Kitap Sanat Haberleri

KİTAP SANAT

    Genç yeteneklerin tek eksiği...

    Serhan BALİ
    24.08.2017 - 12:36 | Son Güncelleme: 24.08.2017 - 12:36

    Geçtiğimiz bahar Frankfurt Müzik Fuarı’nı ziyaret ettiğim sırada tanıştığım Cansu ve Canberk Yüksel kardeşler Avrupa müzik okullarında okuyan yeni nesil üflemeli çalgı yorumcularımızdan. Ve desteğe ihtiyaçları var!

    Hani eskiden Avrupa’da denirmiş ya ‘Türk gibi güçlü’ diye. Şimdilerde bu söz ‘Türk gibi nefesi güçlü’ olarak değişmek üzere... Neden mi? Çünkü Avrupa’nın müzik okullarında okuyan ve bu okullardan mezun olduktan sonra, özellikle orta Avrupa’daki senfoni orkestralarının üflemeli çalgıcıları arasına katılan genç müzisyenlerimizin sayısı son yıllarda dramatik biçimde arttı da ondan. 10 yıla kalmadan, özellikle Avrupa kıtasındaki nerdeyse her ülkenin senfoni orkestrasında bir veya birkaç Türk müzisyenin görev alacağı ve bu müzisyenlerin çoğunun tahta ve bakır üflemeli sazları çok iyi çalan Türklerden oluşacağı öngörüsünde rahatlıkla bulunabilirim. Geçtiğimiz bahar Frankfurt Müzik Fuarı’nı ziyaret ettiğim sırada tanıştığım Cansu ve Canberk Yüksel kardeşler bu yeni nesil üflemeli çalgı yorumcularımızdan. Yüksel kardeşlerin şaşırtıcı bir tarafı var, o da ikiz olmaları ve ikisinin de Frankfurt Müzik Okulu’nda okumaları! Cansu 2008’de Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Klarnet Anasanat Dalı’nda Ebru Mine Sonakın’la çalışmaya başlamış. Lise yıllarında Bulgaristan ve İtalya’daki yarışmalarda aldığı iki tane üçüncülük ödülü var. 2015’de kardeşi Canberk’in korno hocası olan Frankfurt Opera Orkestrası’nın solo kornocusu Mahir Kalmik ikizlere Frankfurt’ta okuma fikrini aşılamış. Cansu halen burada Laura Ruiz Ferreres ile çalışmalarını sürdürüyor ve bu kadar iyi bir hocayla çalışmaktan da son derece mutlu. Müzik öğrencisine ideal koşullar sunmasıyla bilinen Almanya’da okumanın hayallerini hep süslediğinin de altını çiziyor.
    İkizi Canberk ise yine 2008’de ve yine Mimar Sinan’da Begüm Gökmen’le korno eğitimine başlamasının ardından lise birinci sınıftan itibaren Mahir Kalmik’le dört yıl çalışma fırsatı bulmuş. Hocalarının tavsiyesine uyup Cansu’yla birlikte Frankfurt’un yolunu tutan Canberk burada Esa Tapani ile çalışmaya başlamış. Ama ikizler için bu sonbahar ayrılık çanları çalıyor; zira Canberk gelecek ay Almanya’nın önde gelen korno sınıflarından biri olan Berlin’deki Hanns Eisler Müzik Okulu’nda Marie Luise Neunecker’in sınıfında eğitimini sürdürmeye hak kazandı! Lakin Canberk’in önünde çözmesi gereken önemli bir sorun var. Frankfurt’ta iki kardeş mutlu mesut okuyup yaşadıkları sırada Cansu’nun Çağdaş Eğitim Vakfı’ndan (ÇEV) aldığı bursla ev kiralarını ödeyebiliyorlardı ama Canberk’in bundan sonra Berlin’de yaşamını sürdürecek olması, artık onun da bir yaşam bursu almasını gerekli kılıyor, çünkü ÇEV ikiz kardeş oldukları gerekçesiyle sadece Cansu’ya burs vermeyi kabul etmiş. Türkiye’de müzik alanında lisans eğitimi alan gençlere maddi destek sağlayan şirket ve vakıfların sayısı o kadar az ki. Canberk de şansını denemiş ama kendisine Berlin’de yaşamını sürdürecek kadar, yani ayda 500 euro civarında, destek sağlayacak bir kişi veya kurum bulamamış. Yazımızı okuyup bu başarılı ve önü fevkalade açık gencimizin eğitimine maddi katkı sağlamak isteyen kişi ve/veya kurumlar Canberk Yüksel’e canberkyukselkorno@gmail.com e-mail adresinden ulaşabilirler.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı