Gila Benmayor: 50 yabancı reklamcı Türkiye için kapışıyor

Gila BENMAYOR
Haberin Devamı

TÜRKİYE'nin, 2000 yılında turizmde Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 10 milyon 412 bin turisti ağırladığı haberi son günlerin en umut verici haberiydi.

Hedef 10 milyondu ve bu aşıldı.

Türkiye'nin geçen yıl, yurtdışında ne kadar isabetli bir tanıtım kampanyası yaptığı da ortaya çıktı. Hatırlarsınız kampanyanın adı ‘‘Ritme uy, Türkiye'nin keyfini yaşa’’idi

Bayram ve yılbaşı tatilini geçirdiğim İtalya, öylesine turist kaynıyordu ki sürekli ‘‘darısı Türkiye'nin başına’’ diye içimden geçirmeden edemedim.

İtalya'yı 1999 yılında 32 milyon turist ziyaret etmiş, yaklaşık 31 milyar dolar gelir bırakmış.

Peki 2001 yılı için bizim hedefimiz nedir?

Turizm Müsteşar Yardımcısı Erol Özüdoğru'dan aldığım bilgiye göre, 10 milyonun üstüne kesinlikle çıkılacak. ‘‘2000 yılı, rekor yıl gözüyle bakılan 1998 yılını geride bırakacak dediğimizde kimse inanmamıştı. Şimdi de 2001 yılının 2000'ni geride bırakacağını söylüyoruz’’ diye konuşuyor.

Türkiye'nin tanıtımı için 40 milyon dolar ayrılmış.

Ancak Erol Özüdoğru, bu rakamın 80 milyon dolara kadar ulaşabileceğini söylüyor.

Tanıtım kampanyalarını üstlenecek reklam firmaları henüz belirlenmemiş. Açılan ihaleye 50'nin üzerinde yabancı reklam firması katılmış. On gün içerisinde bunların arasından birkaç tanesi seçilecek.

Türkiye'nin 2001 yılı için tanıtım kampanyasında stratejisi ‘‘destinasyon’’ pazarlaması.

Yani, Kapadokya, Urfa gibi farklı destinasyonlarla Türkiye'yi marka haline getirmek.

Aslıtürk'ün kızı: Babam o kadar da götürmedi

ORHAN Aslıtürk'ün medyadaki bir lakabı da ‘‘hayali fatura baronu’’.

Naylon faturalarla 1.7 milyar dolarlık hayali ihracat gerçekleştirilen Orhan Aslıtürk'ün tüm mal varlığına el konulması kararlaştırıldı en son.

Duyduğuma göre, halen İstanbul'da olan Aslıtürk'un 23 yaşındaki kızı Fatoş, çevresindekilere babasını savunuyormuş. ‘‘Abartıldığı kadar para yok ortada’’ diyormuş.

İki yıl önce Londra'da Sheraton Oteli'nde yapılan bir düğünle Bora Kalkavan ile yaşamını birleştiren Fatoş Aslıtürk'e iddialara göre 100 bin dolarlık takı takılmıştı. Evlendikten iki ay sonra boşanan genç kız şimdi İstanbul'da ve bilin bakalım kimin evinde yaşıyor?

Üvey annesi Gülay Aslıtürk'ün Nişantaşı'ndaki evinde.


Otoyolcu Benetton

BENETTON deyince aklınıza ne geliyor?

Önce rengarenk kazaklar değil mi?

Yanıldınız. Çünkü tekstil Benetton Grubu'nun cirosunun sadece yüzde 30'unu teşkil ediyor.

Otoyollar ile çizgili kazaklar arasındaki bağlantı ne diye sorabilirsiniz.

Mesele şu: Benetton, geçtiğimiz iki yıl zarfında tekstilden elde ettiği kazancını otoyol işletmeciliği, otoyol üzerindeki lokanta zinciri ve tren garlarındaki alışveriş merkezlerine kaydırdı.

Benetton'un yeni iş alanları arasında en kárlısı otoyollar üzerindeki Autogrill lokanta zinciri.

Autorgrill'in başındaki kişi Benetton kardeşlerden Gilberto Benetton. Ciroyu bir yılda 6.4 milyar franktan 20 milyar franka yükseltmiş. Sadece Fransa'da 86 lokantası, 80 snack barı ve 9 oteli var.

Bu arada, Autogrill, Host Marriott Services'i de satın olarak ABD'ye kadar uzanıyor.

Papa'nın turizme katkısı

TÜRKİYE'nin kozlarından bir tanesi de ‘‘inanç turizmi’’. Bu alanda müthiş bir turist potansiyeli var.

İtalya'nın bu kozunu ne kadar iyi kullandığına bizzat tanık oldum.

Vatikan biliyorsunuz, ‘‘jubile’’ adı altında üçüncü milenyum kutlamaları yaptı. Papa 2. Jean Paul'ün kutlamalar nedeniyle açtığı Sen Pietro Bazilikası'nın kutsal kapısından geçerek günahlarından arınmak isteyen milyonlarca kişi Vatikan'a hücum etti. Öyle ki, bizim orada olduğumuz yılbaşı döneminde Sen Pietro Meydanı'nda nefes bile alınamıyordu.

Bunlar bir yana, Michelangelo'nun ünlü ‘‘Adam'ın Yaratılışı’’ resminin yer aldığı Vatikan Müzesi'nin nasıl para bastığını gördüm.

Bir salondan diğerine geçerken mutlaka uğramak zorunda olduğunuz ‘‘hediyelik eşya’’ dükkanlarında posterden, kaleme 1000 çeşit eşya satılıyor. Mesela üzerinde Vatikan amblemi olan sweatshirt'ler 20 dolardan başlıyor. Müzenin 3.5 milyon kişi tarafından ziyaret edildiğini hesaba katarsanız Vatikan'ın bu işten nasıl kárlı çıktığını anlarsınız.

Vatikan'ı bir yana bırakın, Venedik'te San Marco Kilisesi'ni mi ziyaret ediyorsunuz... Kapalı bir odadaki hazineyi görmek için 5 bin liret veriyorsunuz. Ya da minik bir adanın üzerindeki San Giorgio Kilisesi'ne gittiniz. Çan kulesini görmek istiyorsunuz... Asansörde size refakat eden güleryüzlü rahibe iki kişi 10 bin liret ödüyorsunuz.

Neden biz de ‘‘inanç turizmi’’ni böyle kárlı bir işe dönüştürmeyelim?

Pirinçcioğlu, İşkadınları Zirvesi’ne gidiyor

LAF turizm ve Türkiye'nin tanıtımından açılmışken, geçenlerde, sevgili okul arkadaşım VİP Genel Müdürü Yasemin Pirinçcioğlu ile yaptığımız sohbete değinmek istiyorum.

Yasemin Pirinçcioğlu, 30 yılı aşkın bir süredir turizmle uğraşan bir aileden geliyor. ‘‘Elimde çanta Türkiye'yi tanıtmak için dünyayı dolaşıyorum’’ diyor.

Wall Street Journal'ın mart ayında Paris'te düzenleyeceği ‘‘İşkadınları Zirvesi’’ne konuşmacı olarak katılan tek Türk kadını. New York'tan Paris'e ve tabii İstanbul dahil, düzenlediği olağanüstü organizasyonlar nedeniyle dünyanın önde gelen işadamlarını, yöneticilerini, sanatçılarını tanıyor.

Mesela, gelmiş geçmiş en büyük bale sanatçılarından Rudolph Nureyev yakın arkadaşıydı. Türkiye hayranı Nureyev'in vaktiyle Akdeniz sahillerinde bir ev almak istediğini ancak bürokratik engeller nedeniyle alamadığını hatırlıyor. ‘‘Oysa, Nureyev burada bir ev alsaydı Türkiye'in tanıtımı için müthiş olurdu’’ diyor.

Yasemin Pirinçcioğlu'na göre, Türkiye'nin zengin tarihini, kültürünü yabancıların ancak yüzde 1'i biliyor. ‘‘Yüzde 99'u bizim zenginliklerimizin farkında değil çünkü tanıtımımızı yapamadık’’ diye konuşuyor. Ve ekliyor: ‘‘Tanıtımımızın yolu sanat ve kültürden geçer.’’

Yasemin Pirinçcioğlu'nun kendi kültür birikiminden yola çıkarak ortaya koyduğu bir gösteri var: ‘‘Anadolu'da Çeşitlilik. Kültürel bir öykü’’. Anadolu'da prehistorik dönemden günümüze kadar gelen, 150 sanatçının rol aldığı bir gösteri bu. Geçen eylül ayında İstanbul'da yapılan Kalite Kongresi sırasında gösterilmiş. Ardından Satranç Olimpiyatları'nda yeniden sahneye konmuş. ‘‘Türkiye'nin tanıtımı için Avrupa'da da gösterilebilir’’ diyor.

Yasemin Pirinçcioğlu ile konuştuklarımız, deneyimleri bu köşeye sığacak gibi değil. Onun için diyorum ki, ‘‘Türkiye'in tanıtımını yapamıyoruz’’ diyenler mutlaka onun sesine kulak vermeliler.

Yazarın Tüm Yazıları