« Hürriyet.com.tr

Gezgin

Hürriyet Haber
X
Mehmet YAŞİN

Lezzet gezintileri

Bazı gezilerimde tek konu üstüne yoğunlaşırım... Bu konularda genellikle yemek-içmek üzerine olur. Geçen yazılarımdan birinde konu ettiğim gibi, bir Roma gezimi de yine yeme-içmeye ayırdım.. Bu konuda New York Times Gazetesi'nden Maureen B.Fant'tan yardım aldım. Daha sonra yemeklerin listesini, Tuğrul Şavkay'ın onayına sundum. Bütün bu aşamalardan sonra şimdi, bu bilgileri sizlerle paylaşacağım. Önümüzde uzun bir Kurban Bayramı tatili var. Bu tatili Roma'da geçirmek isteyenlerin, lezzetli tadlarla buluşmasına yardımcı olabilirsem ne mutlu bana.

La Dolce Vita

Lokantanın sahibi Giorgio Bodoni, aynı zamanda Roma Restoratörleri Derneği'nin başkanı. Yemek salonu baştan başa lambri kaplı. Servis elemanları, işlerinin tam anlamıyla uzmanı. Lokantanın spesiyalitesi deniz mahsulleri üstüne. Ama lezzetli et yemekleri ve mükkemmel pizzalar da yiyebilirsiniz. İşte benim mönüm:

Başlangıç olarak, marine edilmiş somon balığının, incecik dilimler halinde kesilmesi ile oluşturulmuş carpacio. Bu carpaciolara, üstünde vantuzları ile haşlanmış ahtapot bacakları da eşlik ediyordu. Gerek somon dilimlerinin gerekse ahtapot bacaklarının üstünde, sızma zeytinyağı ve sirke karışımı gezdirilmişti. Marine edilmiş balık benim favorilerim arasındadır. Çünkü çiğ kalan et, gerçek tadı yansıtır.

Ardından, mürekkep balığının mürekkebi ile yoğrulmuş hamurdan çekilmiş taze siyah Fettucine. Ben bunun üstüne rendelenmiş peynir koymayı tercih ettim.

Daha sonra ana yemek olarak, patates ve domatesle fırınlanmış kalkan balığı ısmarladım.

Finalde ise butik grappalar ve ev yapımı likörlerle tadlandırılmış bir şurup içinde meyve salatası geldi.

Bu muhteşem yemeğin yanında yudumladığım beyaz şarabın markası ise 'Vermentino di Gallura Giogantino 1998' idi.

Adres: Lungotevere Pietra Papa 51.

Fiyat: İki kişilik yemek, şarap dahil ortalama 80 dolar.

Crab

Girişte, deniz kabukluları ve yumuşakçılar sizi karşılıyor. Bunlar lokantanın ana mönüsünü oluşturuyor. Mönü Sardunya bölgesi ağırlıklı. Eğer kalabalıksa meraklanmayın... Köşedeki muhteşem barda, canınız sıkılmadan bekleyebilirsiniz. Buradaki mönüden şu yemekleri seçtim:

Önden küçük porsiyonlar halinde gratine tarak, ahtapot salatası, sote midye.

Daha sonra istakozlu ravyoli. Bunun yapılışı şöyle; Andante haşlanmış yarı el büyüklüğündeki ravyolinin içi, kuşbaşı istakoz eti doldurulduktan sonra mantı şeklinde kıvrılıyor. Dört tane büyük mantının üstüne beyaz istakoz sosu dökülerek servis yapılıyor.

Ana yemek olarak da portakal sosu ile tadlandırılmış, buharda pişirilmiş 'Kral Yengeç' bacakları istedim. Alaska'da tanıştığım bu yengeç bacakları burada daha lezzetliydi. Tatlı bölümünde ise yanında Mascorpone peyniri bulunan kokulu çilek geldi.

Yemeklere eşlik eden taze meyve kokulu beyaz şarabın markası ise şöyle: 'Vermentino di Gallura Capichera 1998'

Adres: Via Capo d'Africa 2.

Fiyat: Şarap dahil kişi başına 48 dolar.

Cesare

Girişteki akvaryumun içindeki balıklara bakıldığı zaman, buranın mönüsünün deniz ağırlıklı olduğu anlaşılıyor. Duvarların yarısı lambri kaplı, diğer yarısında da deniz konulu çeşitli resimler yer alıyor... Garsonlar, siz söylemeden ne yiyeceğinizi anlayan cinsten. Mönü, Roma ve Toskana'nın en lezzetli yemekleri ile oluşturulmuş. İşte buradaki yemek sıralaması:

İçinde karides, midye, mürekkep balığı ve kereviz dilimleri bulunan bir salata. Salatanın üstüne zeytinyağı, limon ve maydonoz ile lezzetlendirilmiş bir sos dökülmüş.

Arkadan Spagetti All'amatriciana. Dişe gelecek şekilde haşlanmış makarnanın üstüne, sarmısaklı domateste pişmiş küçük parça etlerden oluşan bir sos eklenmiş. En üste de, yağda kızartılmış üç adet kırmızı acı biber konmuş.. Tabii ben bu muhteşem makarnaya bol bol pecorino peyniri serpmeyi ihmal etmedim.

Ana yemek için yanında zeytinyağı, sarımsak ve acı biberle sote edilmiş hindiba bulunan kuzu pirzola geldi... Ağzına henüz ot değmemiş süt kuzusunun pirzola kemikleri öylesine yumuşaktı ki utanmasam onları da yiyecektim.

En sonda da, Akdeniz güneşinde kurumuş üzümlerini ve pişerken üstü hafifçe kramalize olan elma dilimlerini, sevgiyle sarmalamış bir payın içinde sunulan turta geldi.

Bu muhteşem yemeğe eşlik eden kırmızı şarabın markası ise şöyle: 'Toscano IGT San Giocondo'

Adres: Via Crescenzio 13.

Fiyat: İki kişilik bir akşam yemeği, ortalama şarap dahil 80 dolar.

Agata e Romeo

Lokantanın sahibi Romeo Caraccio, karısı Agata ve kızları Maria Antoinetta, müşterileri kendi evlerindeymiş gibi ağırlıyorlar. Klasik bir mönüsü var. Yazacaklarım benim seçtiklerim:

Başlangıç olarak, üstüne gorgonzola peyniri rendelenmiş balkabağı çorbası. Ardından üzüm sosu ile tadlandırılmış bıldırcın göğsü. Daha sonra yanında kurufasulye püresi ile füme ördek göğsü.

Bunları yedikten sonra frenk üzümünden yapılmış sorbe ile ağzımın tadını değiştirip ana yemeğe geçtim:

Sote edilmiş pamuk gibi kuşbaşı et ve kuru erik ile sarılmış poenta dilimleri. Poenta, mısır unundan yapılmış, fava kıvamında bir bulamaç.

Tatlı yerine, Tufa mağaralarında yaşlandırılmış pecorino peynirini tercih ettim.

Yemeğe Toscana bölgesinden bir kırmızı şarap eşlik etti: 'Cabreo Il Borgo, Tenimenti Ruffino 1994'

Adres: Via Carlo Alberto 45.

Fiyat: İki kişi ortalama bir şişe şarap ile 96 dolar.

Tram Tram

Garsonlar hoş hanımlar arasından seçilmiş olsa da, işlerini tam olarak yaptıkları söylenemez. Eşyalar sanki yangından kurtarılmış gibi. İnsanlar üst üste oturuyor. Tam bir kaos ortamı olmasına rağmen yemekler herşeyi unutturuyor:

Başlangıç için Papardelle Tram Tram: Geniş kesilmiş aldante haşlanmış eriştirelerin üstüne, domates ve sarmısak sosu içinde sote edilmiş kuşbaşı kuzu eti dökülüyor... Çatalı daldırmadan önce bol pacorino peyniri ekmeyi ihmal etmeyin.

Ana yemek: Lahana dolması. Dolmanın harcı bizim köfte harcı gibiydi. Yani kıyma ve ekmek. Ama ahçı bu ikiliye bir de, İtalyanların ünlü proşüttosundan katmıştı. Harçtaki sürpriz ise kıymanın peynir ile buluşması olmuştu. Dolmaların üstüne hafif baharatlı domates sosu gezdirilmişti.

Krem Karamel ile noktalanan yemeğe bir Pugliese kırmızısı eşlik etmişti: 'Salice Salentino DOC 1995'

Adres: Via Dei Reti 44-46.

Fiyat: Ortalama bir şarap ile iki kişi 53 dolar.

Paris

Mönüde ağırlık sakatat yemekleri ile balıkta. Burayı da karı-koca Cappellantiler işletiyor. Servis arkadaşça. Ben karışık bir mönü seçtim:

Önden haşlanmış ve fileto çıkarıldıktan sonra sızma zeytinyağı ile tadlandırılmış tırpana balığı. Daha sonra İtalyan çorba üslubunu en iyi yansıtan nohutlu erişte çorbası. Ana yemek olarak da, 6 saat domates suyunda bekletildikten sonra, güveçte kırmızı şarapla pişirilen öküz kuyruğu. Yemeğin yanına kroket patates konulmuştu. Tatlı olarak, çukulata soslu kızarmış ricotto peyniri topağı geldi. Şiraz üzümünden damıtılmış şarabın markası ise şöyle: 'Lazio Casale del Giglio 1997'

Adres: Piazza San Callisto 7A.

Fiyat: Ortalama şarapla iki kişilik yemek 80 dolar.

Kaynak:

GezginGezgin
Lego’nun başkenti Bıllund
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
15 günde bisikletle İzlanda
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Uçaktaki kulaklıklar neden çift girişli?
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
36 saatte Aarhus
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Kapadokya’ya gitmek için 10 neden
Yeme&İçmeYeme&İçme
Türkiye’nin en lezzetli 10 şehri