Genelevin raconu

Gülden AYDIN
24.10.1997 - 00:00 | Son Güncelleme :

Aysel Firmalı, kitabının ilk bölümünde ‘‘Nasıl o... olunur?’’ sorusunu cevaplıyor. ‘‘Başlıca bilinen neden eğitim noksanlığı. Buna bağlı olarak meslek sahibi olamama, dolayısıyla ekonomik özgürlüğün olmamasıdır’’ diyor. Ekonomik özgürlüğü olmayan kadının istemediği evliliğe zorlanmasını da fahişe olmanın başlıca nedenlerinden sayıyor. Hele resmi nikah yerine dini nikah tercih edilmişse, kocada alkol, uyuşturucu ve kumar alışkanlığı varsa... ‘‘Evi terk eden kadını kurtlar sofrası, yani pusudaki sektör çabuk bulur. Telekız, pavyon, bar ve genelev kadını böyle oluşur.’’ Aysel Firmalı, kadın sığınma evlerinin çoğaltılacağına kapatılmasını da eleştiriyor.

Bugün yoksulluk içinde de olsa, önce kendi bedeninden, patron olduktan sonra da başka kadınların bedenlerinden para kazandığı günleri hiç özlemiyor. Aysel Firmalı için o dipsiz kuyudan kurtulabilmek bir mucize. ‘‘Üstelik bunu bir erkeğin, kurtarıcının yardımı olmadan, kendim başardım.’’ Kendisinin bir istisna olduğunu, bunun genelev kurallarını bozmadığını söylüyor. ‘‘Çünkü genelev fahişesini mafya, Emniyet, dost (Pe...) çembere alıyor.’’ Çember bununla da kalmıyor. ‘‘Komşular, esnaf, şoför, sağlıkçılar...’’ Bu çember, genelev kadınlarının pembe hayaller kurmasını engellemiyor: Emekli olmak, Hacca gitmek, ev almak gibi... Firmalı, devlet elini uzatmadıkça, daha doğrusu elini çekmedikçe bunun mümkün olmadığını söylüyor. Peki binlercesini nasıl bir son bekliyor? Firmalı'nın cevabı çok kesin. ‘‘Dilencilik ya da kör kurşunla ölmek. Çok nadir de olsa genelev mafyasından katil bir patronla birlikte olmasının karşılığı başını sokacak bir ev sahibi oluyor.’’ Yıllarca çalışıp müşterinin yatağa attığı paralar ise kendilerinin olmuyormuş, hiçbir zaman. Firmalı, ‘‘Olamaz da. Sistem böyle kurulmuş çünkü’’ diyor.

HEDEFİ VAKIF KURMAK

‘‘(...) Kurmak teşebbüsünde bulunduğum, izin verilmediği ve de ölümle tehdit edildiğim için dokuz ay bekledikten sonra kapattığım Hayat Kadınlarını Eşcinselleri Koruma Yardımlaşma ve Islahını Teşvik Derneği'nin açılması için izin beklediğim 1995 yılının Aralık ayında, 9 Eylül Üniversitesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan bir davetiye aldım. (...) O günkü konuşmamın konusu AIDS olmasına rağmen, bir profesörün gazetelerde okuduğum bir demecine cevaben yaptığım bir konuşma olmuştu bu. Profesör, polis teşkilatını çürük elmalara benzeterek şu sözleri söylüyordu. Sağlam elmaların içinden çürük elmaları ayırmak meseleye çözüm değil zarar verirdi. Fakat bu çürümüşlüğün önemli ölçüde giderilmesi ancak yasalarda yapılacak köklü reformlarla gerçekleşebilirdi.’’

Yıllar önce kurma girişiminde bulunduğu, fahişelerin büyük ilgi gösterdiği derneği, genelev mafyasının tehdit ve baskıları nedeniyle bir türlü resmileştiremedi. Aysel Firmalı bugün vakıf kurmak istiyor. Bu nedenle, kitabının çok satmasını diliyor. Genelev kadınlarına bir vakıf kurmak için alınteriyle para kazanmayı amaçlıyor. Çektiği yoksulluktan kurtulmak için de istiyor bunları. ‘‘Sigara ve ekmek paramı, kızımın tahsil masrafını karşılayabilmek istiyorum’’ diye devam ediyor.

Vakıf kurmayı hayatının birinci hedefi olarak görmesinin nedenini şöyle açıklıyor. ‘‘Fahişelere mutlaka sosyal yardım gerekiyor.’’ İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, seçildiği günlerde ‘‘Bu kadınlar ayrılsınlar, ben iş vereceğim’’ dediğini, ama yalan söylediğini anlatıyor. ‘‘Ben iş istedim, neden bulmadı? Cevap bile vermedi. Kurulan vakıfla fahişeler, çocukları ve kendileri için, gelecekte bir küçük garanti sağlama savaşı verecek.’’

Bu vakfa genelev patronları ve mafyası nasıl bakacak? Aysel Firmalı umursamıyor. ‘‘Vicdanımı rahatlatmak istiyorum. Patron olarak onları sömürdüğüm için değil, insan olduğum için. İnsanın meta olduğunu kabul etmiyor aklım. Onun için. Benim ve başkalarının çektiği bu acıları yaşamayanlar anlamaz.’’

Aysel Firmalı, ölümlere de tanık oldu. Rekabet nedeniyle ya da akrabaları tarafından bulunup namus uğruna öldürülen kadınlara. Patron olduğu yıllarda, çalıştırdığı kadınlardan dördünü evlendirdi. ‘‘O asil ve cesur yürekli erkekler, çevre baskısını göğüslediler’’ diyor, saygıyla.

POLİS VE HARAÇ

‘‘Bir Hayat Kadınının Anıları’’ kitabında polisle ilişkileri büyük yer tutuyor. Çünkü polis, sağlıktan kimlik kontrolüne, karakola alınacak bilgisayardan fahişenin nakil işlemine kadar birçok alanda karşılarına çıkıyor. Elbette bütün bunların bir de faturası oluyor! ‘‘Başarılı bir genelev patronu olabilmek için bazı şartları ve kuralları kabul etmenin dışında, insanı insan yapan değerlere de veda etmek zorundasınız’’ diyor Firmalı. Patron olduğunda, polise rüşvet vermeyi, genelev mafyasının tehditlerine maruz kalmayı ve savuşturmayı öğrenmiş, Firmalı. ‘‘O’’ dünyada patron olduktan sonra iki şart ve dört kuralı da öğrenmiş. Şartlar, kadını borç para vererek borçlandırmak ve dost tutmasını sağlamak. Kurallar ise kadının polisten dost tutmasına engel olmak ve lezbiyenleri diğer kadınların yanında çalıştırmamak (Kitaptan öğreniyoruz ki, lezbiyen ve travestiler ayrı evlerde çalışırlarmış). Üçüncü kural, fahişe eğer dostuyla birlikte başka bir şehirden gelmişse, yabancı dostun yeni evin çete grubuna dahil edilmesi. Ama erkek buna karşı çıkarsa dördüncü kural devreye giriyor. ‘‘Bu dosttan kurtulmak amacıyla kadına telkin, yönlendirme, baskı, başka erkekle tanıştırma şeklinde etki yapılır. Dışarıda ise dosta para teklifinden tutun da kadını bırakması için her türlü yıldırma politikası uygulanır. Dayak, yaralama gibi...’’

Aysel Firmalı, genelev patronlarının bu iş için özel adam beslediklerini söylüyor. Böylesi adamlar, verilen görevi yaptıktan sonra cezaevinde krallar gibi bakılırmış, çıktığında yeni suçlar işleyebilsin, diye. Aysel Firmalı'nın anlattıkları, polisin bu tür işlerde nasıl rol aldığını da gösteriyor. ‘‘Teslim edilmeye kıyılmayan, çok özel kıymetli adamlara -ki bunlar daha büyük işlerde kullanılır- polis yol verir. Böyle hallerde kesenin ağzı biraz daha açılır. Tabii bunlar çalışacak genç, güzel, iş yapan kadınlar için olur.’’

Borcum hiç bitmedi ki...

‘‘ (...) Adam sordu, adın ne, nerelisin? Bu işte çalışan kadınların takma adı oluyor. Senin gerçek adın ne? Lale, takma adını söyledi adama. karnım burada doyuyor, demek ki buralıyım, diye ilave etti. Gerçek adım, nereli olduğum hiç önemli değil. Ben, ben gibi değilsem, diye düşünürken. (...) Adam, bağışla ve yanlış anlama, benimki sadece merak. Burada çalışan kadınların yaşamını hep merak etmişimdir. Neyini merak ediyorsun ki? Buradaki yaşamım, yaptığımız iş ortada, dedi Lale. Sen buraya neden geldin? Benimle birkaç dakikalığına sevişmek için değil mi? Diğer erkekler de bu sebeple geliyorlar. İstisnalar hariç tabii. Mesela geçen gün gelen müşteri, bana komşusunun karısına benzediğim için gelmiş. Bu istisnadır. Neden takma isim kullandığımı soruyorsun. Bizim buranın dışında da bir yaşantımız var. Ve dışardaki insanlar bize iyi gözle bakmıyor. Vebalıymışız gibi bizden kaçıyorlar. Bir kafeteryada oturduğumuz da veya buna benzer herhangi bir yerde bizi buradan tanıyanlar birbirine fısıldıyor. Bizi göstererek, bu kadın genelevde çalışıyor, o... diye. Daha da ileri gidenler oluyor. Adam masadan kalkıyor, senin yanına geliyor. Suratında yılışık bir gülümsemeyle.’’

‘‘ (...) Adam üzülmüştü. Bir başka memlekette, neden başka iş yapmıyorsun, dedi. Lale, başka bir mesleğim yok, tahsilim de. Ne iş yapabilirim? Bizimki böyle gelmiş, böyle gider, boş ver, dedi. Adam tekrar sordu, kaç yıldır bu işte çalışıyorsun? Onbeş yıl oldu, dedi Lale. Hiç para biriktirmedin mi, diye sordu adam. Lale, hiç borcum bitmedi ki para biriktirebileyim, dedi. Kime borcun var, patrona mı, diye sordu adam. Lale bezgin bir tavırla, evet ama yalnız patron olsa neyse. Herkese borcumuz var bizim, diye söylendi. Aldığı avansı patrona faiziyle, özel faizcilerden aldığını yüzde 100 faizle faizciye, baktığın çocuklarına, eğer biliyorlarsa kardeşlerine, anana, babana, kerhanenin esnafına, kahveci, bakkal, butik, kuaför, lokanta gibi esnaflara, taksicilere, kapıda görevli bekçilere, patron vekiline, işçiye, kahvede bekleyen dostuna, selam verdiğin her insana borcun vardır bu alemde. Sana kalan para harçlık bile olmaz. Nasıl biriksin?’’

(...) Müdürle tanışmamızın üzerinden birkaç gün daha geçmişti. Ben evime gitmeyerek, genelevde kalan kızları paydostan sonra arabayla, çorba içmeye götürüyordum. Bazen de arabayla dolaşırken bira içerdik. Yine böyle bir izin günü gecesi idi. Arabada ikişer kutu bira içtikten sonra, şehrin içindeki çorbacıya gittiğimizde, çok kalabalık olduğunu gördük ve rahatsız olmamak için inmedik. Herkes bizi tanıdığı için, laubali bakışlardan rahat edemiyorduk. Şehrin birkaç kilometre dışında, otobüslerin mola verdiği lokantalardan birine gitmeye karar vererek şehir dışına yöneldiğimizde şoförüm, abla Emniyet müdürünün arabası şehirden beri bizi takip ediyor, diyerek beni haberdar ettiğinde ben, Allah Allah, acaba neden takip ediyor, diye düşündüm.

(...) Arabaya gelince bana, abla müdür arabada, seni çağırıyor, dedi. (...) Sana izin vereceğim, dediğinde size minnet borcum olur müdürüm, teşekkür ederim, dedim. O, devam etti. Paranın yarısını isterim. Ayrıca güzel kız geldi mi beni haberdar edersin. Ben, tabii müdürüm, hay hay diye cevapladım. Emniyet müdürü, pazartesi gel. Gelirken de biraz para getir, dedi. (...)

Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Koç Burcu
    21 Mart - 20 Nisan

    Kişisel farkındalığınızı arttıracak, bilgi kazanmanızı sağlayacak, ama bu esnada bütçenize çok fazla zarar vermeyecek şeyler planlamalısınız. Tüm...Koç Burcu - Bugün

    Boğa Burcu
    21 Nisan - 20 Mayıs

    Başarınızı diğerleriyle de kutlayabilirsiniz. Bilgi toplamalı, bilgilerin gerçekliğinden emin olmalı ve başladığınız işleri bitirmelisiniz. Fark yaratmak istiyorsanız,...Boğa Burcu - Bugün

    İkizler Burcu
    21 Mayıs - 20 Haziran

    Evinizde ve özel ilişkilerinizde yapacağınız değişiklikler duygusal anlamda istikararı sağlayabilir. İş birliğine açık olmanız durumunda, evinizi veya yaşadığınız yeri...İkizler Burcu - Bugün

    Yengeç Burcu
    21 Haziran - 22 Temmuz

    Önemli detayları atlamadığınızdan emin olun. İstediğinizi açık açık ortaya koymak işe yarar çözümler üretmenizde size yardım edebilir....Yengeç Burcu - Bugün

    Aslan Burcu
    23 Temmuz - 23 Ağustos

    Duygusal anlamda motive bir gündesiniz. Yanlış nedenlere dayalı değişiklikler yapmak doğru olmayabilir. Olayları doğru değerlendirmeli, daha alçak...Aslan Burcu - Bugün

    Başak Burcu
    24 Ağustos - 23 Eylül

    Sahip olduğunuzdan daha fazla paranız varmış hissine kapılmayın ve aşırı harcamalardan kaçının. Sizi motive eden kişilerle görüşebileceğiniz bir hafta...Başak Burcu - Bugün

    Terazi Burcu
    24 Eylül - 23 Ekim

    Bu hafta sonu, önemli kişisel değişiklikler yapmanız durumunda kendinizi çok iyi hissedebilirsiniz. Sizi bekleyen güzel bir gelecek varken lüzumsuz...Terazi Burcu - Bugün

    Akrep Burcu
    24 Ekim - 22 Kasım

    Dış etkilere bağlı duygusal durumlarla uğraşabileceğiniz bir hafta sonundasınız. Bazı kişilerin yapacağı son dakika değişiklikleri sizi asıl uğraşmanız gereken işlerden...Akrep Burcu - Bugün

    Yay Burcu
    23 Kasım - 21 Aralık

    Duyduğunuz her şeye inanmamalısınız. Belli anlaşmalar yapmadan ya da bazı sözler vermeden önce, kendi araştırmanızı bizzat yapmanızda fayda var. Bu hafta sonu, elinize...Yay Burcu - Bugün

    Oğlak Burcu
    22 Aralık - 20 Ocak

    Endişelerinizi dile getirerek olaylara netlik kazandırabilir ve doğru kararlar alabilirsiniz. Eviniz ve ailenizle bağlantılı konularla ilgilenirken daha sorumlu davranmalısınız....Oğlak Burcu - Bugün

    Kova Burcu
    21 Ocak - 18 Şubat

    Çok fazla bilgi paylaşımı size ters şekilde geri dönebilir ve size bazı bedeller ödetebilir. Bu hafta sonu, sevdiğiniz kişilerle ilişkilerinizi...Kova Burcu - Bugün

    Balık Burcu
    19 Şubat - 20 Mart

    Bu hafta sonu, bazı işleri ele alış veya uygulayış biçiminizi ya da bilgi edinme ev haber alma yöntemlerinizi gözden geçirebilirsiniz. Bu sayede kendinizi...Balık Burcu - Bugün