"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin Abla

Geç kalınmasaydı minik kediyi yaşatabilirdik

Sevgili Güzin Abla, öncelikle sağlıklı ve mutlu yıllar dilerim. Sizinle yaşadığım çok acı bir olayı paylaşmak istiyorum. Yıllardır evimin civarındaki kedileri beslemeye çalışıyorum.

Gümüş dört yaşındaydı, kısırlaştırmıştım, iki ay önce araba kazası geçirdi. Bir ay barınakta kaldı, kalça kırığı vardı. Veterinere getirdik, bir ay tüm tedavileri yapıldı. Hafif aksayarak yürüse de, iyileşti. Veteriner de artık eski yerine koymamızı önerince, yaşadığı apartmanın bahçesine bıraktık yeniden.
Ertesi sabah bize bir tuhaf davrandı. Ne de olsa iki ay kafeste yaşadı, normaldir, diye düşündük. Ertesi günse onu bulamadık. Kendisini seven bir apartman sakini önlerindeki sitenin bahçesinde görmüş.
Göztepe’deki bir sitede... Güvenlikten izin alıp, iki gün sığındığı bu yeni sitenin bahçesinde besledik. Üçüncü günün akşamı aynı amaçla girdik bahçeye. Güvenlik, “Size kötü bir haberimiz var” dedi.
O korkunç manzarayla karşılaştık, site görevlisinin anlattığına göre; site sakinlerinden birinin arabasının motor kaputunun altına girmiş; araba hareket edince de arka tekerin altına düşüp, ezilmiş.
Olay saati sabah 10.30, biz saat 16.30’da oraya yemek vermeye gittiğimizde öğrendik. Gümüş’ü otların üzerine atmışlar, hayvan altı saattir orada can çekişiyor. Biz onu bu halde görünce hemen alıp veterinere götürdük, ama nafile. İş işten geçmişti. Son iğnesi kesin ölüm için yapıldı. Veteriner 10 metre ileride. Erken götürülseydi, hayatı kurtarılabilirdi. Ne diyorsunuz; böyle vicdan olur mu?
? Rumuz: Konuşamayan canlIlarIn dostu

Böylelerini bilmez olur muyum, sevgili hayvansever dostum. Bırakın onu veterinere götürmeyi ya da iyileştirmek için çaba göstermeyi, bir de üstelik onun can çekişmesini duyarsızca izlemişlerdir.
Veterinere götürmeseler bile, sizi bulup haber verebilirlerdi.
Bu altı saat o hayvancık için hayatî olmuştur. Eğer geri dönüşü olmasaymış bile, hiç değilse bu kadar saat acı çekmezdi.
Ne yazık ki etrafımız böyle insanlarla dolu. Bir kedinin, bir köpeğin, bir tavşanın hayatının ne önemi var, değil mi onlar için?
Tavşanı futbol sahasına fırlatıp öldüren, bir kediciği, sığındığı kutuda tekmeleyerek parçalayan, o merhametsiz gençlerden ne farkı var, bunların?
Sanki onları Allah yaratmamış gibi. Lütfen, bu kış günlerinde ara-banızı çalıştırmadan önce, kaputun altında bir kedi olabileceğini unutmayın.

Beni sevsin diye onunla beraber olmalı mıyım

Sevgili Güzin ablacığım, ben Almanya’da doğmuş ve büyümüş bir genç kızım. İnternetten biriyle tanıştım, bizim oturduğumuz evin iki sokak arkasında oturuyormuş.
Onunla saatlerce telefonda da konuşuyoruz, ama hiç birbirimizi görmedik. Ben onu uzaktan da olsa sevmeye başladım ama o, “Beni sevme senin kalbini kırarım” diyor. Ama bir yandan da benimle birlikte olmak istiyor. Sırf beni sevsin, diye ben de ona “tamam” dedim.
Ancak annem ve babam bana örf, adetlerimizi öğrettikleri için, evlenmeden ilişkiye karşıyım. Onu seviyorum ama sırf beni sevsin, diye onunla beraber olmalı mıyım?
? Rumuz: Korkuyorum

Canım kızım, bu nasıl bir düşünce? Hem “evlenmeden önce beraberliğe karşıyım” diyorsun hem de “beni sevmesi için onunla beraber olmalı mıyım” diyorsun. Böylesine bir çelişki içindeyken, mutlu olman mümkün mü?
Hem ailene rağmen, böylesine bir fedakarlık yapmaya hazırlandığın insan kim? Onun hakkında ne biliyorsun? Onu ne kadar tanıyorsun ki?
Yüzünü görmemişsin, karşılıklı görüşmemişsin bile... Üstelik sana “Beni sevme, kalbini kırarım” diyebilen bir insan. Ona ne derece güvenebilirsin ki? Sevgi bu kadar basit bir duygu mu ki, onu sevdiğini, söylüyorsun. Lütfen bir saçmalık yapmadan önce, bütün bunları iyice bir düşün istersen.

X