« Hürriyet.com.tr
MENÜ

Gaziantepspor'un En Efendi Ferdi

Gaziantep'te lakabı "Solun yeni efendisi..." Bu lakabı mütevazi ve mahcup kişiliği, ayağına hakimiyeti, sol kanatta ortadan ileri esmesi ile hak ediyor. Gençliğinin verdiği enerjisi ve hırsıyla, kısa sürede tüm Türkiye'nin gözdesi olacağına inanmayan yok gibi. Gençlere verdiği önemle tanınan yeni hocası da Ferdi'ye çok güveniyor.

Gülşah ERKAYA
SON GÜNCELLEME

Gülşah Erkaya yazıyor

Genç Ferdi bu sezon şampiyonluk yarışının Beşiktaş ile Galatasaray arasında geçeceğini düşünüyor ve hedefinin büyük takımlarda forma giymek olduğunu, ilk tercihinin ise Beşiktaş olacağını belirtiyor.

 

İşte bu genç yetenekle yaptığımız söyleşi...

 

***Futbolla nasıl tanıştığını ve senin için dönüm noktası olan ve önünü açan olayın ne olduğunu öğrenebilir miyiz?

 

10 yaşındayken amcam beni elimden tutup altyapıya getirdi. Futbola Gaziantepspor'un altyapısında başladım. 2 sezon Gaskispor'da kiralık oynadım. Geçen sene Nurullah Hoca döneminde Gaziantepspor'a geldim. PAF takımdayken çok fazla forma şansı bulamamıştım, yaşım da doluyordu. Yani benim için en kritik dönemdi. O dönem Gaskispor'un hocası Faik Demir beni Gaskispor'a aldı. Faik hoca beni Gaskispor'a almasaydı belki de futbol hayatım bitebilir ya da beni buralara getirecek şekilde gelişmeyebilirdi.

 

***Geçmişte aileler çocuklarının futbolcu olmasını istemezken durum şimdi tam tersi. Ailen okumak yerine futbolu tercih etmene nasıl baktı?

 

Ailemin çok büyük desteğini gördüm. Özellikle babam çok istedi ve destekledi. Futbolcu olacağımı sanki önceden biliyor gibiydi, tavırları da hep bu yönde gelişti. Hala da çok destek oluyorlar. ‘En büyük motivasyonum ailem' diyebilirim.

 

***Ailenden bahseder misin bize?

 

Gaziantepli olmam dolayısıyla ailem de Gaziantep'te yaşıyor. Kamp dönemleri tesislerde kalıyorum, kamp dışında da ailemle kalıyorum. Babam emekli, annem ise ev hanımı. Beş kardeşiz… İki ablam var, benden küçük olan kardeşimin birisi askerde birisi de üniversiteye hazırlanıyor. Birbirine çok bağlı bir aileyiz.

 

***Futbol dışında neler yaparsın?

 

Ailemle vakit geçirmekten büyük zevk alıyorum. Ailemle birlikte yaptığım kahvaltılar benim vazgeçilmezimdir. Bunun yanı sıra da araba kullanmayı, sinemaya gitmeyi seviyorum.

 

***Gaziantepspor'a gelen oyuncuların ilk söylediği şey buradaki ortamdan çok memnun oldukları...

 

Burada futbolcu ayırımı yok. Tecrübeli futbolcular gençlere özellikle de altyapıdan gelen oyunculara çok destek oluyorlar, yol gösteriyorlar. Ortamımız çok iyi hiçbir sıkıntımız yok. Hocamızla aramız özellikle çok iyi. Hocamız, herkesle tek tek konuşur, sıkıntılarını paylaşır. Bize her konuda yardımcı olur.

 

*** Jose Coucerio'nun maçlardan önce Kamil Ocak'ta antrenman yapmasını faydalı buluyor musun? Daha önce Gaziantep'e gelen hiçbir hoca bunu yapmamıştı.

 

Maç öncesi statta antrenman yapmak bizim açımızdan kesinlikle çok faydalı. Zemine alışıyorsun, maç ortamını önceden yaşama şansı buluyorsun. O sahanın senin olduğunu hissediyorsun. Bu çok önemli…

 

***Yabancı hocayla çalışmak bir futbolcu için avantaj mıdır yoksa dezavantaj mı?

 

Bana göre daha avantajlı. Çünkü onlar futbolcuları isime göre değerlendirmiyorlar, her futbolcuyu yeteneğine göre değerlendiriyorlar. Onlara göre tecrübeli oyuncu genç oyuncu diye bir ayrım yok, yetenekli oyuncu var. Bu da benim yaşım ve tecrübemdeki oyuncular için tabi ki bir avantaj.

 

 

***Futbolcular genelde galibiyetlerin ardından, "takımda arkadaşlık, birlik beraberlik üst seviyede" gibi cümlelerle başarının sırrını özetliyorlar. Katılıyor musun sen de?

 

Tabi ki katılıyorum bu sözlere. Başarılı olmak için tabi ki çok çalışmak, disiplin gibi faktörler çok çok önemlidir fakat futbolcular arasındaki birlik beraberlik olmazsa bir şeyler eksik kalacaktır. Bir takımda birlik beraberlik başarının olmazsa olmazlarındandır bence. Başarıya giden yolda en önemli unsurlardandır.

 

***Peki, galibiyetlerde ya da başarıda taraftar ne derecede etkilidir?

 

Futbol bir seyirci oyunu… Biz onlar için oynuyoruz. Yani takımın varlık sebebi de, sahibi de Taraftardır. Taraftar bir takımın itici gücüdür. Özellikle kendi sahamızda oynadığımız maçlarda taraftarlarımızın desteğine çok ihtiyacımız oluyor. Taraftarımızın desteği bizim performansımızı da direkt olarak etkiliyor. Zaten bir takımın kendi evinde oynamasının en büyük avantajlarından birisi de taraftar desteğine sahip olmasıdır. O yüzden de taraftarlarımızdan büyük destek bekliyoruz. Her zaman yanımızda olsunlar. Bizi her maçta desteklesinler. Hata yapabiliriz ama hatalarımızda sabırlı olsunlar ve desteklerini sürdürsünler.

 

***Orta saha oyuncususun. Görev alanın itibariyle olman gerektiği yerde oynadığını mı düşünüyorsun yoksa şurada oynasam daha verimli olurdum dediğin bir mevki var mı?

 

Hayır ben orta saha oyuncusuyum. Takımımın başarısı için olmam gereken en verimli yerde oynadığıma inanıyorum. Ama hocam başka yerde oynamamı isterse de itiraz etmem. Yapabileceğime inandığı için istediğini düşünür elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım.

 

***Bir futbolcu olarak en beğendiğin yönün nedir? Futbolcu Ferdi Coşkun'u tanımla dersek ilk kullanacağın cümle ne olurdu?

 

Futbolcular kendilerine has yeteneklere sahiptirler. Ben kendi adıma söyleyecek olursam ‘adam geçme ve çalım atma' yönümü başarılı buluyorum. Asist yapmayı seviyorum ve tabi ki her futbolcu gibi gol atmayı çok seviyorum.

 

***Peki beğenmediğin ya da eksiklik hissettiğin yönlerin var mı?

 

Her futbolcunun kendine has çeşitli özellikleri vardır. Bazıları defans ağırlıklıdır bazıları ileri. Artık günümüz futbolunda bir orta saha oyuncusunun defansa yardım etmesi gerekir. Benim bu açıdan eksikliklerim olduğuna inanıyorum. Bu yönümü geliştirmem gerekiyor.

 

***Bu eksiğini gidermek için neler yapıyorsun?

 

Öncelikle çok çalışıyorum. Başta Tabata olmak üzere, benim mevkiimde oynayan iyi oyuncuları çok dikkatle takip ediyorum. Bu konuda isim yapmış dünyaca ünlü oyuncuları izliyorum. Antrenman dışında ekstradan gördüklerimi uygulamak için çalışıyorum.

 

***Futbol hayatının zirvesi olarak nereyi görüyorsun?

 

Her futbolcunun ilk hedefi önce formasını terlettiği takımda başarılı olmak, o forma altında kupalar kaldırmaktır. Daha sonra ki hedefi de üç büyük takımdan birisine transfer olmak, milli formayı giymek ve Avrupa'da top koşturmaktır. Bunlar her futbolcunun hayalinde olan şeylerdir. Allah nasip ederse bir gün ben de Beşiktaş'a transfer olan arkadaşım İsmail gibi, takımıma faydalı olabilecek şekilde üç büyük takımdan birinde forma giymeyi isterim. Fakat şunu belirtmek isterim ki kulüplerin anlaşması gerek her şeyden önce. Başkanımın ve hocamın rızası şart yani…

 

***Oynadığın mevkide beğendiğin, örnek aldığın bir futbolcu var mı?

 

Takım arkadaşım Tabata'yı çok beğeniyorum ben.Erman ağabeyi de çok beğenerek takip ediyorum.

 

***Şampiyonluk yarışında hangi takımı daha şanslı görüyorsun?

 

Bu değerlendirmeyi yapmak için erken ama yapılan transferler ve kadrolar göz önüne alınacak olursa şampiyonluğun Beşiktaş ve Galatasaray arasında geçeceğini düşünüyorum.

 

***Sence Anadolu'dan şampiyon çıkar mı?

 

Tek hayalimiz o... İnşallah çıkar…

 

***Türkiye'de genç oyunculara gereken desteğin verildiğine inanıyor musun? Alt yapı sistemi yeteri kadar gelişmiş mi sence?

 

Bazı hocaların genç oyunculara gereken şansı vermediklerini düşünüyorum. Tabi destek olan şans veren hocalarımız da var. Bizim hocamız bu konuda oldukça iyi. Bizim de bunu iyi değerlendirmemiz lazım diye düşünüyorum. Bir futbolcu ne kadar iyi olursa hoca da bence ona gereken şansı verecektir. Ama gençlerin önünün biraz daha erken açılması gerektiğine inanıyorum. Bir oyuncu süper lige ne kadar erken çıkar ve tecrübe kazanırsa, Türk futboluna o kadar uzun süre hizmet eder.

 

***Gaziantepspor'u sen nasıl değerlendiriyorsun. Gaziantep, İstanbul takımları daha doğrusu şampiyonluğa oynayan takımlar için hep zorlu bir deplasman olmuştur.

 

Öyle olmaya da devam edecek. Çünkü Gaziantepspor çok büyük bir camia. Takımımızın altyapısı çok iyi çalışıyor. Altyapıdaki genç ve yetenekli arkadaşlarımız beğenilerek takip ediliyorlar ve büyük takımların transfer listelerinde yer alıyorlar. İsmail, Bekir, İbrahim, Ekrem bunun en güzel ve başarılı örnekleri. İnşallah bunun devamı gelir.

 

***Kamil Ocak'taki ilk maçını hatırlıyor musun?

 

İlk maçım 0-0 berabere biten Kayseri maçıydı. O maçın son 8-9 dakikasında oyuna girdim. Ayağıma ilk topu alışımda ne yapacağımı şaşırdım. Üzerimde bir baskı varmış gibi hissettim. Bir pozisyonda hatta kendi sahamızdan topu alıp götürerek şut atmıştım. Taraftarlarımız beni alkışlamıştı o pozisyonu hiç unutamam. Çok heyecanlanmıştım.

 

***Peki ya ilk golün…

 

İlk golümü deplasmanda Kocaelispor'a karşı atmıştım. O maçı 5-2 almıştık ve ben 5. golü atmıştım. Gol atmak bir futbolcu için dünyanın en güzel şeyi.

 

***Geçen sezon Gaziantepspor çok pas yapan, hatta ligin en fazla, hızlı ve isabetli pas yapan ekiplerinden biriydi. Bu sene de aynı sistemle mi gidiyorsunuz yoksa Coucerio'nun sistemi daha mı farklı?

 

Her hocanın kendine göre bir sistemi var. Bu sezon çok fazla bir fark yok ama takım oyunu biraz daha ön plana çıktı diyebiliriz. Couceiro "önce takım" diyen bir hoca.

 

***Futbol sadece ekmeğini kazandığın bir meslek mi yoksa işinin dışında da futbolu hayatında önemli bir yer kaplıyor mu? Diğer maçları da takip ediyor musun?

 

Futbol benim için çok önemli. Genellikle Avrupa'daki maçları takip ediyorum. Tabi ligimizdeki maçları da takip ediyorum özellikle de karşılaşacağımız rakiplerin maçlarını. Ama ağırlıklı olarak yine de Avrupa liglerini takip ediyorum.

 

*** Peki son olarak, üç büyüklerden de teklif gelse. Hepsinin koşulları aynı olsa… Hocan ve başkanın da "hangisine istersen ona git" derse hangi takımı seçersin?

 

Valla üç büyüklerin hangisi olsa fark etmez derim ama böyle bir seçme şansım olursa sanırım Beşiktaş'ı seçerim.

 

***İçten cevapların için teşekkür ederim. Sana başarılar diliyorum...

 

Röportaj: Gülşah Erkaya

Fotoğraflar: Güven Sert


Bunları da Beğenebilirsiniz