Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Genelkurmay'dan bilgilendirme telefonu

    Hürriyet Haber
    03.01.2002 - 00:00 | Son Güncelleme:

    GENELKURMAY Başkanlığı Basın Daire Başkanı Kurmay Albay Halil Kalkanlı aradı.Geçen hafta kaleme aldığım ve Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun Irak'a olası bir müdahaleyle ilgili açıklamalarını yanlış bulduğumu ifade ettiğim yazımla ilgili bir miktar sohbet ettik. Albay Kalkanlı, bir tekzip amacıyla veya düzeltme yapılması amacıyla değil, bilgilendirme amacıyla aradığını belirtti ve ‘‘Komutanımızın görüş bildirdiği konu ulusal güvenlikle ilgilidir ve ulusal güvenlik konularında Genelkurmay Başkanımızın görüş bildirmesinden daha doğal ve doğru bir şey yoktur’’ dedi. Ben de kendisine ‘‘Elbette bu konularda konuşma konusunda Genelkurmay Başkanı'ndan daha yetkili kimse yoktur. Elbette ki, bu konuda resmi bir politika oluşturulmasında Genelkurmay'ın görüşü büyük önem taşır. Ben Genelkurmaş Başkanı'nın görüş sahibi olmasını değil, bu görüşleri hükümet yerine basına açıklamasını eleştirdim’’ dedim. Ve ekledim: ‘‘Ben bunların devletin tepesinde konuşulup karara bağlanmasından ve daha sonra başbakan veya ilgili siyasiler tarafından kamuoyuna duyurulmasından yanayım. Çünkü arada görüş ayrılıkları olursa, bu hem siyaseti, hem orduyu yıpratıyor. Başbakan Genelkurmay ile aynı fikirde olmazsa siyasetçi askeri takmadı oluyor, aynı görüşü paylaşırsa bu kez de asker bastırdı hükümet kabul etti oluyor. Bu da özellikle yurtdışından bakıldığı zaman demokrasimizin görüntüsünü bozuyor.’’Albay Halil Kalkanlı, ‘‘Öyle düşünmeyin. Tam aksi bir düşünce de geçerli olabilir. Bakın aynı günlerde hem Sayın Cumhurbaşkanı, hem Sayın Başbakan, hem de Sayın Genelkurmay Başkanı aynı yönde görüş belirttiler. Bu da devletin en tepesinde uyum olduğunu gösterir’’ dedi. Ben de, ‘‘Orası öyle ama ya bu uyum olmasaydı. Ben kendi payıma askerleri bürokrasinin bir parçası olarak görüyorum. Sivil bürokraside en yüksek makam Başbakanlık müsteşarı, asker bürokraside ise en yüksek makam Genelkurmay Başkanlığı, şimdi Başbakanlık müsteşarı da çıkıp bir açıklama yapsa doğru olur mu?’’ dedim. Halil Kalkanlı ise, ‘‘Ama bu konu ulusal güvenlikle ilgiliydi. Komutanımız herhangi bir konuda görüş bildirmedi ki’’ dedi. Epey konuştuk. Albay Kalkanlı, ‘‘Bu bir düzeltme talebi değildir. Yazın diye aramadım’’ diye ısrarla belirtti. Tarz ve tavır çok hoşuma gitti. Herhangi bir AB ordusunun ilgilisi de, herhangi bir AB ülkesi gazetecisini ancak bu tarzda bilgilendirebilirdi. NOT: Açıkça söylenmedi ama anladığım kadarıyla, Kıvrıkoğlu'nun Irak beyanatı, devletin zirvesinde kararlaştırılmış bir plan dahilinde gerçekleşmiş.Kıvrıkoğlu'nun ‘orijinal’ beyanatıGENELKURMAY Başkanı Kıvrıkoğlu'nun Afganistan'a yapılacak bir kara harekátının süresi konusunda yanıldığını yazmıştım. Albay Halil Kalkanlı bu konuda da bilgi verdi ve bununla ilgili olarak genel bir yanlış anlamayı da gidermemi rica etti. Ben Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun Afganistan'a yapılacak bir harekát 30 yıl sürer, ABD batağa saplanır şeklinde basına yansıyan beyanatlarını ‘‘kötü bir öngörü’’ olarak değerlendirmiştim. Albay Kalkanlı, Genelkurmay Başkanı'nın 29 Ekim Resepsiyonu'nda gazetecilerle yaptığı sohbetin basına yanlış aksetmesinden dolayı öngörüsünün yanlış olduğu yolunda bir izlenim doğduğunu söyledi ve Genelkurmay Başkanı Kıvrıkoğlu'nun 29 Ekim'de gazetecilere verdiği beyanatın tam metnini yolladı. İşte Genelkurmay Başkanı'nın sözleri:‘‘Afganistan'a büyük kara birlikleri ile girmek, ABD'nin Vietnam'da yaptığı veya Rusya'nın Afganistan'da yaptığını tekrarlamak doğru değildir. Bu bataklığa girmek gibidir. Yüz binlerce asker götürseniz bile orası bunları yutar. Doğru hareket tarzı şudur. Bir yandan hava harekátı ile Taliban unsurları yıpratılırken, diğer yandan Kuzey İttifakı'na istihbarat, teçhizat, eğitim, silah ve mühimmat desteği verilmelidir. Kuzey İttifakı belirli bir gelişme gösterdikten sonra sınırlı sayıda özel birliklerle, hassas istihbarata dayalı nokta operasyonları yaparak devam edilir. Ne zaman ki yönetim değişir, demokratik bir rejim kurulur, o zaman Afganistan'a gidecek barış gücü içinde daha kapsamlı yer alınması hususu ayrıca değerlendirilir.’’Açıkçası benim gazetede okuduklarım bunlar değildi. Benim de, o haberleri okuyan herkesin yorumu da bu sözlere değil, o haberlere dayalıydı. Bakalım o sözleri bize aktaran gazeteciler ne diyecekler!NE ZAMAN ADAM OLURUZ?Gırtlağa kadar kompleks içinde yaşayan zavallılar, kompleksiz insanlara sövmeyi marifet zannetmediği zaman.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı