Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Geç oldu Hocam!

BEŞİKTAŞ 3 forvetle oynadı. Nobre ortada, sağında Nihat, solunda Bobo...

Nihat ve Bobo, çizgide oynamanın sıkıntılarını yaşadılar. Passız ve topsuz kaldıkları dakikalarda hemen Nobre’nin yanına kaçtılar.
Çözemedim, bu kaçışların ve kanat değiştirmelerin nedenini. Bir sistem gereği miydi... Yoksa, keyfi bir davranışın isyanı mı?
Anladığım kadar ikisi de oynadığı yerden hoşnut değildi. İlk 45 dakikada yaşanan pozisyon sıkıntısı da bu kargaşanın da ürünüydü.
Rodrigo Tello, Beşiktaş’a hayat verecek lider pozisyonunda oynadı. Ayağından çıkacak her pas Beşiktaş’ı rakip kaleye koşturacaktı. Hücum organizasyonları yine Tello’nun düşünce zenginliği ile gelişecekti.
İlk 45 dakikada bunların hiç birisi gerçekleşmedi. Tello, gerçek kimliğine ancak ikinci yarıda kavuştu. Beşiktaş’ın rakip kaledeki etkinliği de Nihat’ın aşırtma bir şutu ve Erhan Güven’in ortasına Nobre’nin attığı kafa ile sınırlı kaldı.
Yine ilk 45 dakikada Fink ve Ernst’in özellikle oyunun ofansif yönüne soğuk bakmalarını yadırgadım. Beşiktaş’ın daha canlı ve coşkulu bir ilk yarı oynayacağını düşünüyordum. Düşük temposu ve pas hataları herkes gibi beni de sıktı.
* * *
SIKILDIĞIM dakikalarda sürekli listedeki yedek isimlere baktım. Gözüme Holosko çarptı... Daha sonra bakışlarımı Denizli’ye çevirdi. Hiç bir hareket yoktu...
Ve Beşiktaş’ın hücumda zorlandığı dakikalarda Holosko hala kulübede oturuyordu.
Nihat Kahveci’nin pas hataları ile oynadığı bir oyunda Serdar Özkan hala kenardaydı...
Ve ben de merakla Mustafa Hoca’dan gelecek değişikliği bekliyordum.
Denizli, 65. dakikada Nobre ile Fink’i kenara aldı. Uğur İnceman ile Holosko oyundaydı.
Mustafa Hoca’nın Nobre tercihine bir yorum getirmeyeceğim... Uğur İnceman’ı, özellikle de Holosko’yu oyuna almakta bu denli nazlanmasına ufak bir sitem ve itirazım olacak.
Bu satırları yazarken oyundaki golsüzlük sürüp gidiyordu. Ve bir dakika sonra da Holosko’nun golü geldi.
Holosko’nun iş ahlakına bayılıyorum. Kenarda beklemeyi hiç dert etmiyor. Oyuna girdiği dakikaya da hiç aldırmıyor. Ve göreve soyunduğu an hemen oyuna ısınıyor.
Dün gece olduğu gibi... Oyuna girdi, golü atıp maçın kaderini değiştirdi.
Beşiktaş’a gelince, oynadığı oyundan çok yarattığı skoru beğendim. Ve daha sağlıklı bir yorum için gelecek haftaları beklemeye karar verdim.
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI