Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gelin şalterin indiği günü halk bayramı ilan edelim

Tufan TÜRENÇ

Çarşamba günü sabahtan itibaren telefonlar yağmaya başladı. Arayan hemen her yaşta okurlardı.

Hepsi heyecan içindeydi ve sözleşmiş gibi aynı soruyu soruyorlardı:

‘‘Bakanın verdiği müjde doğru mu? Gerçekten Gökova'yı kapatacak mı?’’

İnsanlar çevre konusunda çok duyarlıydı.

Hemen arkasından beni son derece duygulandıran bir telefon geldi.

Arayan, dört yıl önce yitirdiğimiz çok değerli gazeteci arkadaşım Teoman Erel'in eşi Neşe Erel'di.

Sesinde, o onurlu insanı yitirmenin hüznü ilk günkü gibi yaşıyordu.

‘‘Ben, dedi, çoook uzun zamandır Teoman'ı rüyamda görmüyordum. Ama gariptir dün gece onu gördüm. Çok mutluydu. Hiç onu rüyamda bu kadar mutlu görmemiştim. Ben de mutlu oldum.’’

Sesim soluğum kesilmişti.

Neşe Erel'i çıt çıkarmadan dinliyordum. O anlatmaya devam etti:

‘‘Sabah kalktığımda bu rüyayı değerlendiremedim. Ta ki sizin yazınızı okuyup o müjdeyi öğreninceye kadar...’’

Yani Gökova'nın yılbaşında kapatılacağı müjdesini...

Neşe Erel şu yorumu yaptı:

‘‘Teoman dünyanın cennetine kurulan ve oraları berbat edeceği kesin olan o santrala çok üzülürdü. Herhalde kapatılacağı haberi ona malum oldu. Ben onun bu mutluluğunu ona bağladım. O zaman daha çok sevindim. Bu sevincimi hem kendi adıma, hem de Teoman adına sizinle paylaşmak istedim.’’

ª* * *

Sevgili Teoman ne güzel insandı.

Bizim mesleğin yüzaklarından biriydi. Çok genç yaşta, çok talihsiz bir kazada yitirdik onu.

Teoman, eşinin dediği gibi doğa âşığıydı, Türkiye sevgisiyle doluydu.

Gökova'nın kapatılacağı haberinin onu o bilmediğimiz âlemde de mutlu edeceğine ben de eşi Neşe Erel gibi bütün kalbimle inanıyorum.

Sevgili dostumun ruhu şad olsun.

Telefonlar bütün gün devam etti.

Akşam üzerine doğru Londra'dan bir telefon bağlandı.

Arayan Çevre Bakanı İmren Aykut'tu. Sesi titriyordu.

‘‘Doğru mu Tufan Bey, doğru mu?’’ diye soruyordu.

Enerji Bakanı'nın müjdesi İmren Hanım'ı sevince boğmuştu:

‘‘Bilemezsiniz, ben Cumhur Bey'e ne kadar dil döktüm, ne kadar yalvardım. Demek ki yalvarmalarım boşa gitmemiş. Sayın Bakan'ın bu güzel kararı beni çok mutlu etti. Dilerim sıra Yatağan'a da gelir.’’

ª* * *

Kuşkusuz bu müjde hepimizi mutlu etti.

Ama çevre için duyduğumuz bu mutluluk yeterli mi?

Bu konuda eksiklerimiz o kadar çok ki.

Duyarsızlıklarımız öyle boyutlara ulaşmış ki...

Gökova gibi yapmamız, düzeltmemiz gereken binlerce yanlışımız var.

O santral oraya zaten hiç yapılmamalıydı.

Bu yanlış, rahmetli Özal'ın anlamsız bir inadıydı. Şimdi ulusça bunu düzeltmek için çırpınıyoruz.

Burada Bakan Cumhur Ersümer'e de bir şeyi hatırlatmakta yarar görüyorum.

Gökova denen o garabetin şalterini indirdiği gün tam kahraman olur.

Ama sözünde durmayacak olursa inanın başına gelebilecekleri düşünmek bile istemiyorum.

Ancak Ersümer'in sözünün eri bir insan olduğuna inanıyorum.

Okurlarıma çok teşekkür ediyorum. Artık hepimiz Gökova'nın takipçisiyiz.

Şalteri indirme törenine Cumhurbaşkanı, Başbakan dahil bütün politikacıların katılmalarını diliyorum.

Gelin o günü hep birlikte halkın bayramı yapalım.













X