Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gerets & Polat helvası

G.Saray’da malzeme aynı, hoca aynı, ama şartlar aynı olacak mı? Mondi mucizeler yaratacak, son dakika golleri atılacak, son maçlar işi bitmiş takımlarla oynanacak, rakip yine şampiyonluk gafletine düşecek mi? Dikkat, bu helvanın dibi yanarsa, yönetimin helvası yapılır.

ADNAN Polat, geçen haftaki basın toplantısında, malzemeleri verdiğini, helvanın da Erik Gerets tarafından yapılması gerektiğini, beyan etmişti.

Evet, malzeme aynı malzeme, hoca aynı hoca, ama şartlar aynı olacak mı?

Ondan fazla maçta, son dakika golleri atılabilecek mi? Bir o kadar maçta Mondragon aynı mucizeleri yaratabilecek mi? Son maçlarda fikstürde işi bitmiş (ya düşmüş, ya da sıralama endişesi olmayan) takımlarla karşılaşabilecekler mi?

Geçen sezonki gibi 5-6 maç öncesinde, daha lig sona ermeden şampiyonluk gafletine kapılan rakibimiz, turlar atıp, şölenler yapıp, sahada hindi kovalayıp sonra da kış uykusuna yatacak mı? Fenerbahçe’den 15 günde 14 gol yiyen Denizlispor, 106 dakika direnip berabere kalabilecek mi?

Aynı şartlar bu sezon da gerçekleşirse, bu malzemelerle Erik Gerets, zar zor helvayı yapar.

Eğer bu şartlar oluşmazsa, sunduğunuz malzeme ile Galatasaray şampiyonluk yarışında gerilerde kalır.

Helvanın dibini yakar, çöpe atarsınız. Galatasaray seyircisi ve kongre üyeleri de akşam namazından sonra senin ve Özhan Canaydın’ın helvasını yapıp, muhtemelen saat 20:45 sularında, dağıtırlar. Sizden önce yokluklarla savaşmış yöneticiler gibi anılmaz, tarih olursunuz.

Torpil geçmiyor

HAFTA başında beni kızdıracak bazı ithamlar oldu. Güya ben, "Aydın Bey’in torpili" ile yazı yazıyormuşum. Bazı zatlar bu ifade ile şahsıma sataştılar. Yüzüme söylendiğine göre, gıyabımda da böyle düşünenler olabilir.

Doğrusu, ben Hürriyet ailesine Esat Yılmaer’in istek ve önerisi, Ertuğrul Özkök’ün onayı ile dahil oldum.

Aydın Doğan Bey’in forsu geçse, Kelkit ve Gümüşhane’deki bütün akraba, eş ve dostlarını gazete ve televizyonlarına doldurur, bu sayede pestil (pestil: Aganigi-naganigi, padişah macununa eş değer, ince yufka biçiminde kurutulmuş meyve ezmesi türünde çok lezzetli bir yöre yiyeceği) kültürü de İstanbul’a taşınmış olurdu.

Hemen benden pestil istemeyin, adres patron Aydın Doğan’dır; fazla alabilirseniz, bana da gönderin.

Üç oğlumdan hiç olmazsa birinin Galatasaray’da futbol oynaması, en büyük ideallerimden biriydi. Galatasaray’daki bunca etkinliğime rağmen, bu idealim gerçekleşmedi. Bazı işlerde hatır, gönül, torpil işlemez. Öyle olsaydı ben, oğullarımı Galatasaray’da futbolcu yapardım.

Kedinin uzanamadığı ciğer

SON
yıllarda moda oldu; bazı yöneticiler: "Değeri yüksek oyuncular, takımı ve ahengi bozar" gibi abuk-sabuk laflar etmeye başladılar.

Böyle bir olay asla yoktur...

Avrupa’da Beckham, Shevchenko, Ronaldinho, Henry gibi oyuncular, bırakın takım ahengini bozmayı, forma ve reklam gelirleri ile kulüplerini ihya edip şampiyon yapmışlardır.

Türkiye’de Metin Oktay, Cemil, Tanju, Erdal, İlyas, Erhan gibi oyuncular, yüksek transfer ücretleri ile geldikleri takımlarına hava katıp şampiyon olmasını sağlamışlardır.

Bu kedi-ciğer masallarını kimse yutmaz. Lütfen palavralarla insanları uyutmaya çalışmayalım.

Ben, kulüplerimize garanti veriyorum. Ze Roberto’yu getirebiliyorsanız getirin; her maçta arkadaşlarının omuzlarında sahayı terk eder. Hagi’nin yüksek transferle Galatasaray’a gelip bizi başarılara boğduğu gibi, o da ikinci bir Hagi olayı yaşatır.

Ön libero

GÜNÜMÜZDE futbol oyununda "Ön libero" ve "10 numara" diye bir mevki yoktur. Otoritelerimiz (!) insanlara bilmece çözdürüyor.

"Orta saha" oyuncusu vardır: top kendisindeyken hücum yapar, şut, pas ve gol atar. Top rakipteyken savunma yapar, top çalar; sıkışınca geriye ve yanlara top atar. Sadece hücum eden, ofansif orta saha oyuncusudur (Alex-Hagi gibi). Defansif orta saha oyuncusu ise gol atmaz, hücuma kalkmaz, yanlara, kornere top atar (Saidou gibi).

Yabancı hakkını orta sahaya kullanacak takım, Appiah, Ze Roberto gibi oyuncular almalı. Hem gol atarlar, hem de savunma yapıp takımı kurtarırlar.

Alamıyorsanız kendi alt yapınıza yönelin. Menajerlerin tavsiyesi ile yalandan oyuncu alıp, hüsran yaratmayın. Kimse, sizi imkanlarınızın üstünde transfer yapmaya zorlayıp kulüplerinizin geleceğini karartmanızı istemez.

Not: Haftada bir gün yazdığım için güncelin dışında kalabiliyorum. Yazılarımı salı günü teslim ettiğimden, özellikle salı ve çarşamba günü gelişen olaylar için de anlayış bekliyorum.
X