Gecikmiş bir yazı

Konak adaylığı açıklandığı günden bu yana, onunla ilgili birçok soru soruluyor bana.

Tanıyan, "Bu iş nasıl oldu", tanımayansa, "Nasıl bir adam" diye soruyor. Önce şöyle başlayayım, Hakan Tartan’nın Konak Belediye Başkan adayı olduğunu duyunca ben de şaşırdım.

Şaşırdım, çünkü büyükşehire eğilimi vardı ama aday olmadı. Ama konak yoktu ve onun yerinde kim olsa böyle bir şeyi kabul etmezdi diye düşünüyorum. Bu şaşkınlıkla kendisiyle konuşunca, işin aslında özveri olduğunu anladım. Seçilirse, ki seçileceğine inanıyorum, Konak’ın kazanımıdır. Ayrıca, özveride bulunarak rahatını bozup, adaylığı kabul ettikten sonra da başarıdan başka şansı olduğunu sanmıyorum.

Şimdi, gelelim arkadaşım Tartan’ın kişisel özelliklerine:

Hiperaktiftir. "10 dakika şöyle otur" deseniz, mümkün değil yerinde duramaz. Bu açıdan, seçilirse, oturmayı seven belediye çalışanları eski günlerini özleyecek.

Yerinde duramamanın verdiği bir üretkenliği var. Bu üretkenliği milletvekilliği ve bakanlığı döneminde de İzmir’de gösterdi ve bundan sonra da göstereceğine eminim, çünkü elinde değil.

Vefa ve vicdan duygusu gelişmiştir. Dost ve arkadaşlarını unutmaz. İnandığı ve sevdiği için elinden geleni yapar. Kolay iletişim kurulan biridir.

İyi şarkı söyler. Eğlenceyi sever; fasıl adamıdır. En kötü özelliği, eğlencenin ortasında kalkmasıdır. Eğlenceye ayırdığı zaman iki saattir, hadi ortam çok iyi diyelim üç saati geçmez. Düşünsenize masada oturuyorsunuz, her şey güzel, birden "Biz kalkalım artık, çocuklar evde yalnız, yarın da erken kalkacağım" der, beş dakikada oldubittiye getirip kalkar.

Tam bir Atatürkçüdür. Anne-babadan olsa gerek İzmir ve sanat aşığıdır.

Televizyon dizilerini sever. Bir ara kaptanlığa merak salmıştı. Lisansını aldı mı bilmiyorum ama odası gemi maketlerinden geçilmez. Eski ve özelliği olan eşyaları sever. Eski bir daktiloma "el koymuştu." Hala geri almaya çalışıyorum.

Bakanlıktan kalma olsa gerek, ziyaretçi tahammül eşiği bu kadar yüksek birini daha görmedim. Günde en az 20 kişiyi ya da grubu ağırlar. Ama onlarla bu kadar ne konuşur, konuşacak ne bulur çözebilmiş değilim. Bir gün de "yeter" dediğini duymadım. Konaklılar rahat rahat gidip konuşabilir.

Evet, bunlar bende en çok iz bırakan özellikleri. Şimdi, "Bu adamın kötü yanları yok mu" diye sorabilirsiniz. Eminim vardır, hangimizin yok ki? Ama bir insanı genelden ayıran vicdanı ve vefa duygusudur. Bunun Tartan’da fazlasıyla olduğunu düşünüyorum.
Yazarın Tüm Yazıları