İK/Yeni Ekonomi Haberleri

İK YENİ EKONOMİ

    Girişimcilik öğrenilebilir

    Deniz TÜRSEN - dtursen@hurriyet.com.tr
    09.10.2015 - 18:17 | Son Güncelleme:

    Bu yıl üçüncüsü düzenlenen Startup etkinliğine 78 ülkeden girişimciler katıldı. Etkinliği düzenleyen Etohum’un kurucusu Burak Büyükdemir, girişimciliğin doğuştan gelmediğini sonradan öğrenebileceğini söylüyor. Girişimci ve yazar Steve Blank ise girişimciliğin ancak gerçekten hevesli olanlara öğretilebileceğini belirtiyor.

    Girişimcilik öğrenilebilirDijital ekonomi etkinliği Startup, bu yıl üçüncü kez İstanbul’da düzenlendi. Girişimcilerle yatırımcıları bir araya getiren Etohum tarafından düzenlenen etkinlikte katılımcılar, sektörün profesyonelleri ile tanışma ve deneyimlerini dinleme şansı buldu. Bu etkinliğin girişimciler açısından en önemli faydalarından biri kuşkusuz ‘networking’di.

    Etohum kurucusu Burak Büyükdemir, Startup İstanbul’a bu sene 78 farklı ülkeden girişimciler geldiğini belirtiyor. Büyükdemir, yaratmaya çalıştıkları kültürle İstanbul’u 3-5 sene içinde bir girişimcilik merkezi haline getirmek istediklerini söylüyor. Girişimciliğin artmasının kurulan şirket sayılarını arttıracağını, bunun da Türkiye ekonomisine katkı yapacağına inanıyor.

    Sonradan öğrenilebilir
    Büyükdemir, girişimciliğin sonradan öğrenilebileceğini belirtirken bunu resim yapma veya bir müzik aleti çalmayı öğrenmeye benzetiyor. Girişimci olmak isteyen kişilerin pazardaki sorunu görmeleri ve bu soruna yönelik çözüm bulmaları gerekiyor. Girişimciliğin yaşı olmadığını savunan Büyükdemir, Startup İstanbul’a Pakistan’dan gelen 17 yaşındaki bir girişimciyi bu duruma örnek olarak gösteriyor.

    Silikon Vadisi’nde birçok şirkette çalışan ve girişimcilik konusunda kitapları bulunan Steve Blank ise girişimciliğin insanın içinden geldiğini ve sadece bunu gereçekten isteyenlere öğretilebileceğini belirtiyor. Blank, bir startup şirketi kurmak isteyenlerin içinde tutku, vizyon, kararlılık ve direnç olması gerektiğine inanıyor.

    Uygulanmayan fikir neye yarar
    Ortada bir fikrin olması başlangıç için tabii ki gerekli. Ancak bunun uygulamaya dökülmediği takdirde hiçbir anlamı olmuyor. Büyükdemir’e göre bir fikre değer katabilmek için uygulamak ve zaman içinde geliştirebilmek çok önemli. Bunda girişimcinin beraber çalıştığı ekibin çok etkisi oluyor. Ekiptekilerin girişimciliği öğrenmiş olması, bunu bilme yetisi ve uyguluyor olması gerekiyor.

    Fikri olan bir insanın bir türlü harekete geçememesinin en önemli sebeplerinden biri aslında ne yapacağını ya da nereden başlayacağını bilememesi. Bu, nota bilmeden müzik aleti çalmaya benziyor. Fikri olan kişilerin girişimcilikle ilgili temel eğitim alması, o fikri uygulama anlamında işleri biraz daha kolaylaştırıyor.

    Bir startup’ı büyük şirketlerin küçük versiyonu olarak görmek ise hatalı bir düşünce. Startup’lar, bir sorunu çözmek, bir şeyleri değiştirmek ve bunu ticari hayata geçirmek için kuruluyor. Bunun yanında, startup’lar büyük şirketlere kıyasla daha esnek olabiliyor. Başarılı olamayan bir startup farklı bir fikir üzerinde yeniden şekillenebiliyor veya pazarını değiştirebiliyor.

    Çalışma şekli anlamında da büyük şirketlerle startup’lar arasında farklılıklar oluyor. Büyük şirketlerde görev tanımları startup’lara göre daha net. Startup’larda çalışanlar ise kendi görevi olmayan şeylere de bulaşabiliyor. Startup’larda çalışmak daha stresli ve kaotik olabiliyor. İnişli çıkışlı zamanlar yaşanıyor. Yani, startup’larda çalışmak büyük şirketlerde çalışmaya göre biraz daha heyecanlı oluyor. Öte yandan, büyük şirketlerdeki organizasyon yapısını startup’lara uygulamak başarısızlığa neden olabiliyor.

    Startup’ta çalışmak macera gibi
    Steve Blank, bir yeni mezunun büyük bir şirket yerine bir startup’ta çalışması onun garanti bir iş veya iyi bir ücret fırsatını kaçırmasına neden olabileceğini belirtiyor. Öte yandan, bir startup’ta çalışmak kişinin kendi kaderini çizmesi anlamına geliyor. Daha önce bir çok startup’ta çalışan Blank bunu bir macera olarak görüyor. Ve, bir yeni mezunun çalışmaya başladığı startup’ın başarılı olması halinde, o kişinin maddi anlamda çok büyük kazançlar da elde edebileceğini söylüyor. Ancak, Blank’e göre yeni mezunların nereden başlaması gerektiği sorusunun doğru cevabı bulunmuyor.

    Büyükdemir de bir yeni mezunun her iki tarafı da görmesinin faydalı olduğunu belirtiyor. Startup’lardaki değişken ve kaotik ortam, yeni mezuna çok tecrübe kazandırıyor. Çünkü, büyük şirketlerde yetki sınırlıyken startup’larda üstlenilen sorumluluk daha fazla oluyor.

    Bunun yanında, büyük şirketlerin nasıl çalıştığını görmek, toplantı kültüründen resmi e-posta göndermeye kadar belli kuralları öğrenmek de çok önemli. Ancak, büyük bir şirkette çok uzun süre kalmak kişinin zihinsel olarak yorulmasına ve körelmesine neden olabilir.

    Büyükdemir, iki tarafı daha iyi tanıyabilmek ve seçim yapabilmek için gençlere henüz okurken staj yapmayı öneriyor.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı