Dünya Haberleri

DÜNYA

    Genetik eseri sporcular

    Hürriyet Haber
    03 Eylül 2000 - 00:00Son Güncelleme : 03 Eylül 2000 - 00:01

    Yakında pistlerde genetik değişime uğramış sporcular göreceğiz. Bakalım Olimpiyat Komitesi bu yeni dopingle nasıl başa çıkacak?

    Vücudun zaten ürettiği hormonların salgısını arttırarak doping yapan süper-sporcular yakında pistlerde görülecek. ‘Genetik manipülasyon ürünü’ bu sporculara göz yumulacak mı? Yoksa, genetik doping yapanlar nasıl yakalanacak?

    21. yüzyılda stadlarda, pistlerde yarışacak sporcular tam anlamıyla ‘insan’ mı olacak yoksa bio-değişime uğramış, genetik mühendislerinin yarattığı süper atletler mi?

    Fransa'nın Troyes Bioteknoloji Enstitüsü Genel Müdürü Gerard Dine dünyanın dikkatini ‘genetik manipülasyona uğramış sporcular’ konusuna çekiyor ve, Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin mücadele etmeye çalıştığı EPO türünden doping ilaçlarının ‘çocuk oyuncağı’ olduğunu, gelecekte yapılacak genetik-dopingleri teşhis etmenin bile mümkün olmayacağını söylüyor.

    Eritropoietin (EPO), 1980'li yıllarda piyasaya çıkan, genetik mühendislerinin yarattığı ilk ürünlerden biri. Böbreklerin salgıladığı (günümüzde laboratuvarda da suni olarak elde edilebilen) EPO hormonu alyuvar üretimini arttırıyor. Daha fazla alyuvar, kanda daha fazla oksijen, daha fazla oksijen de daha güçlü ve dayanıklı kaslar demek. EPO'yu sporcular doping maksadıyla kullanıyor. Ve EPO kanda tabii olarak da mevcut olduğu için, yapılan testlerde sporcunun doping yapıp yapmadığını anlamak çok zor oluyor.

    BUZDAĞININ GÖRÜLEN KISMI

    İşte Fransız araştırmacı bu noktada otoritelerin dikkatini çekmeye çalışıyor: EPO buzdağının sadece görülen kısmı. Artık (doping yapan) sporcular EPO'yu daha da etkili hale getirmek için büyüme hormonlarıyla hatta omuriliğe etki yaparak alyuvar ve akyuvar üretimini arttıran Interlökin-3 maddesiyle birlikte kullanmaya başladılar. Yakında daha da etkili yeni doping hormonları da ortaya çıkacak.

    DOPİNG Mİ DEĞİL Mİ?

    Genetik laboratuvarlarında araştırmaları süren ve hayvanlar üzerinde test edilen yeni ürünler de doping olarak kullanılabilecek. Mesela, IGF-1 adı verilen madde kas yoğunluğunu arttırırken, MGF hormonu farelerde kasları tamir edip güçlendiriyor. Maymunlar üzerinde yapılan çalışmalarda tabii EPO salgısı 10 hatta 20 katına çıkarıldı. Yanık tedavisinde kullanılan hücre teknolojileri de belirli sporlar için belirli kasları güçlendirme imkanı veriyor.

    Bu açıklamalardan sonra, Cybersciences dergisindeki makalenin yazarı Philippe Gauthier soruyor:

    Uluslararası Olimpiyat Komitesi bütün bu genetik müdahaleleri doping olarak mı kabul edecek? Ederse, vücudun zaten salgıladığı hormonları kullanan suçluları nasıl yakalayacak? Etmezse, sporcuların madalya aşkıyla hormonlarıyla oynayıp sağlıklarını mahvetmeleri nasıl önlenecek?

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı