Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Gazeteci haberin olduğu her yere gider mi, gitmez mi?

    Hürriyet Haber
    20.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 20.09.2000 - 00:01

    Tartışmayı Ertuğrul Özkök, Hürriyet'te önceki günkü ‘‘Oğlum bir bira getir’’ başlıklı yazısıyla başlattı. Ve ‘‘Gazeteci haberin olduğu her yere gider, onlara yapıştırılacak tek etiket gazeteci olmalıdır’’ dedi. Milliyet Gazetesi yazarı Umur Talu dünkü yazısında, Özkök'ü ‘‘ilk bakışta haklı bulsa bile, biraz derine inince, görüşlerine katılmadığını’’ açıkladı.

    Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök yazısında, Kapatılan Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan'la bazı gazete yazarlarının geçtiğimiz cumartesi günü Hıdiv Kasrı'nda bir araya gelmesine değiniyor, bu yazarların toplantıya gitmesini uygun gördüğünü şu cümlelerle dile getiriyordu:

    ‘‘Ben onlara Erbakan yalakaları demeyeceğim. Çünkü gazeteci, haberin olduğu her yere gider. O yüzden, önceki gün Erbakan'ın davetine katılanlardan bazılarının kendileri gibi düşünmeyenleri etiketlendirmek alışkanlığı olsa da, benim onlara yapıştıracak tek etiketim var:

    ÖNCE BİR BARDAK BİRA

    Gazeteci...

    Ancak Özkök bunları yazdıktan sonra, Erbakan'a sorularını art arda sıralıyordu:

    ‘‘...Hıdiv Kasrı'nda onlarla birlikte olsaydım, hazır Hoca'yı bulmuşken ona soracağım bazı sorular olabilirdi.

    Soruyu sormadan önce, burası çok güzel. ‘Bir bardak bira rica edebilir miyim?' derdim.

    Arkasından da sorumu sorardım:

    ‘Siz, elinizdeki belediyelere ait dünya güzeli yerlerde hala içki yasağı uygularken, kendi hayat tarzınızın dışındakilere en küçük bir müsamaha göstermezken, başkalarının size musamaha bile değil, imtiyaz vermesini nasıl isteyebiliyorsunuz?'

    MESLEKİ MAKYAVELİZM

    Umur Talu ise dün Milliyet'teki ‘‘Zorunlu bir açıklama’’ başlıklı köşe yazısında, ‘‘Gazeteci haberin olduğu her yere gider’’ diyen Ertuğrul Özkök'ü ‘‘ilk bakışta’’ haklı bulduğunu belirtiyor, ancak ‘‘biraz derine inince’’ Özkök'e katılmadığını söylüyordu.

    Milliyet Genel Yayın Koordinatörü Umur Talu, toplantıya çağrılmıştı ama davet edilenleri bizzat Erbakan'ın belirlediğini öğrenmişti. Talu, daveti yapana, toplantıda haber unsuru taşıyacak mesajlar varsa gazeteden bir arkadaşının bulunabileceğini belirtmiş ama, davetin ‘‘kişisel’’ ve ‘‘basın toplantısı değil, görüş alışverişi’’ olduğu cevabını almıştı.

    Talu bunun üzerine gitmeme kararını bildirmiş ama daveti reddetme gerekçesinin arkasındaki ‘‘ilke’’yi, o sıradaki nezaket ortamından ötürü açıkça ifade etmemişti. Talu yazısında, ‘‘Şimdi bu borcumu yerine getiriyorum’’ diyor ve davete neden gitmediğini daha doğrusu neden gidilmemesi gerektiğini anlatıyordu.

    ‘BAZI GAZETECİLER' BENİM İCADIM DEĞİL

    Erbakan'ın davetine katılan gazetecilerden Sabah Gazetesi yazarı Can Ataklı da dünkü köşesinde şöyle yazıyordu:

    ‘‘Erbakan'la Cumartesi günü bir grup gazetecinin bir araya gelmesi, bazı meslektaşlarımızı kızdırmış. O toplantıya katılanları Erbakan'ın yandaş gazetecileri olarak suçlayanlar da çıktı. Bu büyük haksızlık.

    Erbakan'ın 15 gazeteci yerine bütün basını çağırıp basın toplantısı yapması daha şık olurdu elbette. Ancak, bazı gazetecilere açıklama yapma modasını çıkaran Erbakan değil. Ayrıca, bazı gazetecilerin çağrıldığı özel toplantılara katılanlar da cumartesi günkü gazeteciler değil, bizzat bunu eleştiren gazeteciler...

    Boşverin bu tür yazıları, herkes kendi işine baksın daha iyi.’’

    Gazetecilere sorduk: Siz olsaydınız gider miydiniz?

    TUFAN TÜRENÇ

    Hürriyet

    Gazetecinin mutlaka gitmesi gerekir

    İsteyen gider ama istemeyen gitmez. Ama gazeteci çağırıldığı yere haber niteliği varsa, meslek merakı gereği gitmesi gerekir. Bu konular tartışılmaz. Haber niteliği olan yerlere de gazetecinin mutlaka gitmesi gerekir.

    GÜNERİ CİVAOĞLU

    Milliyet

    Erbakan’ın gazetecilik değeri yok

    Erbakan, siyaset yaşamımızda soğuk bir şakadır. Siyasi tavırlara göre pratik tasnif yapmakla yetiniyor. Merkeziyetciliği de eklenince onu sadece insan hakları açısından değerlendirebilirim. Gazetetecilik değeri yok.

    MEHMET Y. YILMAZ Radikal

    Sorumluluk okuyucuya karşı olmalı

    Bence gazetecinin sorumluğu, herşeyden önce okuyucularına karşıdır. Bir gazeteci haber olan her yerde olmalıdır. Bu konuda Ertuğrul Özkök'e hak veriyorum. Erbakan'ın çağırdığı gazetecilerin kimliklerini ve neden o toplantıya çağırıldıklarını sorgulamayı abes buluyorum.

    HİKMET ÇETİNKAYA Cumhuriyet

    İdeolojisi ne olursa olsun giderdim

    Erbakan, bugüne kadar bu tür toplantılara beni hiç çağırmadı. Çağırsaydı gider miydim ? Elbette bir gazeteci, bir gazetenin Genel Yayın Koordinatörü ve köşe yazarı olarak giderdim. Orada kendisine sorular yöneltirdim. Karşımdakinin ideolojisi ne olursa olsun, çağırılırsam giderim.

    İSMET BERKAN

    Radikal

    Burun kıvıracak lüksüm yok

    Benim gazeteci olarak haber kaynaklarıma, burun kıvıracak bir lüksüm yok. Ben giderdim. Her fırsatta görüşürdüm. Ben Necmettin Erbakan ile zevkim için görüşüyor değilim. Zevkim için görüşseydim, başka kişilerle görüşürdüm.

    FERAİ TINÇ

    Hürriyet

    Davet bana gelse giderdim

    Gazeteci çağırıldığı her yere gider, eğer haberin kokusunu almışsa... Çünkü gazetecinin sorumluğu, gerçeği ortayla çıkartmaktır. Ancak bildiğinin dışında hiçbir şey öğrenmeyeceğini biliyorsa gitmez. Seçimi kendisi yapar.

    DOĞAN HEPER

    Milliyet

    Yandaşlar toplantısı havası yoksa gider

    Haber neredeyse gazeteci oradadır. Daha doğrusu mümkünse orada olmalıdır. Bu onun haber kaynağı gibi düşündüğünü, o kaynağın dostu, arkadaşı, fikirdaşı olduğunu göstermez. Ama kaynağın amacı buysa yani Erbakan'ın davetinde açıkca görüldüğü gibi toplantıya bir yandaşlar toplantısı havası veriliyorsa, gazeteci o toplantıya katılmaktan kaçınabilir.

    SEDAT ERGİN

    Hürriyet

    Ombudsman gazeteci ekolü çıktı

    Bir gazetecinin eski bir başbakandan gelen daveti geri çevirmek gibi bir lüksü olduğunu zannetmiyorum. Bu arada, tartışma yaratan son davete giden meslekdaşlarımızın bir bölümünün Sayın Erbakan'ın demokrasi anlayışını samimi bulmadıkları yolundaki değerlendirmelerini de ilgiyle okudum. Bir diğer gelişme de herkese gazetecilik dersi vermekle meşgul bir ‘‘Ombudsman gazetecilik’’ ekolünün ortaya çıkması. Tabii bir sorun var. Bu ombudsman gazetecilere kim ombudsmanlık yapacak?

    BEKİR COŞKUN

    Hürriyet

    Medya siyasiler tarafından kullanılmasın

    Gazeteci elbette haber olan yere gider. Ama Allahaşkına Erbakan'la sofraya oturmanın neresi haber? Bence medya artık siyasiler tarafından kendisinin kullanılmasına izin vermemeli.

    EMİN ÇÖLAŞAN

    Hürriyet

    Gazeteci çağrılara açık insandır ama...

    Gazeteci elbette ki çağrılara açık insandır. Ancak ben ilke olarak sadece saygı duyduğum insanların çağrılarına katılırım. Erbakan'ın son çağrısına katılmazdım. Saygı duyduğum bir insan değildir. Kendine yakın gördüğü gazetecileri çağırmıştır. Onlardan bazılarıyla aynı ortamı paylaşmak beni küçültür.

    FİKRET BİLA Milliyet

    Beni karıştırmayın

    Ben bu tartışmalara girmek istemiyorum.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı