelerinden kaçmak zorunda kalmayacağı bir siyasi çözüm bulunması. Çünkü yaşananlar tam trajedi.

    Hafta başında Cenevre’deki BM sözcüsü Türkiye’ye 200 bin sığınmacı gelmesini beklediğiniz yönünde bir açıklama yaptı. Türkiye ise “Bizim için kritik eşik 100 bin sığınmacı” diyor.
    Cenevre’den yapılan açıklama yanlış anlaşıldı. BM şu anda sığınmacılara kucak açan ve komşu ülkelerle çalışarak her koşula hazır olunması için destek vermeye çalışıyor. Asıl hedef insanların kaçmasının önüne geçecek çözümler bulmak ama acil durumlara ve daha derin krizlere de hazır olmak lazım. Türkiye, Lübnan, Ürdün ve Irak ile birlikte üzerinde çalıştığımız konu, sahada sürprizler yaşanmaması için ne yapılabileceği. Bir anda yüksek sayılarda yığılma olursa ne yapılacağı. Yani o büyük rakamlar kesin olarak gelecek diye bir tahminde bulunmuyoruz, sadece her türlü ihtimale karşı hazırlık yapıyoruz. Biz Suriyelilere kucak açan ülkelere daha fazla yardım edebilmenin derdindeyiz.

    Sınır kapısını kapatmayın

    Peki ya Türkiye 100 binden sonra “daha fazla alamam” derse?
    Öncelikle Türk halkına ve Türk hükümetine bugüne kadar yaptıkları konusundaki minnettar olduğumuzu dile getirmek isterim. Geçen 16 ay içinde zaten Türkiye’ye 100 binin üzerinde Suriyeli geldi aslında ama hepsi kalmadı. Bugünkü resmi rakam yaklaşık 80 bin beş yüz. Dışişleri Bakanı Davutoğlu daha sonra yaptığı açıklamalarda 100 bin rakamına açıklık getirdi ve 100 binin üzerindeki bir sayının söz konusu olabileceğini söyledi. Elbetteki rakamlar artarsa biz de BM olarak Türkiye’nin bu sığınmacıları ağırlayacak kapasitesinin arttırılması için daha fazla yardım sağlayacağız. Önemli olan Türkiye’nin bugünkü gibi kapısını açık tutarak Suriye’den kaçanların sığınma hakkını tanımaya devam etmesi. Elbette bunun karşılığında Türkiye’nin dönüp uluslararası toplumdan daha çok destek isteme hakkı vardır.

    Apaydın Kampı için böyle söyledi

    Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin Türkiye Temsilcisi Carol Batchelor, Ankara’nın hayal kırıklığı yaşadığı New York’taki Suriye toplantısının ardından Hürriyet’e konuştu. Ankara’nın tampon bölge konusundaki kırgınlığını anladıklarını söyleyen Batchelor, ileride bu yönde bir siyasi kararın sağlanması halinde bile Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara kapıyı açık tutmasını bekledikleri mesajını verdi. Batchelor, Apaydın Kampı için de “Kampa girmek için başvuruda bulunmadık” dedi.

    40 bin çocuk geleceğe yatırım

    BM, Türkiye’den ne olursa olsun sınır kapısını kapatmamasını istiyor, doğru mu?
    Bu BMMYK olarak bir talebimiz değil, uluslararası hukukun gereği. Uluslararası İnsan Hakları Beyannamesi’ne de bakabilirsiniz, (1951) Cenevre Konvansiyonu’na da. Ama bütün bu yasal yükümlülüklerden daha önemli olan insaniyettir. Ayrıca bugün Suriye’de olanların komşu ülkelere doğrudan etkisi olacaktır. Yani bugün sığınmacılara kucak açmak demek Suriye’nin geleceğine yatırım yapmak demek. Düşünün ki bugün Türkiye’deki 80 bin sığınmacının 40 bini çocuk. Bu çocukların ileride ülkelerinin geleceğinde rol oynayacağını düşünürseniz, onların hayatını kurtararak nasıl bir yatırım yaptığınızı da görürsünüz. Askeri unsurların alındığı bu tür kampların sivillerden ayrı tutulması uluslararası hukukun gereğidir, standart prosedürdür. Bu insanların daha birkaç ay öncesine kadar Suriye’de çatışmakta olduğunu düşünürseniz onların çatıştığı bölgelerden kaçmış olan sivillerle aynı yere konulmasının yaratabileceği sıkıntılar açık. Uluslararası hukuka göre kaçıp silahlarını bırakan ordu mensuplarının statüleri ile ilgili detaylı bir değerlendirme zamanı geldiğinde yapılmalıdır. Hâlâ asker olup olmadıklarına bakılmalıdır. Bizim bu tür ordu mensuplarının barındığı kamplarla ilgimiz yok. O işi Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Komitesi yapar. Zaten bu nedenle de Türk makamlarına Apaydın Kampı’na girmek için bir başvuruda bulunmadık. Sorunuzun muhatabı da Kızılay oluyor. BM’nin böyle bir talebi yoktur.

    Kaçan ordu mensuplarının zamanı geldiğinde hâlâ asker olup olmadıklarına bakılmalı ne demek?
    Anladığımız kadarıyla bu insanlar ordu ile ilişiklerini kestiler. Ancak dediğim gibi BM’nin Apaydın Kampı ile ilgisi yok. Dolayısıyla bu sorular Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay yetkililerine yöneltilmeli. Türkiye şu anda Suriye’den gelen herkese geçici koruma rejimi sağlıyor. Yani bu tüm Suriyeliler isterlerse Türkiye’ye gelebilirler demek. Geri dönmeye de zorlanamazlar. Sığınma başvurusu aşaması Türkiye’nin şu an uyguladığı koruma rejimi bitince başlayacak. Türkiye’deki diğer sivil kampların bazılarından şimdiden sığınma başvurusu aldık. Apaydın Kampı’ndaki eski ordu mensuplarından ise hiç başvuru olmadı.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı