"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Gece saat 24.03 faksı

3 Ocak gecesi biraz erken yattım. Sabah kalkıp CNN Türk’ü açtığımda bir genel yayın yönetmeni için sürpriz sayılacak bir haberle karşılaştım.

O gün Başbakanlık’ta bir güvenlik zirvesi toplanacakmış.

"Toplanacakmış" diyorum, çünkü bir gün önceki akşam gündemlerinde dahi böyle bir toplantının yapılacağına dair bilgi yoktu.

* * *

Haber Koordinatörümüz Enis Berberoğlu’nu aradım.

"Bizim de haberimiz yoktu" dedi.

Tabii o benden önce bu "sürpriz zirvenin" perde arkasına dalmıştı.

Aslında böyle bir güvenlik zirvesinin şaşılacak yanı yoktur.

Geçtiğimiz aylarda buna benzer iki güvenlik zirvesi toplanmıştı.

Ama bu zirvelerin yapılacağı en az bir hafta önceden bellidir.

Oysa Başbakanlık böyle bir toplantının yapılacağını 3 Ocak gece yarısını geçtikten sonra gazete bürolarına iletmişti.

Mesela Hürriyet Ankara bürosuna saat 24.03’te ulaşmıştı.

Ankara kulislerini iyi bilen bir gazeteci için, bu zamanlama bile başlı başına bir yorum konusudur.

Belli ki, bu önceden planlanmamış, "çok acil" bir toplantıydı.

O zaman akla ikinci soru geliyordu.

Bu toplantıyı kim istemişti?

Bana ulaşan bilgilere göre, bunu askerler istemiş.

Herhalde bu taleplerini iletirken, aciliyetini de iletmiş olmalılar ki, gece yarısı apar topar gazetelere bu bilgi iletilmiş.

Dört yıla yakın Ankara temsilciliği yapmış bir gazeteci olarak bu olayla ilgili bazı tahminlerim var.

Dikkat edin "bilgi" demiyorum.

Sadece tecrübelerimden çıkardığım "tahminlerden" söz ediyorum.

Askerler terörle mücadele konusundaki çalışmaları uzun süreden beri Adalet Bakanlığı ile yürütüyordu.

Tahmin ediyorum ki, orada iş bazı noktalarda tıkanınca veya istedikleri hızla gitmeyince görüşlerini "direkt olarak" Başbakan’a iletmek istediler.

* * *

İşin görüntüsel yanını bir tarafa bırakırsak, bu zirvede hepimizi çok yakından ilgilendiren hayati bir konu da ele alınmış.

Kapkaç olayı ve göç.

Kapkaç olayı büyük şehirlerimizde giderek örgütlü bir terör olayı haline geliyor.

Hatta geldi.

Bu sorun çözülmediği takdirde Türk ekonomisini bile etkileyecek bir boyut alabilir.

Toplantıda bu konuda kimin ne dediğini tam olarak öğrenemedim.

Aklıma şu geldi.

Acaba Başbakan Erdoğan, bundan bir süre önce ortaya attığı, İstanbul’a göçün en azından kayda geçirilmesi teklifini yeniden gündeme getirmiş midir?

Bence getirmediyse bile, bu konunun tartışılması zamanı geldi.

* * *

Biliyorum insanların yurtiçinde bir yerden bir yere gitmesini yasaklamak mümkün değil.

Ama bu göçün en azından kayıt altına alınması, kimin nereden nereye geldiğinin tespiti ve göçün mümkün olduğunca azaltılması şart.

Bir güvenlik zirvesinin tamamının kapkaç ve hırsızlık konusuna ayrılması, Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Bursa, Adana gibi göç alan büyük şehirlerin belediye başkanlarının da bu toplantılara davet edilmesinde yarar var.

Çünkü kapkaç ve hırsızlık pervasız bir hale geldi.

Nereden nasıl geldiği belli olmayan bu insanlar artık devlete açıkça meydan okuyorlar.

Hiçbir ciddi devlet meydanı bu pervasız çetelere bırakmaz.

KUTAN’DAN AÇIKLAMA

GEÇEN
gün, ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu’nun bayramda Pakistan’daki deprem bölgesine gideceğini yazmıştım.

Yazıda, Başbakan Erdoğan dışında hiçbir liderin bu bölgeye gitmediğini belirtmiştim.

Dün Saadet Parti Genel Başkanı Recai Kutan aradı. 21-25 Kasım tarihleri arasında Pakistan’a gitmiş.

Dört gün boyunca depremin en ağır tahribine uğramış bölgeleri ziyaret etmiş.

Bu bilgi eksikliği nedeniyle hem kendisinden ve sizlerden özür diliyorum, hem de Sayın Kutan’ı kutluyorum.
X