Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gerdeğe girmenin kuralı

BİZİM Başbakan sık sık halk dilini kullanıyor ama galiba ‘başkasının erkekliğine güvenerek gerdeğe girilmeyeceğine’ ilişkin sözü bilmiyor.

Dünkü gazetelerde vardı:

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) TBMM Meclis Grubu’nda konuşurken ABD’ye tarizde bulunarak, ‘Hergün şehit cenazeleri kaldırılırken kimse bizden sabır isteme hakkına sahip değil’ demiş.

Sonra şöyle devam etmiş:

‘Şu gerçek herkes tarafından, özellikle bölgede sorumluluğu olanlar tarafından (kısaca ABD demek istiyor da demiyor) iyi bilinmelidir; Milletimiz bölgenin terörist odaklardan temizlenmesi için etkin adımların atılmasını sizden bekliyor. (...) Bu konuda bizler zamanlamasını iyi yapmak kaydıyla, gereğinin yerine getirilebileceğinin bilinmesini (siz yapmazsanız biz yaparız mesajını veriyor) tekrar burada hatırlatıyoruz.’

Demek ki neymiş?

Sabrımız tükenmişmiş... Eğer ABD kendine düşeni yapmazsa biz yaparmışız. Ama yine de bunun zamanlamasını iyi yapmaya dikkat edermişiz.

Söyleyin Allah aşkına... Kaç kere bu lafları dinledik?

Zaten Sayın Başbakan’ın sabrımız bitti türü laflar etmesinin gerisinde de de ‘Artık bizi ciddiye alın çünkü bu şehit cenazeleri kamuoyunu çok rahatsız ediyor’ yakarışı -yahut sızlanması- var.

Bizi hüzne boğan da işte tam bu nokta, yani bizim ‘stratejik ortak’ filan dediğimiz ABD’nin (hoş onlar artık bu lafı etmiyorlar, çünkü onlar stratejik ortaklığı Mesut Barzani ve Celal Talabani ile kuralı çok oldu) Türkiye’nin çok önem verdiği PKK terörüne hemen hiç ilgi göstermemesi.

Pardon... Gösteriyormuş gibi yapmayı ihmal etmiyorlar. Nitekim isterseniz kısaca anımsatalım:

PKK konusunda bize ilk desteği ABD Genelkurmay Başkanı Org. Richard B.Myers, 7 Mayıs 2003 tarihinde Genelkurmay Başkanımız Org. Hilmi Özkök’e telefon edip ‘Meraklanmayın. PKK’yı da silahsızlandırıp etkisiz hale getireceğiz. Bununla ilgili planlama çalışmalarımız sürüyor’ diyerek verdi(8.5.2003 Milliyet).

Onu ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell’ın 2 Ekim 2003 tarihinde yabancı basın için düzenlediği basın toplantısında, ‘PKK’nın terörist tehdidine karşı çıkılması (...) için elimizden gelen her şeyi yapacağımız konusunda da (Türkiye’ye) güvence verdik’ şeklindeki sözleri izledi.

Yer darlığından kısa keseceğiz. Örneğin ABD Dışişleri Bakanlığı’nın terörle mücadele Koordinatörü Cofer Black 30 Nisan 2004’te, Başkan Bush 26 Haziran 2004 tarihinde NTV’ye verdiği mülakatta, Bush’un o zamanki Ulusal Güvenlik Başdanışmanı Condoleezza Rice 20 Ağustos 2004 tarihinde ABD’de bir düşünce kulübünde yaptığı konuşmada hep aynı şeyleri tekrarladı.

Gerçi Condoleezza Rice bakan olduktan sonra laflar biraz değişti. Başkan Bush da ‘ipe un sermeye’ başladı ama ‘150 PKK’lıyı aradıkları’ türünden haberlere de ‘Yok öyle bir şey’ demediler. Kısaca ‘Türk basını kendi kamuoyunu aldatıyorsa bize ne?’ der gibi baktılar.

O nedenle şimdi ABD’ye ‘gelin şu işi temizleyin yoksa sabrımız kalmayacak’ diye ikide bir boş laf etmektense kendimiz ne yapıyoruz, daha ne yapmalıyız sorusuna yanıt arasak daha gerçekçi olacak.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI