Gelecek 30 yılı planlıyoruz

Sadi ÖZDEMİR
27 Nisan 2016 - 23:01Son Güncelleme : 27 Nisan 2016 - 23:14

Hazırgiyim sektörü, 1980’de 106 milyon dolar olan ihracatını 1990’da 3 milyar dolara, 2000 yılının başında 7.5 milyar dolar yükselterek ihracatta geometrik artış rekorları kırdı. Bugün de 17 milyar dolarlık ihracatla ikinci büyük sanayi sektörü konumunda.

HAZIRGİYİM sektörü imalat sanayi üretimi içindeki yüzde 6.2’lik payı ile gıdadan sonra en büyük sektör. İstihdamda 490 bini sadece üretimde olmak üzere perakende ve ticaretle birlikte 1.5 milyon kişiye iş ve aş sağlayan sektör, bu rakamlarla imalat sanayi istihdamında yüzde 14, toplam istihdamda yüzde 4.2 paya sahip. Sektörün en önemli özelliği ise tüm sanayi sektörleri içinde neredeyse en az sermaye ile hızlı ve yaygın istihdam yaratma imkanı bulunması. Bu sektörde 1000 Euro’luk bir makina yatırımıyla 1.5 kişiye istihdam sağlanıyor. 15 bini ihracat olmak üzere küçüklü büyüklü toplam 35 bin işletme bu sektörde faaliyet gösteriyor. Ülkenin her vilayetinde hatta kasabalarında bile hazırgiyim sektörü üretim ve istihdam sağlıyor. Bu nedenle krizler döneminde bile ayakta kalan ve krizin bitmesiyle hemen yatırım ve üretim seferberliğine başlayabilen ‘dokuz canlı’ bir sektör.

DİĞER SEKTÖRLERİ DE BÜYÜTTÜ
Ülkede sadece kendisini büyütmemiş kendisi çoğalırken diğer sektörleri de çoğaltmış bir sektör. Bugün turizm gibi, enerji gibi lojistik gibi birçok genç sektörün hem mali hem insani sermayesi hazırgiyim sektöründen geliyor. Dolayısıyla, sektör kendi içinde büyürken yan sektörleri de beraberinde çoğaltarak sektörel çeşitlilik ve rekabette etkili olmuştur.

KRİZLERE KARŞI DİRENÇLİ
Dünya rekabetinde dönüşümlere ve krizlere inat hep ayaktaydı ve hep güçlüydü Sektör ihracat koşusuna başladığı 1980’li yıllardan itibaren 2005 sonuna kadar ihracatta hep liderdi. Dünya ticaretinde ve rekabetinde büyük dönüşümlerin yaşandığı, kotaların kaldırıldığı, rekabete Çin gibi tüm sektörleri etkileyen büyük oyuncuların dahil olduğu 2000’li yıllarda ise yine yarışı bırakmadı, 2005’ten itibaren Türkiye’nin en büyük ihracatçı sektörü olmayı sürdürüyor.

KOTALAR VE ÇİN REKABETİ
DTÖ Uruguay turu ile 1995 yılında başlayan ve 2005 yılında sona eren kotaların kaldırılması sürecinde dünya ticaret senaryolarında hep kaybeden/kaybedecek taraf olarak anıldı. Çünkü kotaların kaldırılmasıyla Çin ve Bangladeş gibi ucuz üretim yapan ülkeler piyasaları silip süpürerek bundan da en fazla etkilenen Türkiye olacaktı. Kaybetmek bir yana katma değerli ihracatla modayla, tasarımla, hızlı ve tam paket servisiyle dünya pazarındaki konumunu güçlendirdi. Halen dünyada yüzde 3.5’lik payla 7 tedarikçi arasında. Türkiye dünya genel ticaretinde ise yüzde 0.9 paya sahip.

YOĞUN REKABETTEN GÜÇLÜ ÇIKTI
Üstelik bu dönemde sadece dünya ticareti değil ihracatında yüzde 75 paya sahip AB ticaret politikaları da yeniden yapılandı. 1995 yılı sonunda AB ile Gümrük Birliği’ne geçerek bu pazarda ayrıcalıklı konumunu güçlendiren ve buna karşılık tüm AB dış ticaret politikalarını üstlenen Türkiye AB’nin ikili serbest ticaret anlaşmaları ve tek taraflı taviz politikaları ile pazarını üçüncü ülkelere açmasıyla yoğun rekabet baskısı altında kalmasına rağmen pazar payını korudu, sağlamlaştırdı. Bugün Türk hazırgiyim sektörü AB pazarında yüzde 12 ilk payla Çin ve Bangladeş’ten sonra üçüncü büyük tedarikçi konumunda.

RAKİPLERLE FARKIMIZ
Hazırgiyim sektörü bunu katma değerli ihracatla sağladı. AB pazarında AB üçüncü ülkeler ithalatına göre yüzde 20, en yakın rakibi Çin den yapılan ithalatına göre yüzde 30 daha pahalı, daha katma değerli mal ihraç ediyor.

KATMA DEĞERİ YÜKSEK İHRACAT
Türk hazırgiyim sektörü sadece AB pazarında değil ülke ihracatında da katma değerde lider. Türkiye’de ihracatta birim fiyat kilogram başına ortalama 1.6 dolar iken hazırgiyim ihracatında birim fiyatı kilogram başına 24 doları aşmış durumda.Sektör bu değerle mücevher ve savunma sektörleri ile birlikte en yüksek katma değerli ihracat yapan üç sektörden birisi.

İNOVASYON VE TASARIMIN GÜCÜ
Geçtiğimiz yıl, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonunda İnovasyon Stratejisi hazırlandı. Türkiye’nin inovasyon stratejisinin temel amacı ihracatta katma değerin artırılması ve teknoloji yoğun /inovatif olan sektörlerin ihracatının ülke ihracatındaki payının arttırılması. Katma değerli ihracatta tasarım da en önemli faktörlerden birisi ve bunun için AR-GE reformu kapsamında açıklanan eylem planlarına tasarım da ilave edildi.Hazırgiyim sektörü ise tasarıma ve modaya dayalı üretim ve katma değerli ihracat alanında zaten öncüydü. Yenilikçiliğe ve tasarıma dayalı rekabet altyapısını 1990’li yıllarda hazırladı. Sektör tasarımın kavram olarak bile dış ticaret literatüründe yer almadığı dönemde, 1992 yılında tasarım yarışmaları düzenlemeye başladı.

HEP İLKLERİ GERÇEKLEŞTİRDİ
İnsan kaynakları ve eğitim bugün ülkemizde sektörlerin en büyük ilgi alanı. Nitelikli işgücü olmaksızın rekabetin mümkün olmayacağı söyleniyor. Hazırgiyim sektörü ilk sektörel eğitimlere 1991 yılında başladı, 1994 yılından başlayarak teknik eğitim ve üniversitelerle güçlü işbirliği oluşturdu. Bugün 4 teknik lise ve birçok alanda üniversite sanayi işbirliği projelerine sahip. 2005 yılında dünya moda okulları arasında yer alan İstanbul Moda Akademisi’ni kurdu. Çevre ve insan sağlığına saygılı üretim sektörün en fazla önem verdiği rekabet faktörlerinden ve bunun temelleri 1990’li yılların başında atıldı. Sektörün bu konudaki test ve yönlendirme ihtiyaçlarına cevap vermek üzere Ekoteks Laboratuvarı kuruldu. Dolayısıyla hazırgiyim sektörü hep ilkleri gerçekleştirdi, hep öncüydü.

KRİZE RAĞMEN HIZ KESMEDİ
Dünya ekonomisi ve dış ticaretinin en fazla daraldığı bu dönemde, Rusya ile krize, bölgedeki siyasi risklere rağmen ihracatta ve üretimde hız kesilmedi. 2015 yılında değer bazında yüzde 9.4 ihracatta düşüş yaşandı ama bunda Euro/dolar paritesinin de etkisi büyüktü. Nitekim hem Euro hem de kilo bazında ihracat arttı. Bugün de 2016 yılında hazır giyim sektörü ihracatı artıda olan sektörlerin başında geliyor. 2016 ilk çeyreğinde yüzde 7.1 ihracat arttı. Üretimde de artıda. TÜİK rakamlarına göre üretimde yıllık ortalama yüzde 3.4 artış kaydedildi. 2016’da da bu eğilim devam ediyor. 2016 Ocak ve Şubat aylarında hazırgiyimde üretim artışı yüzde 12.6 ve yüzde 15.2. İmalat Sanayi genelinde 2016 Ocak ve Şubat üretim artışının yüzde 5.6-yüzde 6.2 olduğu dikkate alındığında sektördeki dinamizm farkı görülüyor.

İHRACATTA LİDERİZ (İHKİB Başkanı Hikmet Tanrıverdi)
1985’te 1 milyar dolar düzeyinde bulunan hazır giyim ihracatımızı 30 yılda 18.7 milyar dolara çıkardık. Son 30 yılın 20 yılında ihracatta liderdik, son 10 yıldır iki büyük sektörden birisiyiz. Bir kilogram hazır giyim ihracatı karşılığında ülkemize 24 dolar döviz kazandırıyoruz. 2015’te bütün olumsuzluklara rağmen hem kilo hem de Euro geliri bazında ihracatımızı arttırdık. Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7.1 ihracat artışıyla artıda olan sektörlerin başındayız. 2016’da ihracatımızın yeniden 18 milyar doların üzerine çıkmasını bekliyorum.

ÜRETİMDE LİDERİZ (Ege Hazırgiyim İhracatçıları Birliği Başkanı Emre Kızılgüneşler)
Hazır giyim imalat sanayinde yüzde 6.2 paya sahip.Üretimde gıdadan sonra Türkiye’nin ikinci büyük sektörüyüz. Bölgemizdeki sorunlara rağmen hız kesmedik. 81 vilayetimizde irili ufaklı 35 bin işletmemizle üretim yapıyoruz. 2015’i yüzde 3.4 üretim artışıyla kapattık. Büyüme trendimizi 2016’da da sürdürüyoruz. Ocak ayında yüzde 12.6, Şubat’ta ise yüzde 15.2’lik bir artış kaydettik. Üretimdeki bu dinamik yapımızla da diğer sektörlerden ayrışıyoruz.

İSTİHDAMDA LİDERİZ (Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Şenol Şankaya)
Hazır giyim 490 bini üretimde olmak üzere 1.5 milyon kişiye iş sağlıyor. Aileleriyle birlikte hesap ettiğimizde 5-6 milyon insanımız  hazır giyimden ekmek yiyor. Sektör olarak sanayi istihdamında yüzde 14, toplam istihdamda yüzde 4.2 paya sahibiz. Çalışanların yüzde 50’sinden fazlasını kadınlar oluşturuyor. İki bin Euro’luk bir makine yatırımı ile üç kişiye istihdam imkanı yaratıyoruz.

NET DÖVİZ GİRDİSİNDE LİDERİZ (Akdeniz hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Hayri Uğur)
Hazırgiyim ve konfeksiyon sektörü, ülkeye net döviz kazandırmada diğer sektörlerin açık ara önünde bulunuyor. Geçen yıl 17 milyar dolarlık ihracata karşılık 2.8 milyar dolarlık ithalatımız var. Ülkemize sadece geçen yıl yaklaşık 14 milyar dolar net döviz girdisi kazandırdık. Son 10 yılda ülkemize kazandırdığımız net döviz ise 150 milyar dolara yaklaştı. Sektörümüzle ilgili değerlendirmelerin bu çerçevede ele alınması gerekir.

MARKALAŞMA VE PERAKENDEDE LİDERİZ (Denizli İhracatçılar Birliği Başkanı Süleyman Kocasert)
Hazır giyimin en büyük rekabet üstünlüğü hızlı, esnek ve tam paket servis hizmeti verebilmesinde yatıyor. Bunun yanı sıra daha önceki yıllarda markalarımız bir elin parmakları kadardı, şimdi bölgesel markalarla birlikte hızlı bir markalaşma süreci var. Keza yurtdışı mağazalaşma da hızla artıyor. 4 bin 500 mağaza ile ihracata büyük katkı sağlıyoruz. Sekör olarak perakendede lider durumdayız.


 





    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı