Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Gebe köpeklerin beslenmesi

Köpeklerde gebelik dönemi yaklaşık 63 gün sürer ve kayda değer değişiklikler genellikle 4-5 haftadan sonra görülür.

Ultrason yöntemiyle hamileliğin 28. gününden itibaren anne karnındaki yavruların kalp sesleri duyulabilir. Bu yavru sayısını belirlemek için de faydalı bir yöntem.

Gebe köpeğin günlük aktivitesine devam etmesi ve kaslarını koruyacak kadar egzersiz yapması gerekir. Hamileliğin ilk dönemlerinde yüksek kalitede bir köpek maması kullanılması uygun olacaktır. Daha önce kullandığınız mamaya, hekiminizin önerilerine göre vitamin ve mineral ilaveleri de yapabilirsiniz. Dikkat edilecek en önemli noktalardan biri, gereğinden fazla kalsiyumun anneye zarar verebileceği.

Gebeliğin 4. haftasından itibaren, evde hazırlanan mamalarla beslenen köpeklerin mamasına yüksek kalitede bir yavru köpek maması ilave etmek gerekir. Köpeğiniz büyük ırklardan olsa bile, büyük ırka özel yavru mamalardan kullanmayın, standart yavru maması alın. İlave edilen miktarı her gün artırarak, hamileliğin son haftasında sadece bu mama ile beslemeniz anne ve yavruların gelişimi için en sağlıklı yöntem.

Gebe köpekler daha az miktarlarda ancak daha fazla öğün sayısında yemek yemeye ihtiyaç duyar. Bu nedenle hamileliğin son haftasında 3-4 saat arayla mama vermek gerekir. Hamileliğin son haftasındaki köpekler eskiye oranla 2-4 kat daha fazla mama tüketebilir.

Gebe köpeklerde beslenme açısından iki konuya dikkat etmelisiniz. Birincisi, anne köpeğin ihtiyaçlarını karşılarken hamilelikle aldığı kiloların dışında kilo almaması; ikincisi ise hamileliğin en kritik dönemi olan son iki haftada yeterli ve dikkatli bir beslenme uygulanması. Dişi köpeklerde düşük yapma ve ölü yavru doğurma riski çoğunlukla hamileliğin son iki haftalık döneminde gerçekleşir.

Mickey yaşamak istiyor

Havhav.com adlı internet sitesinin forumlarında kocaman harflerle yazılmış bir çığlıktı sekiz yaşındaki, 2 numara Terrier Mickey’nin hikayesi. Çığlık kesilmedi ve katlanarak büyüdü. Bir hevesle alınan, kendisini önce bir fabrika bahçesinde, sonra da tamamen sokaklarda bulan ‘süs’ köpeklerinden biri

Mickey. Ne açlık, ne atlattığı kazalar, ne de kemiğine saplanıp kalmış kurşunlar onu yıldırmış. Şimdi, geçirdiği trafik kazasından sonra ‘Ben bu acıya dayanamam’ demeyen Alanyalı hayvansever bir ailenin yanında yaşama dört patisiyle birden tutunuyor. Sırma GÜLBAHAR

12 Kasım 2004. Mickey gibi, İlknur Koparal da bu tarihi unutmuyor. Çünkü o gün bir araba çarpıp kaçıyor Mickey’ye. Böylece Mickey ile İlknur Koparal’ın yeni hayatları başlıyor. Mickey, kaza gününe dek Alanya sokaklarında, İlknur Koparal ve başka hayvanseverlerin evlerine girip çıkarak, onların yardımıyla hayatta kalan bir sokak köpeği. Bir hevesle alınan, sonra terk edilen, bir fabrika bahçesinde büyüyen, en sonunda da tamamen sokaklara düşen ‘süs’ köpeklerinden sadece biri.

Kazayı öğrenen İlknur Koparal, hemen Mickey’yi veterinere götürüyor. İlk müdahaleden sonra çekilen röntgenlerde bel omurlarının kaymış, sinirlerin ise tümüyle kopmuş olabileceğini öğreniyor. Röntgenler şaşırtıcı bir gerçeği daha ortaya çıkarıyor. Mickey’nin kalça kemiğine saplanmış bir kurşun, sol omuzunda da saçmalar var.

Kaza bayramda olduğu için Mickey bayram boyunca evde yatıyor ve bir haftanın sonunda da ameliyat için Konya’ya götürülüyor. Veterinerler bu gibi vakalarda hayvanın uyutulmasının en uygunu olduğunu söylüyorlar. ‘Uyutma’ sözcüğü İlknur Koparal’ın o günden beri en çok duyduğu, ama duymaya en tahammül edemediği sözcük. ‘Ben onun gözlerimin içine bakmasından, küçücük mutluluklarında kuyruğunu sallamaya çalışmasından ve hálá yemek yemesinden anlıyorum yaşamak istediğini’ diyor.

EVİN DİĞER SAKİNLERİ KISKANIYOR

Mickey’nin vitaminler, antibiyotik ve antiseptiklerden oluşan, her gün kullandığı dokuz ayrı ilacı var. Sinirlerin tedavisinde en önemli madde b12 metikobalamin. Sokakta geçen yetersiz beslenme ile dolu zamanlardan kalma göz rahatsızlığı için de saf A vitaminine ihtiyaç duyuyor. Hareket edemediği için kilo alıyor, bu yüzden de diyet mama ile beslenmesi gerekiyor.

İlknur Koparal, Mickey’ye çarpıp kaçan kişiye kızmıyor, ‘Çünkü eğer alıp veterinere götürseydi çoktan uyutulmuş ve toprak olmuştu’ diyor. Zaman zaman hálá uyutma tavsiyesi verenler olsa da Mickey dört patisiyle de hayata sarılmış durumda. Koparal ailesinin hayatlarını değiştiren bu sevimli konukla ilgili tek dilekleri, günün birinde yeniden yürüdüğünü görmek. Buna yürekten inanıyorlar. Ama olur da, Mickey bir daha yürümezse, ömür boyu bakacaklarını söylüyorlar. Şmdiye kadar yaşadığı onca soruna rağmen küçücük bedeniyle yaşam savaşı veren Mickey de bu çabaları karşılıksız bırakmıyor. Aylarca hissiz ve hareketsiz kalan bacakları, artık masajlara tepki veriyor. Ayağa kalkamıyor ama bacaklarını oynatabiliyor.

Evin diğer dört ayaklı sakinleri köpek Shila ve kedi Baloo bütün bu olan bitenden pek memnun değil. Shila, Mickey’yi önceden tanıdığı için başta pek sorun çıkarmamış ancak zamanla Mickey üzerinde yoğunlaşan ilgiyi kıskanmaya başlamış. Mickey’ye en zor gelen ise, Shila’nın kendisine kuyruk sallayıp, oyuna davet ettiği anlar. İlknur Koparal, Mickey’nin böyle zamanlarda kımıldayamadığı için ağlamaya başladığını söylüyor. Kedi Baloo ile işler hiç iyi değil. Sokaktaki hayatında kedilere karşı olumsuz bir tepki vermeyen Mickey, ev ahalisinden olan Baloo’dan hiç hoşlanmıyor.

Mickey için günün en güzel saatleri ev halkının yanında olduğu zamanlar. Son birkaç gündür camdan dışarıyı da izleyebiliyor. İlknur Koparal başka bir odaya geçtiğinde küçük bir çocuk gibi arkasından ağlamaya başlıyor. Mutlu olduğunda ise artık kuyruğunu sallayabiliyor. İlknur Hanım’a en büyük mutluluğu ve belki de teşekkürünü bu şekilde veriyor.

İLACA VE BEBEK BEZİNE İHTİYACI VAR

İlknur Koparal, tedavi için 3 bin 500 YTL harcamış. Başlarda çok fazla yardım geldiğini ama kesildiğini söylüyor. Mickey’nin en çok bebek ve hasta bezine, vitaminlere ihtiyacı var. Bir sakat arabası bağışlanmış, ama ölçüleri tutmadığı için kullanamıyor. Yardım için ilknurkoparal@mynet.com adresinden iletişime geçebilirsiniz.

Pako pano

Geçtiğimiz hafta Pendik-Kaynarca sahil yolu için doldurulmuş arazide kaybolan köpeğimizi arıyoruz. 5 yaşında Golden Retriever, erkek, kahverengi, 30 kg, başında ve göğsünde beyazı var. Kaybolduğunda boynunda kahverengi tasma ve ucunda isminin (Can) ve telefonumuzun olduğu kolye vardı. (0532) 255 54 36 - (0532) 255 54 22 - (0216) 354 55 66)


4 yaşında siyah Terrier-Kaniş köpeğim 21 Mart’ta Çekmeköy’de kayboldu. Kuyruğunun ucu ponpon tüylü köpeğimin boynunda turkuvaz-beyaz tasması var. Onu görenlerin beni aramasını rica ediyorum. (0216)641 78 88; (0216) 641 63 37.

7 aylık dişi Kaniş’e ve 1.5 yaşındaki hamile av köpeğine İstanbul’da yeni aileler arıyoruz. (0216) 353 36 21; (0535) 388 45 35.

Şişli civarında bir Fransız Buldog buldum. Sahibini bulmama yardımcı olur musunuz? (0555) 422 88 95.

1.5 aylık simsiyah uzun tüylü sevimli kedi sıcak bir yuvaya özlem duyuyor. (0532) 447 35 55.
X