Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Geçmişten bugüne mesaj çıkartmak

<B>TARİHİ </B>Kentler Birliği, beş yıl önce 54 belediyenin katılımıyla kurulduğundan bu yana sessiz sedasız ama iddialı biçimde yaygınlaşıyor.

Geçen hafta Çanakkale’deki ‘Buluşma’da, üye sayısının 165’i bulduğunu öğrenirken, Anadolu’nun her yerinden gelen belediye başkanlarının nasıl yarıştıklarını da gördüm.

Herkes bölgesinin tarihi kent niteliğine sahip olması için çalışıyor. Araştırıyor. Eski eserleri değerlendirme çabasına giriyor.

Bu araştırmalardan çıkan mesajlarla kentlerini turizme hazırlamak için didiniyorlar.

Kent efsaneleri ve onun çevresinde gelişecek yerel kültür girişimlerinden, bölgesel mutfağın zenginleşmesine kadar turizmi canlandıracak fikirler oluşuyor bu araştırmalar sırasında.

Anadolu kültürünü kilim, davul ve gözleme üçgenine teslim etmemenin formülünü öğretiyor Tarihi Kentler Birliği’ne üyelik.

***

REFAH
Partili bir eski bakanın yıllar önce bir televizyon programında, ‘Os’lu fos’lu isimleri öne çıkartarak yabancıların ağızlarının suyunu akıtıyorlar’ dediğini anımsıyorum.

Neyse ki artık, tarihin izlerini silerek yaşadığımız topraklara sahip çıkma zihniyeti itibar görmüyor.

Bu hafta başında da İznik’te, Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve İznik Belediyesi’nin ortaklaşa düzenledikleri bir sempozyumu izledim. İznik’in tarihini ve kültürel zenginliğini derinlemesine inceleyen bu toplantıdan dönüşümde, aralarında yabancıların da olduğu birkaç arkadaşıma bazı sorular sordum.

Hıristiyanlığın ilk kanunları nerede resmen kabul edildi? İlk Türk okulu nerede açıldı? Hangi kent, Roma, Bizans, Türk Selçuklu devleti ve Osmanlılara başkentlik yaptı?

Aklıma hemen geliveren bu soruların hepsine bir çırpıda doğru yanıt veren yok gibi.

Oysa hepsinin yanıtı İznik. Bazılarını ben de bu toplantıda öğrendim.

2 bin 400 yıllık geçmişin birikimini bugüne taşıyan İznik’e girer girmez, yeni yapılan çinko minareli çinko kubbeli camii gördüm. Kendi topraklarının anlamını kavrayamamak bu demek oluyor herhalde diye düşündüm. Öyle olmasaydı yeni mimarlar bu kente bunu reva görmezlerdi.

***

YAŞADIĞIMIZ
toprakların geçmişi bugünkü kimliğimizin ayrılmaz bir parçası. Bu ilişkiyi yerli yerine oturtmadan günümüzün sorunlarına doğru yanıtları vermek mümkün değil.

İznik’teki sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, ‘Küreselleşme bir arada yaşama zorunluluğu getirdi. Farklılıklar içinde bir arada yaşama zorundayız. Günümüzde dinin mesajı da bu. İlahi mesaj, farklılıkların çatışma değil, güzellikler için yarışma amacını taşıdığını söylüyor’ dedi Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı M.Şevki Doğan.

İşte İznik’in günümüze taşıdığı mesaj da bu.

Bir hafta önce Çanakkale’de, Tarihi Kentler Birliği’ne üye olmak için birbirleriyle yarışan belediye başkanlarının heyecanı, tarihi kıymet bilirliğin geliştiğini gösteriyor. Bu kıymet bilirlik, derinliğini bilimsel çalışmalardan almalı.

İznik’teki sempozyumda Rum Ortodoks Kilisesi Patriği Barholomeos’un söylediği gibi, ‘Bu topraklara bilimsel olarak hakim olmak, öncelikle bu toprakların sahibi bilim adamlarına aittir.’

Geçmişten bugüne çıkartacağımız mesajlar, kendi kimlik krizlerimize olduğu kadar tanıtım sorunlarımıza da yanıt olacak.
X