"Nuran Çakmakçı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nuran Çakmakçı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nuran Çakmakçı

Geleceğin mimarları öğretmenler

Tek çocuklarının iyi bir eğitim alması için çok çaba harcadılar.

Kısıtlı bütçeleri ve imkanları ile onu çevrelerindeki en iyi okula yazdırmak için çırpındılar. Sosyalleşmesi için elindeki avucundakini harcadılar. Anaokulunun ardından sıra ilköğretime geldiğinde iyi bildikleri okula yazdırmak için çalmadık kapı bırakmadılar. Sonunda anne ve baba da çalıştığı için zar zor etüdlü bir okula yazdırabildiler.  İlk zamanlar her şey yolundaydı. Ama sonra hayatları alt üst oldu. Severek okula giden oğulları, sabahları okula gitmemek için binbir bahane uyduruyordu.

Öğretmenine gidip durumu aktardıklarında gerçeği gördüler. Zaten çocukları yaramazdı, üstelik çok kötü yazıyordu, hem de günümüz modası her hareketli çocuğu vurulan damga vurulmuştu: hiperaktifti.

Çocuklarını kaptıkları gibi doktor doktor gezdirdiler. Dört doktordan ikisi hiperaktif, diğer ikisi ise normal tanısını koydu. Neye, kime inanacaklarını şaşırdılar. Hele aralarında biri daha çocuğu görür görmez ilaç reçetesini yazmaya koyulunca durumun vahametini daha iyi anlamışlardı. Güvendikleri bir uzmanın desteğini alarak yollarına devam kararı aldılar.

Durumu anlatmak için öğretmenin yanına tekrar gittiklerinde oğulları çoktan “hasta” damgasını yemişti bile. Öğretmenine göre çocukları her şeyi hak ediyordu. Her yanlış davranışında sınıfta arkadaşlarının önünde azarlanıyor, teneffüslere çıkışı yasaklanıyordu. Cezaların en büyüğü öğretmenin oğullarını yok saymasıydı. Öğretmen, öğrencisine kimi zaman küsüyor, kimi zaman görmezden geliyor, kimi zaman da azarlıyordu.

Daha birinci sınıfta bir yetişkinin, üstelik öğretmenin bu direnci ile karşılayan çocuk artık okula gitmek istemiyordu. Aile, okul yönetimine durumu aktardıklarında, öğretmene yönelik diğer velilerin de benzer şikayetleri olduğunu, ancak yapılabilecek bir şey olmadığını söyleyerek, aileye kapıyı göstermişti.

Öğretmenlerin, her ülkede sorunu var

Eğitim, aslında insanları hem bir araya getiren, hem de ayrımcılık yapmasını sağlayan bir alan. Okumak, eğitim almak ortak değer yaratır, ama aynı zamanda insanlar arasında uçurumlar da meydana getirir.

Eğitimin en önemli unsuru da kuşkusuz öğretmenler. Bizde bu meslek kutsaldır, dünyada ise bu alandakilere geleceğin mimarları olarak bakılır. Hemen her ülkede öğretmenlerin sorunları vardır.

Evet, en büyük problemi ülkemizdeki öğretmenler yaşar. Yeterli maaş almazlar, kimi kalabalık sınıflarda kimi zaman soba yakar, kimi zaman aç gelen öğrencisinin karnını doyurur. Kar altındaki köyde soba yakar, terörün yoğun olduğu yerde yaşama savaşı verir. Aldığı eğitim yetersiz olsa da yaşarken öğretmenliği öğrenir.

Yukarıda verdiğim örnekteki öğretmenler tabii ki azınlıkta. Her meslekte çürük elmalar var. Ama bir tane de olsa o sınıftaki en az 30 çocuğun gelecekteki hayatını etkiler.  Onları eğitimden soğutur .Öğrenmenin hazzını yaşatmaz. Yetmez mi?

X