Spor Gidenleri nasıl bilirsiniz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gidenleri nasıl bilirsiniz

YEREL HABERLER GİDENLERİ NASIL BİLİRSİNİZ

İlyas ÖZGÜVENİZMİR Valisi Alaaddin Yüksel öyle bir talihsizlikle göreve başladı ki sormayın. 1 Nisan şakası gibi içki yasağı nedeniyle öyle bir topa tutuldu ki, Kadifekale'nin surları olsa ayakta duramaz. Biz de ‘‘Yasakçı Vali’’yi yakından görelim, ‘‘Şu işin iç yüzünü öğrenelim’’ dedik. HÜRRİYET yöneticileriyle İzmir Valisi Alaaddin Yüksel'e ‘‘Hoşgeldin’’e gittik. ‘‘Gavur İzmir'de içkiyi yasaklatan Vali’’ ile tanışacağız. Doğrusu o ya, ‘‘Muhafazakar’’ bir yönetici bekliyorum. İçki yasağındaki manşet ve yazılarla sayın Vali'ye zaten ‘‘Hoşgeldin’’ yapmışız. Sitemli konuşmalara kendimi hazırlıyorum. Hiç de değil. Samimi konuşuyor, İzmir'in sorunlarını ardarda sıralıyor, son derece rahat görünüyor. Benim kafam hep şu içki konusunda. Sormadan anlatlatmaya başlıyor, ‘‘İzmir gibi bir yerde hiç böyle bir yasak olurmu? 40 derece sıcakta insanları içeriye hangi yönetici kapatabilir? Benim derdim okul çağındaki çocukları alkol, uyuşturucu, sigara gibi kötü alışkanlıklardan korumak. Okul çevresindeki büfelerde açıkta içki, tek tek sigara satılıyor. Bunları istemiyorum. Dışarıya masa atan restoranların ise bizim belirlediğimiz alanda faliyet göstermesini, burasını da ruhsata bağlamasını istedim. Bu doğru değilmi? Ruhsatlandırma tamamlanıncaya kadar tabiki eski uygulama sürecek.’’ RÜYA MI GÖRDÜK?VALİ Yüksel konuşurken hayrete düşüyorum. Acaba bizim yaşadıklarımız gerçek değilmiydi? Polis restorana geliyor, ’’Saat 17.00'den sonra dışarıya içki servisi yapmayacaksınız, kapatırım’’ diyor, ardından geceyarısı baskınları. Bir gün sonra, aynı polisden ‘Eskisi gibi devam edebilirsiniz’ açıklaması. Birşeyler oluyor, oluyor da asıl devletin, polisin otoritesi ‘‘Tuzbuz’ oluyor.’’ VALİ konuştukça tablo netleşiyor. Parklarda, okul yakınlarında açıkta içki, sigara, uyuşturucu satışını kim savunabilir? Restoranların açık bölümlerinin ruhsata bağlanmasına kim karşı çıkabilir? Doğrusu o ya bir yandan da açıklamaları kuşku ile dinliyorum. ‘‘Ya tepkiler nedeniyle çarkettiyse?... Vali samimi konuşuyor. ‘‘O zaman’’ diyorum, ‘‘Talimatla uygulama arasındaki ak ile kara kadar büyük farkın sorumlusu kim?ARDINDAN basınla ilişkilere konu geliyor. Yüksel bizi şaşırtmaya devam ediyor. ‘‘Ne demek basına engel. Ben bu kadar akılsız bir yöneticimiyim? Ben halkla iç içe olmayı seven bir insanım. Bunun en iyi yolu da basın. Ben basının daha rahat çalışması için bir düzenleme yaptım. Tabiki yöneticiler basına yardımcı olacak, bilgi verecek’’ diyor. (Bu satırları gazeteci gördüğünde ‘‘Vali kızıyor’’ bahanesiyle vebalı görmüş gibi kaçan yöneticiler okusun diye özellikle yazıyorum.)KOMPLEKSİ YOKKONUŞMANIN sonlarına doğru Vali Yüksel'in kafamdaki profili şekillenmeye başlıyor. ‘‘Ben buraya başarılı olmaya geldim. İzmir Valiliği'nin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Hırsım yok, hizmet ve başarılı olma isteği var. Günlük işlerden çok İzmir'in vizyonunu genişletecek projelere ağırlık vereceğim. Bunu yaparken her kesimi dinleyeceğim’’ cümleleri kapıdan girerken duyduğum tedirginliği silip atıyor. DOĞRUSU içki yasağının bir günde kalkmasından sonra Vali Yüksel adına üzülmüştüm. ‘‘Bu olay inanın temcit pilavı olacak. Bu yaftayı da yöneticilik hayatı boyunca taşıyacak.’’ Oysa Yüksel hiç de bu kompleksi taşımıyor. Kendisini tanıttıkça önyargıları da sileceğine inanıyor. ‘‘Herkes hayatında bir defa musalla taşına yatıyor. Biz yöneticiler ise her tayinde o taşa uzanıyoruz. Şehirden ayrılırken arkamızdan bağırıyorlar, ‘Gideni nasıl bilirsiniz?’ Ben de İzmir'den ayrılırken ‘iyidir’’ diyenlerin çoğunlukta olacağına inanıyorum.’’ Kendine güveniyor.Evet Vali Yüksel başarılı olmak istiyor. Biz de İzmir adına başarılı olmasını diliyoruz. ‘‘Büyük aşklar kavgayla başlar’’