Gezgin Mehmet Yıldız’ın durağı bu hafta kampüs

Hürriyet Haber
20.11.2017 - 11:47 | Son Güncelleme:

71. sayımızın Tanıyalım sayfasında, kısa süre önce otostopla 15 il gezen üniversite öğrencisi gezgin Mehmet Yıldız’la yolda olmayı ve anılar biriktirmeyi konuştuk.

Pek çok üniversiteliye ilham olacak çok güzel bir hikâyenin kahramanısın. Dahasına başlamadan evvel seni tanıyalım mı? Renkli bir çocukluk dönemi ile başlayan ve epey meraklı büyüyen Mehmet’i anlatır mısın bize?

1992 senesinde altı çocuklu bir ailenin ikinci çocuğu olarak dünyaya geldim. Kalabalık bir ailede sıcak ilişkiler içinde ve farklı kültürlerin iç içe olduğu bir coğrafyada büyüdüm. Bu şekilde büyüyen ve kendini geliştiren herkes gibi ben de ufku geniş bir dünya insanı olma adımlarımı o zamanlarda attım. Küçüklüğümden beri maceracı ruhum hiç dinmedi, çocukluk dönemlerimde bile harita ile iç içeydim. Her ülkenin tarihini, coğrafyasını ve kültürünü büyük şevkle araştırdım. Küçüklükten beri gelen etrafı tanıma, öğrenme ve görme isteğimin en güzel getirisi, yollar ve sayısız anı oldu.

 

Üniversite, hayatında neleri değiştirdi? Neler kattı sana? Gezgin bir ruhu nasıl besledi?

Üniversite benliğimin şekillenmesine vesile oldu. Birçok insanın kabul edip benimsediği gibi “Üniversite özgürlüktür” mottosundan ziyade, üniversite kişinin kendi hayatının başlangıcıdır. Arzularının vücut bulup zamanla gerçekleştiği yerdir. En azından benim için böyle oldu. Ben kendimi geliştirmeye, bir adım öteye götürmeye ve yeniliklere açık, bir şekilde yeni şeyleri deneyip, gözlemleyip tatmaya hep aç olduğum için üniversite bu anlamda bana kaynak oldu. Lakin yine de doymuş değilim.

Gezgin Mehmet Yıldız’ın durağı bu hafta kampüs

Güzergaha nasıl karar verdin, yola nereden başladın ve nereye kadar gittin? Cesaret isteyen de bir karar, herkes yapamıyor o sırt çantasını alıp yola koyulma işini…

Bu soruyu cevaplarken istemsizce gülüyorum çünkü genellikle yola çıkarken bir rota ya da istikamet belirlemiyorum. Yol beni nereye götürürse oraya varmaya gidiyorum ama istisnalar da oluyor tabii. Mesela ilk otostop anımı anlatarak cevap vereyim. İlk güzergahımda çıkış noktam Adana, varış noktam Giresun'du. Yola ilk kez çıkmama rağmen ne olursa olsun durmayıp yola devam etmek konusunda kendime söz vermiştim ve durmadan gittim. Ancak gece saatlerinde Aksaray'a ulaşabilmiştim. Havanın soğuk olmasına rağmen aşağı yukarı dört saat hiçbir araç durmadı. Sabaha kadar yılmadan mücadele edip yola devam ettim. Kendime verdiğim sözü tutmanın mutluluğunu unutamam.

 

Varmak hedefi olmaksızın yolda olmak da işin başka bir boyutu. Biraz yoldan bahseder misin? Nasıl yolda olmak? Ardında muhteşem bir hikâye bırakıyor olmalı her kilometre!

Benim için yol cennet ve cehennem olmak üzere ikiye ayrılır. Yolun iyiliklerini ya da kötülüklerini ne kadar anlatmaya çalışsam da, bu konuda kelimeler kifayetsiz kalacaktır. Yolda olmak nasıl sorusu ise benim için şöyle: Nasıl ki denizler martısız, ormanlar rüzgârsız ve uğultusuz kalamıyor, birbirleriyle raks edip bütünleşiyorsa, yolla aramdaki sevda da öyle... Birbirimize doyamıyoruz. Tüm bunlarla beraber belirtmek isterim ki; gezginlik, maddi yetersizlikle ya da çok zengin olmakla alakalı bir durum değil, bir yaşam biçimidir. Bu anlamda bir gezginin asıl hedefi, ister 5 TL ile ister milyonlar ile yolda olma halidir.

 

Enteresan şeylere de tanık olmuşsundur elbette. Aklında kalan en ilginç hikâye neydi, anlatır mısın bize?

Yolların bilinmezliği ve yaşatacağı hikayelerin sayısız olması, her geçen gün bir adım daha yaklaştırıyor beni yollara. En sevdiğim ve en değer verdiğim anılarımdan birini anlatmak istiyorum size. Bir gün şehirler arası yoldayken yorulup istikametimi şehrin merkezine çevirdim. Soluklanmak için geçip bir kafede oturdum. Sonra küçük bir kız çocuğu sessizce yanıma yaklaşıp saçlarımla oynadı. Biraz utandığı biraz da çekindiği belliydi. Ben hiç rahatsız olmamıştım ama o utancına dayanamayıp yanımdan çocukça bir telaşla kaçtı. Kısa süre içerisinde ağlayarak geri döndü. Az önce izin almadan saçlarıma dokunduğu için özür diledi. Sarıldık ve onu teskin ettim. Ardından annesinin yanına gittiğini gördüm, yanlarına gidip kız çocuğuyla fotoğraf çektim ve o ânı sonsuza denk ölümsüzleştirdim. Bu, yaşamış olduğum en güzel hikayelerden bir tanesiydi.



EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı