"Ayçe Bükülmeyen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ayçe Bükülmeyen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ayçe Bükülmeyen

Gerçek bir güneş savaşçısı

Gerçek bir vizyoner, insanlığın iyiliğine yönelik hayallerini ticari çıkarlarından üstün tutan yüksek karakterli bir bilim adamı ve cesur yürekli bir girişimci olan Kasım Kutlu, yıllardır güneş enerjisinin yaygınlaştırmak için uğraş veriyor. Fakat ağır yönetmelikler, teşvik eksikliği ve ilgisizlikler karşısında istenilen noktaya bir türlü gelinemiyor.
Bizimki kadar güneşli bir ülkede hala güneş enerjisinin kullanılmamasını anlamak mümkün değil.

Kasım Kutlu’nun firması da Türkiye’deki ilk güneş pilini yapmalarına, AOSB’de güneş ve rüzgardan elektrik enerjisi üreten sistemleri kurup İzmir’de ilk kez hibrid olarak iki enerji kaynağından da elektrik üretmelerine rağmen hakettikleri değeri görmüyor. Yine de bu yöndeki araştırma ve çalışmalarından vazgeçmeyen Kasım Kutlu, Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Kampüsü’nde kurdukları güneş ve rüzgardan elektrik enerjisi üreten hibrid sisteminin elektrikli otomobil şarj istasyonuna çevrilmesi konusundaki çalışmalarına devam ediyor. Bana göre o gerçek bir güneş savaşçısı...

Gerçek bir güneş savaşçısı

BRÜLÖRLERDEKİ FOTOSELLERİ PİLE ÇEVİRDİM
- Nasıl bir eğitim aldınız?

- Rizeliyim. Köyümüzde ilkokulu bitirdim. Ortaokul ve liseyi dışarıdan bitirdim. İzmir’e gelmiştim, Çınarlı’da mesleki kurslara gittim. Aynı anda radyo tamircisinde çalışıyordum. Hem pratik, hem de teorik yapma imkanım oluyordu.
- Güneş enerjisiyle ilk tanışmanız nasıl oldu?
- Sanat okulunu bitirdikten sonra brülör tamirciliğine başladım. Brülörlerdeki fotoselleri inceleyip bu güneş pillerini kesip cam tüplere koyup satmaya başladım. O zaman çok para kazandım.

Gerçek bir güneş savaşçısı

FABRİKA KURACAKTIK AMA OLMADI
- Türkiye’de güneş pili yapan ilk firma siz misiniz?

- Bırakın yapmay, Türkiye’de o zaman bunları bilen yoktu. Sonra Amerika’ya gittim, Nasa’da güneş pillerini inceledim. Oradaki bir firmadan ilk güneş panellerini getirdim 1978’de. Sonra İtalya’dan da getirdim.
- Peki sonrası nasıl gelişti?
- 90’lı yıllarda bu konuda çok çalıştım. En ucuz enerjinin güneş enerjisi olduğunu söylüyordum. Hatta o zaman bir güneş paneli fabrikası kuracaktık, fakat olmadı. Sonrasında da bazı firmaların panelleri Çin’de ürettiklerini öğrendim.

BULUT DA OLSA YETERLİ ENERJİ VERİRİ
- Bu kadar erken başlamışsınız. Fakat bunca yıldır biz güneş enerjisi konusunda bir türlü ilerleyemedik. Neden?

- Türkiye’nin güneş enerjisi bakımından avantajı tartışılmaz. Avrupa ülkelerinde bizdeki kadar güneş olmasa da her yerde güneş panelleri var. Kızım Burcu ile İngiltere’ye gittiğimizde oradaki firma sahibi ‘Güneşin pırıl pırıl parlamasına gerek yok ki, bulutların arkasındaki güneş bile enerji üretmek için yeterli’ demişti.
- Kaldı ki bizde güneş zaten pırıl pırıl. Sorun ne peki?
- Çünkü maliyet çok fazla. Kendini en az 15 yılda amorte edebiliyor. Bizim ülkemizde çok pahalı çünkü yerli üretim olmadığından devlet teşvik vermiyor. Ayrıca Türkiye’de bu enerjiyi taşıyacak hatlar henüz mevcut değil. Altyapı yok.

Gerçek bir güneş savaşçısı

DPT PLANLARINDA VAR AMA KİMSE İLGİLENMEK İSTEMİYOR
- Güneş enerjisinin yaygınlaşması için ne olmalı peki?
- Bir kere mevzuatlar çok karmaşık ve yorucu. Mutlaka kolaylaştırılması ve düzenlenmesi gerekiyor. ‘96’da güneş pili çözümdür demiştim, bugün gelinen nokta da bu söylediklerim oldu. Ege’de Atatürk Organize Sanayi’deki işletmemiz Tedaş’tan onay alan ilk yerdir. Fakat hala güneş enerjisi gerektiği gibi yaygınlaşamadı. Çünkü güneş enerjisinin yeterli lobisi yok. Oysa DPT’nin 5 yıllık planlarında da yer alıyor. Belediyeler ilgilenmiyor, kimse taşın altına elini koymuyor.
- Siz bunun yerine başka şeyle ilgilenseydiniz holdinginiz olurdunuz herhalde. Başka neler yapıyorsunuz?
- Ben bunlarla ilgilenirlen 35 yıllık şirketimi çocuklarıma devrettim. Su, jeotermal, elektrik enerji işleri yapıyoruz. Sarayköy’deki jeotermal boruları döşedik. Sudan elektrik elde etmek için özellikle de Karadeniz’de kullanılabilecek sistemler geliştiriyoruz. Ben ayrıca Dokuz Eylül kampüsündeki Kosgeb tesislerinde aldığım destekler ve genç mühendis arkadaşlarımla bu projelerime devam ediyorum.

Gerçek bir güneş savaşçısı

ARABA 150 KİLOMETREDE 4 LİRA YAKIYOR
- İzmir’deki ilk elektrikli araç da sizinmiş..
- Evet zaten sadece 4 kişide var. Ben 2 yıl önce üretici firmadan elektrikli araba olarak aldım. Ama benim ömrünü tüketmiş araçların motorlarını sökerek elektrikli hale getirip kullanmak diye de bir projem var. Zaten bunun benzeri Almanya’da yapılıyor.
- Şimdi belediye de elektrikli araç şarj istasyonları yapıyor.
- Bu biraz sosyal sorumluluk projesi gibi. Elektrikli araçların yaygınlaşması yönünde iyi bir adım. Çünkü her gün kullanıp, 100 kilometre üzerinde yol yapıyorsanız benzinli araçlara göre yüzde 90 daha karlı. Sadece bir akü kurulum ve sabit gideri var. Menzili de 100-150 kilometre.
- Ne gibi avantajları var elektrikli arabaların?
- Bir kere baştan yüzde 35 daha ucuz. ÖTV’si yok, motorlu taşıt vergisi yok, pulu, vizesi yok. Fakat uzun yolculuklarda kullanmak mümkün değil çünkü gittiğiniz yerde şarj istasyonu bulmanız gerekli. Önümüzdeki yıl 10 ayrı araba firması daha elektrikli araba çıkarıyor. Aslına bakarsanız eskiden troleybüsler vardı ya işte bunlar da elektrikliydi. Zaten ilk araçlar elektrikliymiş, petrol hırsı yüzünden benzine dönülmüş. 150 kilometrede 4 lira yakıyor sadece akü kirası var aylık 80-125 euro civarı ki bu da düşecek.

YABANCILAR, ‘SİZDE GÜNAH MI’ DİYE SORUYOR
- Bunca yıl ürettim, yaptım ama karşılığını alamadım diye hayıflanıyor musunuz?
- Hiç. Bana göre ben zaten cennete gittim. Üretmek ve yapmak hiç sorun değil. Fakat nedense hem devletimiz ,hem de halkımız araştırıp, sorgulamıyor. Daha ucuzu, daha sağlıklısı varken neden daha pahalısı ve zararlısını tercih ediyoruz anlamak mümkün değil. Zaten yabancılara da nedenini anlatamıyoruz. ‘Sizde güneş enerjisi günah mı?’ diye soruyorlar.
- Bundan sonrası için hayaliniz ne?
- Birgün güneş doğacak diye umuyorum. Hükümetimiz de güneş enerjisinin değerini anlayacak, mevzuatları, yönetmelikleri hafifletecek. Teşvikler verecek ve hem maddi, hem de çevre açısından büyük kazançlar sağlayacağız.

X