Gerçek ve önyargı

Hürriyet Haber
15 Aralık 2014 - 10:44Son Güncelleme : 15 Aralık 2014 - 10:42

Almanya’da, daha doğrusu Almanların büyük bir bölümünde ‘göçmenlerin’, ‘göçmen kökenlilerin’, yani onlara göre ‘yabancıların’, ‘yabancı kökenlilerin’ ülkeye ve topluma uyum sağlamak istemediği yönünde bir algı var.

Bu yeni bir şey değildir.
Yıllardır süregelmektedir bu.
Nitekim yapılan kamuoyu yoklamaları da bunu çok açık bir biçimde ortaya koymaktadır.
En son Bertelsmann Vakfı adına yapılan bir kamuoyu yoklaması da bunu göstermektedir.
Buna göre, Almanların yarıdan fazlası göçmen kökenlilerin uyum sağlamak için yeteri kadar çaba göstermediği görüşünü paylaşmaktadır.
Almanların yüzde 44’ü göçmen kökenlilerin genelde hep kendi aralarında kalacaklarını düşünmektedir.
Hatta Almanların yüzde 43’ü göçmen kökenliler ile ‘yerli halk’ arasında sürtüşmelerin önümüzdeki dönemlerde artacağı görüşünü bile paylaşmaktadır.
Başka bir kamuoyu yoklamasında da, Almanların yüzde 52’sinin Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un “Artık İslam da Almanya’ya aittir” söylemini paylaşmadığı da ortaya çıkmıştır.
Hatta eski Doğu Almanya sınırları içinde yaşayanlar arasında bu söyleme katılmayanların oranı yüzde 69’a yükselmektedir.
Tabii başta aşırı sağcı Almanya Nasyonal Sosyalist Parti (NPD) ve sağ popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) ile Neonazi çevrelerin açık bir şekilde sürdürdükleri ‘yabancı ve İslam düşmanlığı’, hükümetin küçük kanadı Hıristiyan Sosyal Birlik Parti’nin (CSU), ‘kamuya açık yerlerde ve ailede, yani evlerinde yabancılar Almanca konuşmalı’ şeklindeki yaklaşımları göçmenlere dönük önyargıları körüklemeketedir.
Bazı Alman politikacılarn tutumları ve açıklamaları da...
Ama bilimsel araştırmalara baktığımızda ortaya farklı bir tablo çıkmaktadır.
Yapılan araştırmalar, göçmen kökenli çocuk ve gençlerin eğitim ve mesleki eğitim alanında son yıllarda sistematik olarak olumlu bir gelişme kaydedildiğini göstermektedir.
Hem de dışlamalara rağmen...

* * *

Önceki hafta Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği’nde düzenlenen bir resepsiyon vardı.
2005 yılında Türk kökenli öğrenci ve akademisyenler tarafından Köln’de kurulan TD-Plattform Derneği’nin yıl sonu vesilesiyle verdiği bir resepsiyon.
Almanya’nın çeşitli kesimlerinden 300’e yakın genç insan katıldı.
Kızlı-erkekli...
Hepsi de pırıl pırıl...
Hepsi de davranışlarıyla, konuşmalarıyla ve başarılarıyla “Biz buralıyız”, “Bizim geleceğimiz burada”, “Bu ülkenin geleceğini birlikte şekillendireceğiz” diyordu adeta.
Hiçbirinin de öyle ‘uyumsuz’ bir havası yoktu.

* * *

Geçen hafta Berlin Teknik Üniversitesi’nde bir etkinlik vardı.
İstanbul-Berlin ‘kardeş kent’ ilişkilerinin 25’inci yıl dönümü vesilesiyle düzenlenen bir etkinlik.
Türk kökenli kızlı erkekli öğrenciler de oradaydı.
Hepsi de pırıl pırıl...
İnşaat Mühendisliği bölümünde okuyan Türk kökenli iki genç kızla sohbet ettim.
Yaşamlarından da, çevrelerinden de, başarılarından da memnunlardı.
Miss Turkuaz güzel Özlem Güneş’in dünyanın en güzel 15 kızı arasında yer aldığı Miss Intercontinental 2014 yarışmasına bakıyorum.
Gurur duyuyorum.
Alman İkinci Televizyonu (ZDF), Yıldıray Cengiz’in yarattığı ‘Miss Turkuaz’ yarışmaları için “Almanya’daki Türklerin amiral gemisi” diyor.
Bild gazetesi “Uyum bu kadar güzel olur. Onlar güzel, onlar zeki, onlar Almanyalı Türkler” diyor.

* * *

İşte Türk kökenlilerin güzel ve yeni yüzleri...
Hepsi de uyumlu.
Hepsi de adeta “Biz Almanyayız” diyor.
Hem iyi derecede Almanca kunuşuyorlar, hem de Türkçe.
Hem Alman külütürünü hem de Türk kültürünü özümsemişler.
İşte, “Türkler uyum sağlamak istemiyor” diye düşenenlere en iyi yanıtı çok dilli, çok kültürlü bu gençler veriyor.
Vermeyi sürdürecekler de...

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı