"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Gene Mozart!

OKURLARIMDAN bazıları gene mi Mozart diye soracaklar.

BBC Music(*) ayrıntılı bir Mozart dosyası hazırlamış.
Hem bilenler hem bilmeyenler için. (O derginin yayımlandığı İngiltere’de Mozart’ı bilmeyenler var mı acaba?)
Mozart’ın Dehası başlığı altında, onun müziğinin, kişiliğinin bütün yönleri ortaya konulmuş.
Bir dehanın her şeyinin dinleyiciye sunulduğunu yazan bölümde bir cümle beni şaşırttı: Mozart’ın karanlık tarafı da sergileniyormuş.
Çok ayıpladım(!) bu dergi editörünü! Bir dehanın karanlık tarafı olur mu?
Andante’den rica edeceğim, o satırları ayıklayarak dergide yayınlasın.
Dosyada ayrıca en iyi icralar da yer alıyor.
Benim ilgilendiğim bölüm, Mozart ve Ben başlığını taşıyor.
Ünlü müzikçiler düşüncelerini söylemişler.
Bir fotoğrafı da yazmadan geçemem.
Genç, güzel bir kız keman çalıyor -tabii ki Mozart- yanındaki şirin köpecik de ayağa kalkmış, kulaklarını dikmiş, onu dinliyor.
¡ ¡ ¡
BAŞKA konudan söz edecektim ama gene Mozart’a dalıp gittim.
Birlikte anılan adlar...
Mozart denince Salieri, Salieri denince de Mozart’ı anmak artık bir gelenek.
Mozart’a yer verdikleri bu sayıda Ayın Bestecisi olarak kim seçilmiş? Tahminde zorlanmazsınız.
Elbette Antonio Salieri.
Nadir Nadi, Salieri’nin besteleri için bir gün şöyle demişti:
“İlk notalarda Mozart sanıyorum, daha sonra ondaki derinliği bulamıyorum.”
Tanıtımın başında, sanki kulağımızı Salieri’ye kaptırmayalım diye, Milos Forman’ın Amadeus filminden bir diyalog koymuş. Peter Shaffer’in oyunundan çekilen filmde; “İtiraf ediyorum! Öldürdüm!” der.
Diskoteğimde olan bir CD’de ikisinin birleşmesi, bana güzel bir ses buluşması gibi gelir:
Salieri’nin Prima la Muzica’sı ile, Mozart’ın Der Schauspieldirektor’unu yönetmiş Harnoncourt.
Bazı eleştirmenlerin yorumuna göre, ortalama insanların dehayı kıskanmalarının tarihi bir örneği.
Bizim edebiyatımızda da birbirini çağrıştıranlar adlar var.
Edebiyata biraz ilgisi olanlar da anımsayacaklardır.
Ne zaman Nâzım Hikmet’ten söz edilse, edebiyat ya da tartışma gündemine Necip Fazıl Kısakürek gelir. Tevfik Fikret anıldığında çağrıştırdığımız ad Mehmet Âkif Ersoy’dur.
¡ ¡ ¡
İKİSİNİ birlikte dinleyin bugün.
Mozart ile Salieri’yi.

(*) The Genius Mozart, BBC Music, January 2011.
X