Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gencim, güzelim

Pakize SUDA

Zaman akıp gidiyor. Giderken yüzümüze çizgileri, gözaltlarımıza torbaları, göbeğimize yağları koymayı ihmal etmiyor. Yalnız bununla kalsa iyi. Tükürdüğümüzü yalattığı da oluyor.

Geçenlerde televizyonda Hülya Avşar'ı seyrettim. Bir sohbet programında. Yaşlılıkla ilgili bir soru soruldu. O da yaşın hiç bir önem taşımadığından, iyi işler yapıyor olmanın öneminden bahsetti. Haklı. Hem de çok.

Ancak dinlerken aklıma kendisiyle yapılan eski röportajlar geldi. 22-23 yaşlarındayken. ‘‘Gencim, güzelim’’ diyordu. Hatta birinde ‘‘Türk Sineması'nda benden başka masum genç kızı oynayacak yok’’ demişti.

Acaba Hülya Avşar'ın yıllar sonra doğruyu bulmasında artık ‘‘masum genç kız’’ı oynayacak yaşı geçmiş olmasının bir etkisi var mıdır? Elbet vardır.

İyi ki herkes onun o yaşlarda düşündüğü gibi düşünmüyor. Yoksa artık genç değil diye Türkiye'nin en iyi oyuncularından biri olmasına rağmen bir kenara atılmış olacaktı.

Oysa 37 yaşındayken bir yeteneği daha çıktı ortaya. Tiyatro. Ben seyretmedim ama fikrine çok güvendiğim Deniz Türkali'den duydum. Çok başarılıymış.

***

Ortalık, gençliği kendilerine verilmiş kalıcı bir ayrıcalık zanneden kızlarla dolu. Üstelik onlar Hülya Avşar gibi akıllı, yetenekli ve çalışkan da değiller. Yani ileride gençliklerinin yerine koyacak hiçbir şeyleri yok. Sonlarından endişeliyim doğrusu. Belki bir yardımım dokunur düşüncesiyle kendilerine seslenmek istiyorum.

Kızlar!

İnanmayacaksınız ama anneanneniz de bir zamanlar gençti. Tamam karıncanın solunum sistemini öğrenmeyi reddedebilirsiniz ancak insanın anasının karnından 60 yaşında çıkmadığını bilmek zorundasınız.

İstisnasız herkes dünyaya bebek olarak gelir. Çocuk, genç, orta yaşlı, yaşlı sıfatlarıyla ömür sürer. Sonunda da ‘‘rahmetli’’ konumuna erişir.

Dün çocuk olduğunuzu kabul ediyorsunuz da yarın yaşlı olacağınızı neden etmiyorsunuz? Herkes için işleyen doğa yasası sizi pas mı geçecek sanıyorsunuz, a hüsnükuruntulu kızlarım?

Unutmayın! Bugün göğsünüze siper olan memeleriniz yarın aynı fedakarlığı karnınız için yapacaklardır. Gerçi silikon icat oldu mertlik bozuldu ama konumuz tıptaki gelişim değil, fiziki gelişim.

***

‘‘Peki, ne yapalım’’ diye soracak olursanız, ‘‘En genç assolist benim’’, ‘‘Gençliğim yeter’’ gibi aptal aptal demeçler vermeyin. Sözüm yalnız şöhretli olanlarınıza değil. Sıradan ev kızlarının da yakın çevrelerine benzer ifadelerde bulunduğunu biliyorum.

Belki haberiniz yoktur. Zaman çok çabuk geçiyor. Siz ‘‘En genç benim’’ derken, cümlenin sonunda başındaki kadar genç değilsiniz.

***

Aslında kabahatin büyüğü basında. ‘‘En hakiki mürşit’’ durumunda ilmin yerini almış olan basın sizi fiştekliyor. Pazar günü Esin Moralıoğlu’na yapılanı gördünüz mü? Ne beli göbeği kalmış ne 30 yaşına geldiği. Herbir uzvunu ayrı ayrı eleştirmişler. Bir savcılığa suç duyurusunda bulunmadıkları kalmış.

Kızcağız şu anda karnesi kırıklarla dolu öğrenci hissiyatı içindedir. Eminim. Üstelik yazılanların tersine birkaç kilo almakla öyle güzelleşmiş ki. Elbise askısı olmaktan çıkmış tam bir fıstık olmuş.

***

Yapmayın kızlar. Gençlik güzellik geçicidir. Bir an önce aklınızı başınıza toplayın. Bakın bana. Yıllarca uzun güzel bacaklarımla ün yaptım. Sonra baktım ki bir çift güzel bacak yalnız bana mahsus değil. Kafamı çalıştırdım. Şimdi yazılarımı keyifle okuyorsanız bunda peşim sıra gelen güzel kızların payı büyüktür.

Mış muş...

İsrailli bilimadamları genetik çalışmalar sonucunda beyaz zeytin ve elma şeklinde armut üretmeyi başarmışlar.

Yaşasın! Sizi bilmem ama benim bütün sıkıntım zeytinin siyah oluşuyla armutun armut gibi oluşuydu.

Türkiye’de bir yılda 141 bin çift boşanmış.

Bir iyilik yapıp şu 141 bin erkeğin adreslerini de yayınlasanız.

Erkekler, iktidarsız oldukları düşünülür endişesiyle fındık satın almıyorlarmış.

Haklılar tabi. Şüyuu vukuundan beter.

Elektrik kesintisi kalkmış.

Birazcık nostaljiyi bile çok gördüler bize.

Eski Dünya Ağır Sıklet Boks Şampiyonu Tyson, saniyede 25 milyar kazanmış.

Ne var bunda? Ben de saniyede 25 milyar kazanıyorum. Ama bir değil 500 bin saniyede.

Dünya yeniden keşfedilecekmiş.

İster misiniz şimdi Türkiye’nin güney yarım kürede olduğu çıksın ortaya. Terörü destekleyen komşumuz meğer Suriye değil Mozambikmiş.

Yataklı uçaklar geliyormuş.

Hani ‘‘Allah herkese yatakta ölmeyi nasip etsin’’ derler ya artık uçak düşse de gam yemeyiz. Darısı yataklı otomobillerin başına.

Demirel tatilde okul açmış.

Bu esnada ‘‘Efendiler! İlim dediğiniz film değildir, ara verilmez’’ gibi veciz bir söz de etmiştir.

Evlerin bahçe ve bodrumlarından çıkan ceset sayısı 48’e ulaşmış.

Eskiden ‘‘lebiderya’’ modası vardı, şimdi ‘‘lebaleb ceset’’.

İngiltere’de karısını aldatan erkeklere bunu örtbas edebilmeleri için yardım eden bir şirket kurulmuş.

Bu iş kolay. Adamı, aldatıldığını öğrenen kadının gazabından koruyacak bir şirket kursunlar da görelim. Bir değil bin şirket bir araya gelse muvaffak olamaz.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI