Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Gazetecilerden OdaTV açıklaması

    A.A
    17.02.2011 - 17:28 | Son Güncelleme:

    Gazetecilere Özgürlük Platformu Dönem ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı Atilla Sertel, “Dışarıda kim ki özgürlük sesini yükseltiyor, 'Basın özgür olmalıdır, özgürce düşüncelerini yazmalıdır, televizyoncular özgürce yayın yapmalıdır' diyor, o zaman gözaltılarla geriletme dönemi başlıyor. Oda TV'ye yapılan baskın da bunun bir sonucudur” dedi.

    Sertel, Oda TV'de yaptığı basın açıklamasında, Gazetecilere Özgürlük Platformunun 5-6 ay önce Oktay Ekşi, Erhan Erinç, Ercan İpekçi, Atilla Sert'in katılımıyla kurulduğunu anımsatarak, bugün ne kadar doğru bir karar verdiklerini gördüklerini bildirdi.

    Basına saldırı, baskı ve susturma döneminin başladığının Oda TV'de açıkça görüldüğünü söyleyen Erinç, daha önce de birçok gazetecinin bilgi bulundurduğu, konuştuğu, yazdığı, düşüncelerini söylediği için değişik gerekçelerle tutuklanarak cezaevine konduğunu ifade etti.

    Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan'ın cezaevinden feryat ettiğini belirten Sertel, şöyle konuştu:
    “Hala suçlarını bilmiyorlar. Ergenekon terör örgütü adı altında, gerekçesi, suçlamaları ve bilgileri belli olmadan bu arkadaşlarımız 2 yıldır cezaevinde tutuklu olarak bulunuyorlar. Dışarıda kim ki özgürlük sesini yükseltiyor, 'Basın özgür olmalıdır, özgürce düşüncelerini yazmalıdır, televizyoncular özgürce yayın yapmalıdır' diyor, o zaman gözaltılarla geriletme dönemi başlıyor. Oda TV'ye yapılan baskın da bunun bir sonucudur. Oda TV, bir internet sitesidir. Oda TV Türkiye'de hiç kimseden emir almadan, kendi görüş ve düşünceleri doğrultusunda özgürce yayın yapan bir kuruluştur. Bu anlamda Oda TV'nin de susturulması gününün geldiğini anlayanlar hiçbir gerekçe, belge, bilgi olmadan bütün belgelere ve bilgilere el koymuşlardır. Bu gazeteciler açısından vahim bir durumdur. Gazetecilerin isterlerse haber kaynaklarını açıklamama gibi bir özgürlüğü vardır. Ancak bu çiğnenmiştir.”
    “Burada aslında baskın, Oda TV'ye değildir. Baskın basınadır, demokrasiyedir” diyen Sertel, bunun, Türkiye'de muhalefet yapmaya gayret eden birkaç yayın organına yönelik çok önemli bir tehdit ve şantaj olduğunu savundu.

    Türkiye'de, düşünen, konuşmak isteyen, özgürce fikirlerini dile getirmek isteyen insanların seslerinin kısılmaya çalışıldığını iddia eden Sertel, konuşmasına şöyle devam etti:
    “Türkiye'de demokrasi yok edilmeye çalışılmaktadır. Biz bütün gazeteci arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Türk halkı artık çizdiği, düşündüğü, konuştuğu için gazetecilerin gözaltına alınmalarına, tutuklanmalarına, ailesinden ayrı tutulmasına ve demir parmaklıklar ardına atılmasına yeter deme noktasına gelmiştir. Biz gazeteciler, Türkiye'deki gazetecilerin özgürce görevlerini yapmalarını arzu ediyoruz. Arkadaşlarımız, şu anda yargı önündeler. Şunu hep söyledik: 'Yargıya boynumuz kıldan ince' dedik. Bizim hakim nezdinde, mahkeme nezdinde hak arayışlarımızın bir hukuk çerçevesi içinde kalmasını istedik. Biz meslektaşlarımızın haklarını ve hukukunu sonuna kadar savunacağımızı yine söylüyoruz ve söyleyeceğiz. Türkiye'deki bütün yayın organları, herkes bu konuda son derece duyarlı davranmalıdır. Aksi takdirde sizin de kapınız her an çalınabilir. Eğer Türkiye'de demokrasinin devam etmesi, bu konuların tartışılmasının önüne geçilmesi ve barış ortamı içinde bir seçim isteniyorsa artık gazetecilerle uğraşmaktan vazgeçilmelidir. Gazetecilerin özgürleri üzerinden ellerinizi çekin.”
    Toplantıya, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi, Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreter Yardımcısı Zafer Atay, avukat Turgut Kazan da katıldı.

     

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı