Gezi Parkı eylemi Belgrad Ormanı'nı da Manyas'ı da kurtardı

AYSEL ALP/ANKARA
05.06.2013 - 11:21 | Son Güncelleme:

Gezi Parkı eylemleri, Belgrad Ormanı’nı da Yedigölleri de Manyas Kuş Cennetini de ‘şimdilik’ kurtardı. Bu hafta Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen tasarısının gündeme alınmayacağı öğrenildi. 113 sivil toplum örgütünün itiraz ettiği tasarı yasalaşırsa, ormanların yanı sıra milli parklar da imara açılacak. Öte yandan Orman ve Su İşleri Bakanlığı ise bu yasanın AB'nin gereği olduğunu ve ormanların imara açılma durumunun olmadığını açıkladı.

Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanun Tasarısı, 2010 yılında Meclis’e gönderilmiş ancak Çevre Komisyonu’nda geçen yıl görüşülerek, kabul edilmişti. Tasarı, yaklaşık bir yıldır genel kurul gündemine gelmeyi beklerken, geçen hafta yapılan açıklamalarda tasarının bu hafta gündeme alınacağı duyurulmuştu. Ancak Gezi Parkı eylemleri nedeniyle Ak Parti Grubu’nun tasarı görüşmelerinin gündemden çekilmesi için başvuruda bulunduğu öğrenildi.

TASARI NE GETİRİYOR?/images/100/0x0/55eaf983f018fbb8f8a2c9b9 

Çeşitli yasalarla koruma altına alınmış olan kıyılar ve ormanlar başta olmak üzere SİT alanları gibi doğal alanlardaki korumayı kaldıran tasarıya, sivil toplum örgütleri büyük tepki gösteriyor. Doğal koruma alanlarında Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nı tek yetkili kılan tasarı, turizm teşvik kapsamındaki kıyılarda da fabrika, elektrik santralı gibi yapılaşmanın önünü açıyor. Tasarı, ‘üstün kamu yararı’ görülmesi hallerinde ormanlar, sulak alanlar ve kıyıların imara açılmasına olanak sağlıyor.

Avrupa Komisyonu’nca da ‘endişe verici’ olarak değerlendirilen tasarı, sivil toplum kuruluşlarının çevre katliamı olarak değerlendirdikleri, Hidroelektrik Santralların (HES)  milli parklarda yapımına vize veriyor.

BU YASA AB'NİN GEREĞİ, MİLLİ PARKLARI İMARA AÇMIYOR

Orman ve Su İşleri Bakanlığı ise Tabiatı ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu Tasarısı'nın milli parkları kesinlikle imara açmadığını belirterek, bu tasarının AB üyeliğinin bir gereği olduğunu vurguladı. Tasarı ile 2873 sayılı Milli Parklar Kanununun yürürlükten kalkacağı ancak tüm hükümlerinin yeni kanunda yer alacağına dikkat çekildi. "Milli Parklar Kanunu kapsamında yer alan bütün koruma statüleri aynen taslak kanun’a derc edilmiş olup herhangi bir boşluğa sebebiyet vermeyecektir" denilen açıklamada "Haberde konu edilen Üstün Kamu Yararı tabiat korumanın en önemli araçlarından birisidir, ülkemizde de halen uygulanan kamu yararı kavramı yerine üstün kamu yararı kavramı tercih edilmiştir. Üstün Kamu Yararı Kavramı korumayı güçlendirmek maksadıyla 92/43/EEC Habitat Direktifinin 6.4 maddesinin uyumlaştırılması maksadına yönelik düzenlenmiş olup Direktifin yaklaşımı aynen yansıtılmıştır. Direktifte üstün kamu yararının istisnası sadece 'çevreye yarar, halk sağlığı ve kamu güvenliği' olarak belirtilmiştir. Ayrıca bu madde AB Komisyonunun titizlikle takip ettiği ve tam uyumu görmek istediği bir düzenlemedir.

Bakanlık, tasarının doğa korumada uluslararası standartları esas aldığı, aktif katılımla hazırlandığı, 'elverişli koruma statüsü' getirildiği; sivil toplum kuruluşlarının da içinde yer aldığı Ulusal Biyolojik Çeşitlilik Danışma Kurulu oluşturulmasını öngördüğü vurgulandı. Turizm gelişme bölgelerinin bakanlığın uygun görüşüne bağlanmasının koruma açısından önemli bir tedbir olduğu belirtilirken, " Ekolojik etki değerlendirmesi ile proje ve yatırımların doğaya etkisi ölçülerek karar verilecektir. Yetki devri  etkin koruma için dünyanın tercih ettiği bir yöntemdir.  İnsan tabiat ilişkisi tabiatın korunması üzerine kurgulanmıştır.  Bu maksatla ilk kez telafi edici tedbir ve telafi edici tazminatı hükme bağlanmıştır. Tasarı, AB  müktesebatının gereğidir" denildi.

Bakanlık ayrıca son 10 yılda koruma altına alınan alan sayısının 952'den bin 533'e; 3.4 milyon hektar olan alan miktarının 5.6 milyon hektara; 33 olan milli park sayısının 40'a; 17 olan tabiat parkı sayısının 186'ya; 102 olan tabiat anıtı sayısının 108'e; 9 olan ramsan alanının 14'e çıktığı bilgisini verdi. Ayrıca yaban hayatı geliştirme sahası ve sulak koruma bölgesi hiç yokken; bugün sırasıyla 43 ve 41 tane olduğu belirtildi. "Netice olarak Bakanlığımız tabiatı koruma konusunda geçmiş dönemlere nazaran çok büyük hassasiyet göstermektedir. Tabiat ve Biyolojik Çeşitliliği Koruma Kanunu ile bilimsel esaslara dayanan ve korunan alanlarda yaşayan vatandaşların da sürece dahil edildiği çok daha etkin bir koruma sağlanacaktır" denildi.

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı