« Hürriyet.com.tr

Gezgin

Hürriyet Haber
X
Mehmet YASIN

Kuzeyin yesil denizi

Iskocya bastan basa yesile boyanmis bir ulke. Sakin kentleri, ucsuz bucaksiz cayirlari, vahsi koyunlari, soguk sulu nehirleri ile usta bir ressamin yaptigi guzel bir kir resmine benziyor.

Ziyaretine gittigim profesor doktor Engin Eker ustad, gevseme yontemlerini anlatirken, 'sikildigin anlarda, en mutlu olacagin yerde hayal et kendini' demisti. Ondan sonra ne zaman sikilsam, huzur dolu bir yer duslemeye calismis ama basarili olamamistim. Cunku gezip gordugum hicbir yer, duslerimde beni mutlu edemiyordu.. Bir gun, hic gormedigim bir yeri dusleyince, sikintilarimin dindigini hissettim.. Burasi, yesil cennet Iskocya idi. Bu kesfimden sonra, bunaldigim anlarda, kendimi, Iskocya'nin yesil cayirlarinda uzanmis, barok muzik dinlerken duslemeye basladim..

Aradan yillar gecti.. Bu kez gercekten Iskocya'daydim.. Highland'de bir tepede, cimenlerin ustunde yatiyordum. Arabamin radyosunda, Beethoven'in Uc Numarali Piyano Koncertosu caliyordu. Hersey dusledigim gibiydi.. Tek fark, duslerimdeki muzikle gercekte dinledigim muzik arasindaydi.. Bulutlar, elimle dokunacak kadar yakinimda, pamuk pamuk bir ortu gibiydi.. Aralarindaki bosluklardan sizan gunes isiklari, tiyatro sahnesini aydinlatan spotlara benziyordu.. Koyulu acikli yesil deniz, goz alabildigine uzanip gidiyordu.

GERCEKUSTU BIR SAHNE

Biraz otemde vahsi koyunlar otluyor, tombul kuzulari ise bir o yana bir bu yana kosturup duruyorlardi.. Bu muzikli sessizlik icinde, duslerimi dusluyordum ki birden sanki gok patladi.. Iki tane Tornedo savas ucagi, bulutlari yardi. Yanimdaki tepeleri yalayip uzaklasti. O an Piyano Koncertosu duyulmaz oldu. Bir sure sonra tekrar gok patladi ve yine onlar gorundu..

Benim de rol aldigim gercekustu bir filmi izliyormus gibiydim: Cimenlerin ustunde uzanan ben, radyodan yayilan klasik muzik, vahsi koyunlar ve ses duvarini asan savas ucaklari..

Sisli vadilerin, zirveleri beyaza boyanmis bulutla kapli daglarin, sutliman gollerin, ucsuz bucaksiz tarlalarin, nefes kesici goruntulerin, mutlu renklerin, romantik satolarin ve kalelerin ulkesi Iskocya yaziyla anlatilabilir miydi..? Yaklasik 77 bin kilometre karelik yuzolcumunde, 5 milyon 'Cesur Yuregin' yasadigi bu ulkenin yesilini tanimlamak icin, hangi kelimeleri yanyana getirmek gerekirdi..? Yaprak yesili, zeytin yesili, toprak yesili, turkuvaz yesili, bakir yesili, viktorya yesili, zumrut yesili.. Bir bakista tum bu tonlari gormek mumkundu.

Siz siz olun Iskocya gezinize Edinburg'tan baslayin. Ben oyle yaptim ve bu kente tutuldum. Kartal yuvasi gibi zirvede yer alan kalesi, tas yapilari, saraylari, katedrali, anitlari, her biri tarih kokan publari ile Edinburg'u, gordugum guzel kentler listesinin en basina yaziverdim.

EDINBURG ASKI

Edinburg'un zirvesine uzanan hafif meyilli caddenin adi Royal Mile idi. Birbirine yaslanmis eski tas binalar, Royal Mile'deki (yeni adiyla High Street) kalabaligi baska caddelere akitan daracik sokaklar, kosebaslarinda, soluklanmak icin oturdugunuz asirlik publardaki dunyanin en iyi biralari ve malt viskileri, bu kenti yureginizin bir kosesine koymaniz icin yetip de artiyordu bile.

Edinburg bana hep, gecmis zamandaymisim hissini verdi nedense.. Royal Mile'den sonra Grassmarket'e gittim. Bir zamanlar kucuk ve buyuk bas hayvanlarin satildigi bu meydan, simdilerde bir eglence merkezi haline gelmisti.

Eger tarihin pesinde dolasmaktan cok yorulduysaniz size bir pub onerecegim. Meydanin bir kosesinde Fiddlers Arms.. Bir zamanlar, muzisyenlerin ve muzik aleti tamircilerinin demlendigi puba girdigimde, ayaklarima karasular inmisti.. 'Ne icersiniz..?' sorusuna yanit vermedim..'En iyisini getirin lutfen ..'demekle yetindim.. Onden bir Marston's Pedigree getirdi.. 'Iskocya'da neden Ingiliz Ale..? ' diye sordum.. Garson ikinci bardagi bir Iskoc Ale ile doldurdu..Ustunde iki parmak kalinliginda kopuk birakan Mc Ewan's 80, bir onceki kadar lezzetliydi.. Finali, Irlande Ale ile yaptim..Kilkenny'in damagima sivanan tadini hala hatirliyorum..

Daha sonra, Princes Caddesi boyunca uzanan Princes Parki'nda, cimenlerin ustune sere serpe uzanmis, batmak bilmeyen yaz gunesinin keyfini cikartan Edinburghlulara baktim. Doga ile koyun koyuna yasayan bu kentin insanlari, Irem Baglari'nin mutlu sakinlerine benziyorlardi..

SONSUZ BIR BAHCE

Daha sonraki gunler, arabayla daha kuzeye, Highland'e dogru direksiyon kirdim. Britanya Adasi'nin en kuzey ucunda yer alan daglik bolgeye giderken, sonsuz bir bahcenin icinde geziniyormus hissine kapildim. Ilk duragim, Iskocya'nin unlu nehri Spey'in kiyisindaki Dcraigellachie oldu. Once malt viskilerin Roll Royce'u olan 'The Macalan'i evinde ziyaret ettim. Onun doyumsuz tadini damagimda dolastirdiktan sonra kasik cizmelerimi giyip, nehrin soguk sularinda Somon baligina olta salladim.

Biraz ilerimdeki Iskoc, oltasina takilan somonu cekmekte zorlanirken, ben ignenin ucundaki tuylerde hata ariyordum. Sonunda somonun bana kismet olmayacagini anladim. Alaska'da oldugu gibi Iskocya'da da, soguk nehirlere attigim oltalari hep bos cektim.

Daha sonra Lossiemouth, Elgin, Inverness kentlerini geride birakip, Sutherland'de kalacagim Tressady Lodge ulastim. Asirlik bir binanin asirlik odasinda, gicirdayan pencereyi acip, berrak havayla cigerlerimi yikadim. Gorunen tepeleri gokyesille, zeytin yesili paylasmisti. Pamuk pamuk bulutlar tepelere degecek kadar yakindi. Penceremin kucuk karesini dolduran bu sesler, dingin, renkli ve romantik goruntuler beni sonsuzluk duygusuyla sarmaladi.

Iste, yazinin basinda anlattigim tepeye, bu muhtesem bahcenin golgeli yollarindan ulastim. Cocukluguma donup, cimen ortulmus bayirlarda kosturup, sirtustu yattim. Bir kac gunlugune de olsa, doya doya yasadigim bu ulkeye tekrar yolumu dusurmek icin planlar yapmaya basladim.

Iskocya'nin muhtesem guzelligini, renk cumbusunu harflere donusturmek cok zor. Onu anlatabilmek icin fircasini renklere daldirip, tualde dansettiren ressam olmak gerek.

Bu guzelligi taniyabilmenin bir baska yoluda gidip gormek. Eger boyle bir yolculuga niyetlenirseniz, en ideali yaz aylaridir. Cunku bu aylarda doga cildirir, gun demir atar, gunes batmak bilmez. Sadece gec saatlerde beyaz bulutlar lilaya doner.

TADIM NOTLARI

Iskocya'ya gidip de malt viski icmeden donulur mu..? Sizlere The Macalan damitimevinde yapilan tadimin notlarini sunacagim:

MACALAN 12 yillik: Bal cagrisimli carpici bir kokusu var. Ipeksi kayganliktaki tadi damakta uzun sure kaliyor.

MACALAN 18 yillik: Yogun sherry cagrisimli kokusu var. Karmasik ve dolgun bir lezzete sahip.

MACALAN 25 yillik: Is ve agacsi koku hakim. Agizda hafif bibersi bir tad birakiyor. Fici ve is tadi viskiye essiz bir karmasik lezzet kazandirmis.

GRAND RESERVA: Gecen yil piyasaya surulen bu viski Malt Advocate dergisi tarafindan yilin viskisi secildi. Tatlimsi, karmasik ve zengin bir karaktere sahip.

MACALAN 1946: 1998 yilinda el yapimi maun kutularda satisa sunulan bu viskiyi Turkiye'de North Shield publarda tadabilirsiniz. Ama bir kadehinin 100 milyon lira oldugunu aklinizdan cikarmayin.

HIGHLAND PARK 18 yillik: Sherry, mese ve hafif isli bir kokusu var. Zengin, dolgun bal ve turba lezzetli.

NOT: Tum bu viskilerin gercek kokusunu ve tadini alabilmeniz icin bardaginiza viskinin ucte biri kadar sogutulmus iyi su koymaniz gerekiyor.

MINI REHBER

VIZE: Iskocya'ya gitmek icin Ingiliz konsolosluklarindan vize almak gerekiyor.

ULASIM: Londra'dan Edinburg'a tren ve ucakla gidebilirsiniz. Ama ben treni oneririm. Fiyati, 1. sinif gidis-donus 180 paund.

ALIS VERIS: Iskoc kumasi Tartan'dan yapilan giyecek, kilim ve atkilar. Tweed adli yunlu kumastan yapilan elbiseler. Shetland kazaklari. Kelt dizaynlarinin kullanildigi gumus takilar. Tereyagli biskuvi, Dundee kek, viskili kek. Malt viski, fume somon baligi ve fume geyik eti.

CEP TELEFONU: Hemen her yerden konusmak mumkun. Turkiye 0090 olarak cevriliyor.

KREDI KARTI: En kucuk koyde bile kullanabilirsiniz.

ETKINLIKLER: Edinburg Festivali: 16 Agustos- 5 Eylul, Fringe Festivali: 9-31 Agustos, Braemar Royal Highland Gathering: 5 Eylul

UYARI: Ozellikle yaz aylarinda ortaya cikan Midge adli kucuk sinek turu, insanin canini oldukca acitiyor. Daha cok koyu renk elbise giyenleri tercih ediyorlar.

Yemek

Bol bol istakoz ve yengec yiyebilirsiniz. Kuzey denizinden yakalanan baliklar da oldukca lezzetli. Aberdeen kentinin Angus Beef'i ve kirmizi geyik etinden yapilan Venison mutlaka tadilmasi gereken yemekler. Iskocya'nin en unlu yemegi ise Haggis. Bu yemek ince dogranmis sakatatlar, bulgur ve bol baharat karisiminin iskembe zarina doldurulmasiyla yapiliyor. Yemek masaya gelince Haggis'e ovguler duzuluyor, siirler soyleniyor. Daha sonra, gayda esliginde masaya gelen birisi elindeki bicakla yemegi parcaliyor. Haggis, ustune viski dokulerek yeniyor.

Kaynak:

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
İzlanda'nın ilginç çim evleri
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
İsteseniz de asla gidemeyeceğiniz yerler!
Yeme&İçmeYeme&İçme
Sevilla’da lezzet avı
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Japonya'nın ilginç hayalet şehri
Karadeniz
Hem yemekleri hem doğası şahane şehir: Trabzon
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
16 kişinin yaşadığı Avrupa'daki ilginç köy!