"Sibel Arna" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sibel Arna" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sibel Arna

Gece dans ettiğim müzikler gündüz benim havalar olmuyor

Gece barda hiç durmadan dans ettiğimi görenler, gündüz plajda oğlumla kumdan kale yaparken, “Bak tam senin havalar” deyip beach party’ye davet etmiyor mu deliriyorum. Ben gündüzleri tam zamanlı anneyim arkadaşlar, ilişmeyin.

Oldum olası dans etmeyi sevdim. Çocukken de, ergenken de odasına kapanıp saatlerce dans eden kızlardandım. Aramızda kalsın ama birilerinin de beni izlediğini düşünürdüm hep. Bir çeşit oyun!
Büyüdükçe danstan vazgeçmedim hiç. Gece dışarı çıkmanın benim için tek anlamı dans etmek oldu.
Dünyanın en kasık mekânında, herkesin put gibi durup birbirini üstten üstten süzdüğü ortamlarda bile sınır tanımadan dans ettim, hâlâ da ederim.
Malum mevsim yaz, biz de hafta sonları mutlaka tatil beldelerindeyiz. Ya Çeşme ya Bodrum...
Gencim, özgürüm, bekârım, tabii ki Rüzgar uyuduktan sonra soluğu dans edilecek bir mekânda alırım.
Alıyorum da! Hatta Rüzgar’ın babası benimle “Sahne alıyorsun” diye dalga bile geçiyor; “Bu gece x mekânda dansçı açığı var mı. Gitmek ister misin” diye takılıyor.
Yanlış anlaşılmasın, iddiam yok. Sadece eğleniyorum. Hatta bazı profesyoneller arada ritim kaçırdığımı, öyle olunca Yıldız Tilbe gibi gözüktüğümü bile söylüyor, hiç aldırmıyorum.
Gelelim gündüzki pozisyona. Gece hatta sabaha karşı kaçta uyursam uyuyayım saat 08.30 en geç 09.00’da Rüzgar’la uyanıyorum. Güzel bir kahvaltının ardında ya havuz ya deniz. 13.00 gibi yemeğini yedirip uykuya gönderiyorum. Ve gelene kadar ben de 45 dakika ile 1 saat arasında ayran üstü şezlong kestirmesi yapıyorum.

GÜNDÜZ TAM ZAMANLI ANNEYİM YAHU

Öğleden sonraki etap daha hareketli. Su tabancası savaşları, kumdan kale yapıp yapıp bozmalar, çim üstü kovalamacaları o zaman başlıyor. Meyve saati, küçük ağaçların dibine işeyip büyütme anları, plajda başka insanlarla tanışıp sosyalleşme halleri, köpek sevme hamleleri gibi yoğun bir gündemimiz var. Bazen gerçekten soluk soluğa kalıyorum, ağzım gözüm deniz tuzu koşturuyorum da koşturuyorum.
Tam bu sırada beni dün gece bir mekândan hatırlayan şezlong komşusu yanaşıp başlayan beach party’nin müziğini kastederek şöyle diyor: “Hadi bak tam senin havalar.”
O an, “Kasap havası mı” demek istiyorum ama kibarlık çizgimden çıkmadan ve fazla uzatmadan Rüzgar’ı gösteriyorum. Ben Rüzgar yanımda olduğunda tam zamanlı anneyim arkadaşlar ilişmeyin!

X