"Özgür Bolat" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Özgür Bolat" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Özgür Bolat

Geleceğin eğitimi ile ilgili gelişmelere inanamazsınız!

Geçen hafta Drexel Üniversitesi Biomedikal Fakültesi Direktörü Prof. Banu Onaral hoca ile bir akşam yemeği eşliğinde uzun uzun sohbet etme şansını yakaladım.

Banu Hoca kendini bilime ve ülkesine adamış bir bilim kadını. Bilimden ve araştırmalarından bahsederken, yerinde duramıyor.

Beyin üzerinde yaptığı araştırmaları anlatırken, gelişmelere inanamıyorum.

‘Hocam, laboratuvarlarınızı görmem lazım’ diyorum.  ‘Hemen yarın!’ diyor.

Ertesi gün Banu Hoca’nın ekibinden Yardımcı Doçent Hasan Ayaz ile buluşuyorum. Aynı heyecan ile beyin üzerinde yaptığı araştırmaları anlatıyor.

Şaşkınlıkla ve hayranlıkla dinliyorum ve notlar alıyorum.

Bakın geleceğin eğitimi nasıl olacak?

Öğrenme oluyor mu?

Grubun en büyük başarısı çok pahalı ve zahmetli olan fMRI yerine yeni bir teknoloji geliştirmesi. Küçük bir bant üzerine kurulu olan bu teknoloji fMRI’ın gerçekleştirdiği fonksiyonların önemli kısmını gerçekleştirebiliyor.

Kafaya takılan bu bantla, beynin ön bölgesindeki etkinlikleri ölçerek, birey o anda öğreniyor mu öğrenmiyor mu anında keşfediyorlar.

Nasıl çalışıyor?

Biliyoruz ki birey bir şey öğrenirken, beynin ön kısmında bulunan prefrontal kortekste çok fazla yığılma (cognitive overload) oluyor. Çünkü birey yeni bilgileri anlamlandırmaya çalışıyor.

Birey bilgileri anlamlandırmaya başladıkça, yığılma azalıyor. O bölge sakinleşiyor.

Grup da bu yığılma oranını ölçerek öğrenme olup olmadığını anlıyor.

(Tabii ki yığılmanın azalması bireyin bir noktadan sonra öğrenmeyi bıraktığı anlamına da gelebilir. Bireyi gözlemleyerek  azalmanın sıkıntıdan  mı yoksa öğrenmeden mi kaynaklandığını çok rahat görebiliyorlar.)

Eğitimde büyük değişim

Hasan Hoca yakın gelecekte bu teknolojiyi sınıflarda kullanarak öğrenmenin kalitesini artırabileceklerini söylüyor.
 
Sınıflarda her öğrencinin kafasında daha da küçük bir bant olacak ve öğretmen çocukların öğrenip öğrenmediğini anında görebilecek, diyor.

Öğretmen bu şekilde öğrenme zorluğu yaşayan öğrencilere anında müdahale edebilecek.

Dahası da var diyor, Hasan Hoca.

Soruyu çözebilecek mi?

Sadece beyin etkinliklerine bakarak, bir öğrencinin herhangi bir matematik sorusunu çözüp çözemeyeceğini büyük bir doğrulukla tahmin edebiliyoruz, diyor.

Düşünün! Öğretmen çocuklara soruları veriyor ve çocuklar sonuca ulaşmadan öğretmen hangi çocuğun zorlanacağını tahmin edebiliyor.

Ona göre destek veriyor.

Beyin gücü ile komut

Hasan Hocaya doktora tezinde ne yaptığını soruyorum.

Sanki sıradan bir şey yapmış gibi mütevazi bir şekilde ‘düşünce gücü ile bilgisayara komut veren bir program yaptım’ diyor.

‘Nasıl, yani?’ diyorum

Sadece düşünerek bilgisayara evet/hayır komutları verebiliyorsun, diyor.

Düşünün önünüzde bir bilgisayar var. Sadece düşünerek bilgisayarı çalıştırıp bir program başlatıyorsunuz.

Dinliyor musun?

Hasan Hoca, Princeton Üniversitesinde Yardımçı Doçent olan Uri Hasson’un araştırmasından da bahsediyor.

Hasson, bir öğrenciye hikaye anlattırıyor ve bu sırada beyin etkinliklerini ölçüyor.

Anlatılan hikayeyi kaydediyor ve sonra bir grup öğrenciye dinletiyor. Öğrenciler hikayeyi dinlerken onların da beyin etkinliklerini ölçüyor.

Konuşmacı ile dinleyicilerin beyin etkinliklerini karşılaştırınca ortaya çok ilginç bir sonuç çıkıyor.

Dikkatle dinleyen öğrencilerin (hikaye ile ilgili sonradan sorular sorarak bunu ölçüyor) beyin etkinlikleri ile konuşmacının beyin etkinlikleri tam bir paralellik gösteriyor.

Dinlememişse eğer, çok farklı çıkıyor.

Düşünün geleceğin sınıflarında; öğretmen, ders anlatırken (tabii ki geleceğin sınıflarında hala anlatım kalırsa) anında hangi öğrencinin dinlediğini hangi öğrencinin dinlemediğini görebiliyor.

(Kadınlar eşleri üzerinde de kullanabiliyor diye düşünüyorum. Hiç kaçışı da yok.)

Sınıf ortamı

İşte yakın gelecekte bizi böyle sınıflar (yakın gelecekte sınıflar kalırsa) bekliyor. Öğretmenler öğrencinin dinleyip dinlemediğini veya öğrenip öğrenmediğini anında görebilecek.

Dahası öğretmen öğrencilerin hangi soruyu rahatça çözeceğini hangisini çözemeyeceğini anında görmeyi bırakın, önceden tahmin edebilecek.

Eminim ki  gelecekte sınav yapmak yerine, öğrencilerin beyin etkinlikleri arşivlerine bakarak  onları en güçlü olduğu alanlarda  üniversitelere yerleştirebileceğiz.

İşte eğitimin geleceği bu şekilde olacak.

Şimdiden yerinizi almanızı öneririm.

Not: Tartışmalara katılmak ve yorumlar için www.facebook.com/bolatozgur adresindeyim.

X