Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gezi

İki gün yokum dedim. Sadece iki gün.

*

“Bundan böyle hiçsin, yandaş Yılmaz” mesajı göndermiş TC Emel... “Tayyip Erdoğan’dan farkın yok artık bizler için, kafanı kumsalda kuma göm, bir daha çıkarma” diye saydırmış TC Alper... “Bu saatten sonra ortaya çıkmasan da olur” demiş Tuğba... Ayşenur “seni nasıl susturdular” diye sormuş. Ebru “hayal kırıklığı” olduğumu söylemiş. “Biraz sağduyulu, biraz onurlu davranmaya” davet etmiş TC Sezin... TC Erdal iddialı, “ortalık sütliman olsun yine sahneye çıkar, demedi demeyin” demiş. Gezi’ye destek için konserini iptal eden Tarkan’dan utanmam gerektiğini söyleyen var, tepkisini dile getiren Sezen Aksu kadar olamadığımı söyleyen var. “Kalemin artık lekeli” demiş Utku... “Ayıptır” demiş TC Çağdaş... “Dik durma zamanıydı” demiş Evren... TC Derya “korkunun gözünü seveyim” diye laf sokmuş. Nuray “sen de mi brütüs” demiş. “Ne zaman sıkışsam kaçtığımı” söylemiş Müge. TC Suat ise “yuh demeyeyim ama içimden yuhhh çekmek geçiyor” diyerek, duygularını paylaşmış. TC Engin, harbi harbi “yuhhh” çekmiş. TC Elif “geri gelmememi” istemiş. TC Kenan “polisten bu kadar tırsmamamı” istemiş. Haktan’a göre “tarihin en büyük yanılgısı”yım. TC Nilgün, hiç uzatmamış “vicdansız” demiş. TC Azad “RTE yalakası çıktığımı” söylemiş. “Korkak medyanın kralı, sen de mi yusufladın, hiç mi şeref haysiyet yok sende” demiş İvan Drago... Kendi adını yazmaya korkuyor İvan Drago, kod adı kullanıyor ama, bize yusufladın diyor.

“Çok mu para ödüyorlar sana, işini kaybetmekten bu kadar mı korkuyorsun” diye sormuş TC Ayşegül... TC Çapulcu Mehmet “sen de mi sattın bizi, kaça sattın” diye sormuş. TC Öner “rüzgâr nereden eserse ona göre mi yazacaksın” diye sormuş. TC Ercan “güvendiği dağlara kar yağdığını” söylemiş. TC Adnan “paranın satın alabildiği gazetecilerden olduğunu bilmiyordum” demiş. “Biber gazı yiyen Atatürkçüleri gördükçe yüzün kızarmadı mı” diye merak etmiş TC Kadir... TC Çapulcu Murat “yazıklar olsun” demiş. TC Özden “sıvıştın” demiş. Erkan “bugüne kadar yazdıkları yalanmış meğer” demiş. TC Burak “yüzüme tükürmek istediğini” söylemiş. TC Gizem “bencilliğimden utandığını” söylemiş. Ceki “kalbimizden sürüldün” demiş. Funda “bir daha okumak istemediğini, fotoğrafımı bile görmek istemediğini” söylemiş. Ataman “meğer sahteymişsin İzmirli” demiş. Gülten “ne umduk, ne bulduk” demiş. TC Funda “ampulcülerin ödediği para ne kadarsa, aramızda toplayıp verelim” önerisinde bulunmuş. TC Erdal “bir defa olsun elimi taşın altına koymamı” istemiş. TC Suna “sizin için cemaatin örtülü ajanı diyen CHP’liler haklıymış meğer” tespitinde bulunmuş. “Fazıl Say’ın buna hakaret etmesinden belliydi” diyen de var, “Sözcü gazetesinin buna ambargo uygulamasından belliydi” diyen de var. Nesrin “tüydüğümü” söylemiş. Kenan “gazeteci değil piyon olduğumun anlaşıldığını” söylemiş. TC Sonay “gidişin olsun, dönüşün olmasın” demiş. Gürkan “yandaş medyayla saf tuttuğumu” söylemiş. TC Emrah “bu kadar mı korkuyorsun” diye sormuş. TC Murat “kınıyor”muş. Özek “güveninin sarsıldığını” söylemiş. TC Çapulcu Ali “zaten hiçbir zaman halkın yanında olmadığımı” söylemiş.

Serap “bir kez daha hayal kırıklığı, yazık” demiş. Bülent “hep kurusıkı atmışsın demek ki” diye hesap sormuş. “Ölü taklidi yapmaktan utanmıyor musun Özdil, kandırdın mı bizi bunca sene” demiş TC Erol... “Paranın uşağı olduğunu bilmiyordum” demiş TC Gökhan... “Bugün yoksan, yarın olsan ne olur olmasan ne olur” demiş Semra... Tam saymadım ama beş bin civarında “yazıklar olsun” var, bi beş bin kadar da “utanıyoruz” var. Burçin “şnorkeline biber gazı kaçsın, yandaş medya sana suni teneffüs yapsın” demiş. “Koskoca bir yalan”mışım, böyle yazmış TC Hakan... TC Ümit “gözümde küçüldün” demiş. Sakine’ye göre “bugüne kadar yazdıklarım boşuna”ymış. TC Filiz “kaçıyorsun öyle mi, sen bilirsin” demiş. TC Mesut “yılmaz” değil “yılık” olduğumu söylemiş. Ömer, bundan böyle “özdil” değil “yozdil” olduğumu söylemiş. “Derhal istifa etmemi ve haysiyetimi kurtarmamı” tavsiye etmiş Emel... TC Pınar hem “sorumsuz” hem “satılmış kalem” olduğumu söylemiş. Katmerli yani. TC Aylin “korkak” demiş. “Bundan sonra olsan da olur olmasan da olur, fark etmez” demiş Yalçın. “Rengimin nihayet belli olduğunu” söylemiş Levent... “Yemedi mi” diye sormuş TC Kazım... “Belki para kazanabilirsiniz ama, saygınlığınızı kaybedersiniz” demiş Ülkü... “Nasıl inanalım bundan böyle samimiyetine” diye sormuş Cansın... Atilla’nın “gözünden düşmüş”üm... TC Caner açık açık “meğer liboşmuşsun” demiş. “Şaka olmalısın yılmaz özdil, ismini küçük harflerle yazmak istedim, saygılar öfkeler” demiş Ebru... “Taraf, Zaman, Yeni Şafak gazetelerinin yazarları bile iki çift laf söyledi, çok kalbimi kırdın” demiş Sedat... “Bekir Coşkun’un yerinde yer almandan utanıyorum” demiş Beliz... “Kayıp aranıyor” ilanı bile yayınlandı.

*

İzahat vermek...
Bunca sene yazdıklarımız
ortadayken, izahata mecbur
kalmak bile utanç verici ama...

*

Hastanedeydim.
Eşim ameliyat oldu.
Refakat ettim, hepsi bu.
Sürpriz cerrahi müdahale yüzünden, başta eşimin ailesi, sevenlerimizi velveleye vermemek için “iki gün tatil” dedim. Sevenlerimizi endişelendirmeyelim
derken, sevenlerimizin(!) bizi alt tarafı iki günlük yoklukta “satılmış kalem” ilan
edebileceğini tahmin etmedik. Toplumun uyanması, ayağa kalkması için hayatımızı ortaya koyduk, toplum ayağa kalkınca
ilk iş bizi “hain” ilan etti.

*

Aslında salı günü yazmaya başlayacaktım ama, bakayım yavşak diyen çıkacak mı diye bekledim, “meğer yavşakmışsın” mesajı geldi TC Öner’den... Artık yazabilirim. Gezi Parkı’nın herhangi bir ağacının herhangi bir dalındaki herhangi bir yaprağına hakkımız geçmişse eğer, helali hoş olsun.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI