"Özgür Bolat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Özgür Bolat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Özgür Bolat

Gezi’de Başbakanın Liderliği nasıldı?

Gezi Parkı eylemlerinde üçüncü haftaya girdik.

Bu tür sosyal olayları yönetmek liderlik becerisi gerektirir.
Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan bu liderlik becerisini göstermiş midir?
Bu liderlik nasıl olmalıdır?

LİDERLİK

Bu tür durumlarda liderliğin nasıl olacağını anlamamız için, ilk önce liderliğin gelişimini bilmemiz gerekiyor. Harvard Profesörlerinden Robert Kegan, liderliğe, yetişkin gelişim sürecinden bakıyor ve liderlik sürecini üçe ayırıyor.

(Aslında 5’e ayırıyor ama iki tanesi en uç boyut olduğu için burada onlara girmiyorum.)

ARAÇSAL LİDERLİK

Bu liderlik anlayışına sahip liderler, durumları siyah ve beyaz olarak algılar. Hayat doğrulardan ve yanlışlardan oluşur. Kafalarında onlar ve bizler ayrımı vardır. Görüşleri keskindir.

Kendi ihtiyaçları ön plandadır.  İhtiyaçlarına göre karar verir.

SOSYAL LİDERLİK

Bu liderlik anlayışına sahip liderler, toplumun veya grubun ihtiyaçlarını kendi ihtiyaçlarının önüne koyabilir.

Sorun çözmede uzlaşmacı davranır. Çünkü grup tarafından kabul görmek daha önemlidir. Mal-mülkten ziyade, prestije önem verir. Örneğin, Ecevit bu tür bir liderdir.

DEĞER ODAKLI LİDERLİK

Değer odaklı liderler, araçsal liderlerin tersine, kendi çıkarlarından ziyade değerlerini korur. Değerleri ile çıkarları çatışırsa, değerlerini seçer.

Diğer insanların da değerleri olduğunu bilir. Kendi değerlerini empoze etmez.

En önemlisi de iki ayrı fikri ve birbiriyle çatışan iki çözümü benimseyebilir.

Liderlik gelişiminde istenen, araçsal liderlikten, değer odaklı liderliğe bir yolculuktur. Şimdi Başbakanın Gezi Parkı olaylarına hangi liderlik anlayışından yaklaştığına bakalım.

BAŞBAKANIN LİDERLİĞİ: SİZ VE BİZ AYRIMI

Maalesef Başbakan, araçsal liderlik davranışları göstermiştir.

Onlar ve biz ayrımı yapmıştır. “Biz de 1 Milyon kişi toplarız.” demiştir.

Durumu kazanan-kaybeden şeklinde değerlendirmiştir.  Kaybeden kişi olmamak için taviz vermemiştir. Birleştirici davranmamıştır.

Değer odaklı kararlar değil, kendisinin ve partisinin çıkarları doğrultusunda karar vermiştir.

DEĞER ODAKLI KARAR

Değer odaklı karar vermiş olsaydı, bu durumda “Ben oy kaybeder miyim kaybetmez miyim?” sorusundan ziyade, “Ben bu durumda ülkede hangi değeri korumalıyım?” sorusunu sorardı.

Bana göre de bunun yanıtı, “ülkenin bütünlüğünü korumak” ve “ülkenin yurtdışındaki imajını yükseltmek” olurdu.

Bu soruları sormuş olsaydı, tepkisi farklı olurdu ve daha ilk açıklaması ile bu değerleri korumayı başarabilirdi. Peki, neden bunu yapmadı?

TEK BOYUTLU BAKIŞ

Başbakanın bildiği şeyler var. “Faiz lobisi devrede.” demiştir. “Dış güçler eylemlere destek veriyor çünkü güçlü Türkiye istemiyor.” demiştir. “Yasadışı örgütler var.” demiştir.

Bunların hepsi yüzde yüz doğru. Ama öbür taraftan da, sadece hayatına müdahale edilmesini istemediği için orada olan gençler var. Yani, durum (en az) iki boyutlu.

Başbakan burada da araçsal lider davranışı göstermiş, iki boyutlu olayı, tek boyutlu, yani siyah-beyaz, algılamıştır. Tepkilerini de dış güçlere ve yasadışı örgütlere göre şekillendirmiştir.

DEĞER ODAKLI LİDER NE YAPARDI?

Durumu çok boyutlu algılayıp, hem dış güçlere ve yasadışı örgütlere en etkili cevabı verirdi (ki bu durumda tüm ülke arkasında olurdu), hem de ülkenin gençliğine sahip çıkabilirdi. Yani, iki farklı durumu da aynı anda yönetebilirdi.

Bütünlük sağlar ve olayların bu boyuta gelmesini engellemiş olurdu. Ama araçsal bakış açısı bunu engelledi.

HAKLI OLMAK MI FAYDALI OLMAK MI?

Değer odaklı bir lider bilir ki, haklı olmak her zaman en doğru ve faydalı kararı doğurmaz. Değerleri korumak, haklı olmaktan çok önemlidir. Çünkü günün sonunda ortada zarar varsa, haklı ya da  haksız olmak önemli değildir.

Başbakan, bundan sonra araçsaldan ziyade, değer odaklı lider davranışı göstererek, süreci çok iyi yönetebilir.

www.twitter.com/ozgurbolat

X