« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Gençlerle kolkola

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME
Turgay ŞEREN

Milli Takım Teknik Direktörü, ‘‘Şimdiki Milli Takım futbolcularımdan çok memnunum’’ derken, Avrupa Şampiyonası'na hazırlık maçlarına büyük bir şanssızlık ve sakatlık olmazsa bu isimlerle devam edeceğini belirtti...

Olumsuz eleştiri

Hollanda maçlarında sergilediğimiz oyun anlayışını Ali Sami Yen'deki Belçika maçında sergilese bugün herşey bambaşka olacaktı. Burada Denizli'ye yapılan eleştirilerin de büyük payı vardı. Öyle olmasa biz bugün Hollanda'dan aldığımız 4 puanla birlikte ikinciler play-off'una iştirak ederdik.

KULÜP takımları ile Milli Takım'ın grup maçları büyük bir strateji işidir. Maçlar asla ve asla tek tek düşünülmez. Sonuç önemlidir. Amaca erişilmişse, başarılısınızdır. Aksi olursa, haliyle eleştirileceksiniz.

Türk Milli Takımı'nın son Avrupa Şampiyonası'na iştirak edip, özellikle Hırvatistan ve Portekiz maçlarında 1-0 yenilmesine rağmen çok iyi oynaması, karşılaşmaları kazanabilecek noktaya gelmesi tabii ki Türk ulusunu Milli Takımımıza bağladı ve şartlandırdı. Ne dedik hep beraber; artık ay yıldızlı gençlerimiz karşılarında hangi milli takım olursa olsun kafa kafaya oynarlar. Yenerler veya yenilirler, ama sahadaki mücadelelerinden utanmayız, bilakis gururlanırız.

İNANDIK, GÜVENDİK

Mustafa Denizli'nin Milli Takımlar Teknik Direktörü olduğu zaman tabii ki inanarak verdiği bir söz var: ‘‘Fransa 98'e iştirak edeceğiz, buna inanıyorum.’’ Tabii bizler de Milli Takım Teknik Direktörü'nün bu inancına hayran olduk. Ve dedik ki, eğer Mustafa böyle bir inançtaysa, onun yönettiği takım da bu inançla motive olacak ve mutlu sona erişeceğiz. İlk Belçika maçı kazanabileceğimiz bir karşılaşmaydı. Zira Belçika takımı öyle ahım şahım bir takım değildi. Hatta Sergen rakibinin yüzüne tükürüp sahadan atılmasıyla 10 kişi kalmamıza rağmen, maçı 2-1'den az daha çeviriyorduk. Yenildik ama dedik ki, daha önümüzde çok maç var. Bu takım bu futbolla, bu inançla sonuca erişir.

ZAFER

Sonra Galler maçı geldi. Çok iyi oynadık. İnanılmaz goller kaçırdık. B.Hakan, Oktay iki metreden goller kaçırdı. Kemalettin'in şutu direğin içinden döndü, berabere kaldık. Milli Takımımızın oyununa bakarak ümidimizi asla kaybetmedik, ama puanlar kayboldu.

Etti 5 kayıp puan. Sonra Hollanda maçı geldi çattı. (San Marino maçlarını dikkate almıyorum.) Bizim için bir dönüm noktasıydı. Yedekleri dahi Avrupa'nın ünlü kulüplerinde oynayan Hollanda'yı Bursa seyircisinin büyük desteğiyle 1-0 yendik.

FEVKALADE PLAN

Mustafa Denizli fevkalade bir oyun planı ile sahaya çıktı, defansını sağlam tuttu. Orta sahasını defansına yakın oynattı ve kontratakla gol aradık. Zira, yapacak başka bir şey yoktu. Karşımızdaki Dünya şampiyonu, Avrupa şampiyonu, finaller oynamış, futbolun en güçlü takımlarından biriydi. Tanrı yardımcımız oldu, bir kontratakta İlker'in yan ortası B.Hakan'ın nefis kafa şutu bize 3 puanı getirdi. Tabii bu arada Seedorf'a da teşekkür etmek lazım, kaçırdığı penaltıdan ötürü.

Birden ümitlendik. Kısa bir süre sonra oynayacağımız Belçika'yı yenersek, bırakın ikinci olmayı, son Hollanda karşılaşmasında birincilik şansımız bile olacaktı. Ama, bir sarhoşluğumuz ortaya çıktı. Bazı dostlar Mustafa'yı havaya soktular. Ve dediler ki, ‘‘Bu ne biçim oyun Mustafa. Hollanda'yı 1-0 yenmişiz ne olur, yenmemişiz ne olur. Türk Milli Takımı sahada futbol mu oynadı? Bu kadar defans yapılmaz.’’ Öp babanın elini. Hollanda'yı yenmişsin ve eleştiriliyorsun.

Zannediyorum Mustafa'yı bu sözler etkilemiş olmalı ki, Ali Sami Yen'deki Belçika maçında şu çağrıyı yaptı: ‘‘Milli Takımımızın gol şölenine sizi bekliyoruz.’’ İşte Mustafa burada hata yaptı. Kendisine de söyledim. Eğer Mustafa ilk ve ikinci Hollanda maçlarında sahada uyguladığı taktiği Belçika'ya karşı da İstanbul'da tekrarlamış olsaydı, biz bugün Hollanda'dan aldığımız 4 puanla birlikte Belçika'yı da yener ve ikinciler play-off'una iştirak ederdik. Ama şimdi o maçlara yanıyoruz.

PIRIL PIRIL GENÇLER

Mustafa yeni bir kadro sürdü sahaya. Tayfun, Tayfur, Fatih ve Selim pırıl pırıl dört genç ve tam görev adamları. Oğuz süper oynuyor ve fevkalade kaptanlık yapıyor.

O müthiş Amsterdam'ın Arena Stadı'nda defans bloğumuz, orta sahamız inanılmaz bir mücadele ve disiplin örneği verdi. Kalecimiz Rüştü en rahat oyunlarından birini oynadı. Bu ne demektir biliyor musunuz? Hollanda ile 0-0 berabere kalacaksın, kalene az top gelecek ve defansın bunu önleyecek.

İşte benim esas takdir ettiğim, Milli Takımımız'ın bu yönü oldu. Mustafa ile biraz uçakta dertleştik. ‘‘Ağabey’’ dedi, ‘‘İstanbul'daki maçta yedek soyundurduğum bir oyuncuyu birara yanımda aradım. Bir de baktım ki, tribünde özel locaya eşinin yanına çıkmış. Diğerleri Belçika maçında söylediklerimi kulak arkası ettiler, canları istediği gibi oynadılar. Ve 3-1 kaybettik.

Ben de kendi kendime düşündüm, sahada benim arzu ettiğim tarzda oynayacak futbolcularla yola devam etmeye karar verdim. Ağabey bu dışarıda kalan futbolcular hem kendilerini Milli Takım'dan soyutlamışlar, hem de etraflarına içlerindeki vurdumduymazlığı aksettiriyorlar ve gençleri etkiliyorlar. O zaman ne yapmam lazımdır. Onları Milli Takım'dan soyutlamak. Ben de öyle yaptım. Şimdiki Milli Takım futbolcularımdan çok memnunum. Ve Avrupa Şampiyonası'na hazırlık maçlarına büyük bir şanssızlık ve sakatlık olmazsa onlarla devam edeceğim.’’ İşte Mustafa'nın söyledikleri.

ÜMİTLERE UYARI

Benim son söyleyeceklerim Ümit Milli Takımımız için. Hepsi Türkiye'nin sayılı takımlarında oynuyorlar. Ama ne yazık ki, Hollanda'da bayrağımızı layık olduğu şekilde, ne futbol olarak, ne disiplin olarak, ne de davranış olarak temsil edemediler. Hep ne diyoruz, bizler Atatürk'ün çizdiği yolda futbolcuları seviyor ve alkışlıyoruz. ‘‘Zeki, çevik ve ahlaklısını’’

Ben şuna inanıyorum, Türk futbolu ve Milli Takımımız bu üç kelimelik Atatürk'ün parolasını içine sindirdiği ve yüreğinde yaşattığı zaman başarılı olacaktır. Bundan hiç şüphem yok.

CANLI SKOR CEBİNDE!

Cep telefonunuza Spor Arena uygulamasını gönderelim.

SMS GÖNDERİLDİ!

Cihazınıza özel bağlantı linki sms ile gönderildi. Lütfen smslerinize bakınız.

Bunları da Beğenebilirsiniz